Son Dakika
13 Aralık 2017 Çarşamba
10 Kasım 2014 Pazartesi, 08:22

İbareler

1-23 yaşındaki Japon yardım gönüllüsü Miyuki Konnai, Van’da meydana gelen 5.6’lık depremde Bayram Oteli’nin enkazında kaldı. Enkazdan sağ çıkartılan Konnai, ‘Türk halkına teşekkür ediyorum” diyerek bir kez daha Japon halkının yüce gönüllülüğünü gösterdi. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Konnai’yi hastahanede ziyaret etti. Yıldız, Konnai’nin ”Deprem oldu ama bir daha Van’a geleceğim” dediğini ve bu sözler  üzerine duygulandığını belirtti. Konnai’nin soğukkanlı ve tabi olduğunu belirten Bakan Yıldız çok etkilendiğini açıkladı.(gazeteler)

Seni seviyoruz konnai!

Binlerce kilometre ötede gelen çekik gözlü kız, biz seni seviyoruz bilmiş ol bunu. Her ne kadar ihmalimiz arkadaşının hayatına mal oldu ise de biz gönlünün genişliğini düşünüp hürmetlerimizi sunuyoruz.

 

2-    İhtiyar bir amca elini göçüğe uzatıyor. Orda evladım orda yatıyor diyor. Orda şu toprakların altında. Göçüğün altında. Biriken, peyderpey akan şu koca yığının altında. Bir ekmek, bir su için gitmişti. Everecektik onu. Dokuz arkadaşıyla toprağın altında kaldı. Yuttu toprak yığınları yavrumu. Ne olur oğlumun cesedini çıkarın diyor. Ve sadece birkaç saniyelik görüntü, en umulmaz tarafımızı vuruyor. Serseme duruyoruz. Kanımız donuyor. Hissetmeye çalışıyoruz acıyı, bizi esir alıyor gözyaşı. Beynimiz zonkluyor, idrak edemiyoruz yaşananı.  Dokuz can; enerjinin kurbanı. Dokuz can ihmalin kurbanı… Dokuz can ve geride kalan onlarca anlamsız bakan can. Elbistan’da bir göçük ve yetmiş küsür milyon gözü yaşlı can. Ne olur yavrumun cesedini çıkarın diyen bir baba.

 

3 Yüz üç yaşında Berfo Ana:

-Evladım götürülürken ana dedi. Ben sadece bakakaldım. Oğul dedim. O deyişin üstünde otuz küsur yıl geçti. O bakış hayatımı kuşattı. Ne olur evladımın mezarını, gömüldüğü yeri bahri söyleyin. Gözü açık gitmeyeyim. Karakaşına, kara gözüne baktırabilirseniz yüreğinizden öpeyim. Başka sıfatlarını bir tarafa bırakın oğlumun. O sıfatları her gün hala üretiyorsunuz. Birbirinizi hala mahkum ediyorsunuz o sıfatlarla. Bir gün, tek bir gün ona Berfo Ana’nın oğlu deyin. Yüz üç yaşında son otuz yılı umutla, bekleyişle geçmiş Berfo Ananın oğlu.

Hepimizin bakışı körmüş meğer. Otuz küsur yıldır bir ananın yarasına merhem olamamışız ve o şekil bekleyen binlerce ana varmış. Her ihtilal meğer ne mağduriyetler çıkarıyormuş ortalığa. İhtilaller ne kadar da karaymış. Karanlığı ne kadar da hayatımızı karartıyormuş.

 

4- Ermenek’te on sekiz insanımız maden ocağında 350 metre yerin altında. Bilmem kaçıncı gündür geçen. Her gün beklerken bize normalleşse de onlarla her gün ölen çoluk çocuğu ve anne babası. Her şeye alıştırıyorlar. Her şeye. Ne de olsa üç beş gün sonra hepimiz unutacağız kanun kural tanımadan başkalarının emeğini çalan şişkin göbeklileri.     İki tanesinin cansız bedeni yeni çıkarıldı.

Bir tane annemiz çocuğunun yüzme bilmediğini söylüyor. 350 metre yerin altında yüzme bilmiyor kardeşimiz. Keşke hepimiz senin gibi içten, sade ve hilesiz olabilseydik anne.

 

5- Evlerinden yurtlarından sürülen mülteci bir  Kobanili amca. Yeter ki savaş bitsin, diyor. insanlara bir şey olmasın. Evimiz talan edildi. Hayvanlarımızın hepsi telef oldu. Evimizi bombaladılar. Keşke savaş bitse de yurdumuza dönsek. Mal mülk hiç önemli değil. Baştan yokken veren Allah kimseye düşman değil ya. Çalışsak yine verir. Yeter ki gençlerimiz ölmesin. Kanaatkarlığın ve dirayetinden dolayı ellerinden öpüyoruz amca.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: