Son Dakika
24 Ekim 2017 Salı
07 Nisan 2015 Salı, 09:37

Hikâyemiz 3   Sular tamam. Sıra karaları ele geçirmede. Deniz ve okyanuslardan taşan sporlu bitkilerin vakti geldi. Basit kara yosunu formları etrafta cirit atmaya başladılar. Hem sudan hem de karadan atmosfere daha fazla oksijen pompalanıyor. Daha fazla oksijen, daha iri vücutlu canlılara dönüşümü hızlandırıyor. On beş milyon yıl boyunca bitkilerde patlama yaşandı. Büyük yapılı eğrelti […]

Hikâyemiz 3

 

Sular tamam.

Sıra karaları ele geçirmede.

Deniz ve okyanuslardan taşan sporlu bitkilerin vakti geldi.

Basit kara yosunu formları etrafta cirit atmaya başladılar.

Hem sudan hem de karadan atmosfere daha fazla oksijen pompalanıyor.

Daha fazla oksijen, daha iri vücutlu canlılara dönüşümü hızlandırıyor.

On beş milyon yıl boyunca bitkilerde patlama yaşandı.

Büyük yapılı eğrelti otları otuz metre ulaştı.

Ama halen sporla ürüyorlar.

Spor hücreleri sulardan fazla uzaklaşamıyorlar.

Çünkü çimlenebilmesi için çok fazla suya ihtiyaç duyuyorlar.

Zaman hızla akıyor.

Spordan farklı bir yapı gelişmeye başlıyor.

Kendi besini ve koruyucu kalkanı var.

Üstelik susuzluğa uzun süre dayanabiliyor.

Hatta yıllarca hayatta kalabilir.

Tohum.

Bitki yayılması maksimuma ulaştı.

Artık daha iç kesimlere ulaşılabiliyor.

Kıyılarda yeni bir canlı türü dolaşmaya başladı.

Oksijeni doğrudan alabilen ilkel akciğerlere sahipler.

Üç yüz milyon yıl öncesi.

Henüz yokuz.

Ama kartal büyüklüğünde yusufçuklar ve kurt büyüklüğünde akrepler mevcut.

Müthiş bir canlı çeşitliliği.

Bir alev topundan, canlı fışkıran hayat dolu bir gezegene dönüştük.

Hayat tüm gezegeni ele geçirdi.

Garip canlılardan oluşan kayıp bir dünyadayız.

Derken bazı canlılarda yumurta gelişiyor.

Yumurta hayvansal organizmaların gelişimi yayılışı için çok önemli.

Kendi kapalı kutularında kendilerine ait besin ve su ile gelişiyorlar.

Bu kadar engellenemez hayatın olduğu yerde, ölümde vardır.

Devasa ağaçlar, ormanlar ve bitki toplulukları ölmeye başlıyorlar.

Toprağa gömülüyorlar.

Üç yüz milyon yıl sonra onları kömür olarak kullanacağız.

Dev sürüngenler var ama dinozorlar henüz yok.

Canlı çeşitliliği üst seviyede.

Bu günkü,  Sibirya denen yerde garip yer sarsıntıları olmaya başlıyor.

Yerkabuğu, sıcak lavlar yüzünden erimeye başlıyor.

Tam bir kaos.

Her tarafta yanardağlar, etrafı cehenneme çeviriyorlar.

Bir anda binlercesi atmosfere küllerini atıyorlar.

Dünyanın diğer yerleri sakin.

Zamanla kül, rüzgârların yardımıyla tüm Gondvana kıtasına yayılıyor.

Atmosferde, kül yoğunluğunun artması ışığın yüzeye ulaşmasını engelliyor.

Bitkilerin çoğu öldü.

Var olan diğer canlılarında, %95 i yok olacak.

Yüzey yeniden şekilleniyor.

Denizlerde kalan pembe renkli yosunlar suların pembe görünmesini sağlıyor.

Pek bir şey kalmadı.

Dirençli olan bazı canlılar belirli bölgelerde topluluklar oluşturuyorlar.

Ana kıta ayrılmaya başlıyor.

Yeni okyanuslar oluşuyor.

İklim düzelmeye başlıyor.

Canlılık, bu sefer tecrübeli. Daha çabuk toparlanıyorlar.

Bu defa daha organizeli geliyorlar.

Yayılış yeniden başlıyor.

Milyonlarca yıl sürecek bir devir başlıyor.

Sürüngenlerin devri.

Her türlüsü var. Etçil ve otçullar, hatta uçan sürüngenler.

Tabiî ki; dinozorlar…

Hepimizin bildiği o devasa sürüngenler her tarafa hâkimler.

Besin zincirini onlar yönlendiriyorlar.

İki yüz milyon yıl hüküm sürüyorlar.

Sonlara doğru garip canlıların izlerine rastlıyoruz.

Bu canlılar yumurtlamıyor.

Yavrularını karınlarında taşıyorlar.

Doğumdan sonra belli bir süre yavrularını beyaz bir sıvı ile besliyorlar.

Henüz çok küçükler.

Her şey yolunda, bir sorun yok gibi görünüyor.

İçeride yok ama dışarıda bize doğru bir kuşundan daha hızlı gelen dev bir göktaşı var.

Çarpışma rotasında.

Kurtuluş yok.

Ve beklenen son.

Meksika körfezine görülmemiş bir gürültüyle çarpıyor.

Tüm yer kabuğu sarsılıyor.

Çarpmanın etkisiyle korkunç bir ısı açığa çıkıyor.

Tüm dinozor türleri yok oluyor.

Bazısı sulara, bataklıklara ve toprak altına gömülerek bozulmadan günümüze kadar geliyor.

İki yüz milyon yıl sonra onlara fosil diyeceğiz.

Geçmişimize dair birçok bilgiyi onlardan öğreneceğiz.

Zaman geçiyor.

Evimiz yeniden şekilleniyor.

Bazı küçük türler hariç, sürüngenlerin zamanı bitiyor.

Sıra memelilerde.

Sonra bizde.

Dünyada kanın keyif için dökülme vakti geldi.

 

 

 

 

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: