Son Dakika
21 Ekim 2017 Cumartesi
31 Mart 2015 Salı, 09:20

Hikâyemiz 2   Her şey hazır. Yerleşme vakti. Ama öyle ha deyince olmayacak. Çok zor ve uzun bir süreç bekliyor bizi. Henüz bize ait bir emare yok. Dünyamızda çok acımasız koşullar mevcut. Güneş, en acımasız parçacıklarını dünya ya yağdırıyor. Atmosfer örtüsü çok ince, yeteri kadar karşı koyamıyor. Okyanuslar o kadar çalkantılı ki, gezegende dev gelgitler […]

Hikâyemiz 2

 

Her şey hazır.

Yerleşme vakti.

Ama öyle ha deyince olmayacak.

Çok zor ve uzun bir süreç bekliyor bizi.

Henüz bize ait bir emare yok.

Dünyamızda çok acımasız koşullar mevcut.

Güneş, en acımasız parçacıklarını dünya ya yağdırıyor.

Atmosfer örtüsü çok ince, yeteri kadar karşı koyamıyor.

Okyanuslar o kadar çalkantılı ki, gezegende dev gelgitler oluşuyor.

Milyonlarca yıl sonra dünya daha yavaş dönmeye başlıyor.

Gün uzunluğu yaklaşık on sekiz saat.

Tüm yer küre su ile kaplı.

Zamanla sular dinginleşiyor.

Sonra birden suların ortasından dev yanardağlar patlamaya başlıyor.

Bu şekilde adalar oluşuyor.

Artık karalar kendini gösteriyor.

İleride bir araya gelip kıtaları meydana getirecekler.

Okyanus diplerine çok ilginç yapılar var.

Dipler öylesine soğuk ki, hava bile donuyor.

Su altı krater bacaları suyu öylesine bir ısıtıyor ki,

baca çevresindeki minerallerden bileşikler oluşması sağlıyor.

Hayatın temel bileşenleri oluşuyor.

Yüz binlerce yıl artan bu bileşenler su da kimyasal bir çorbaya dönüşüyorlar.

Güneş ve atmosferdeki elektrik akımları sayesinde bu çorbadaki bileşenler,

daha karmaşık moleküllere dönüşüyor.

Nasıl ve ne zaman olduğu olduğunu bilmek imkânsız.

Ama bir şekilde bu kimyasallar bir araya gelip hayata dönüştüler.

Şimdi suda mikroskobik organizmalar dolaşıyor.

Bu tek hücreli ilkel canlılar dünyadaki en erken yaşam formları.

Dünyamızdaki en büyük kırılma noktalarından biri yaşanıyor.

Milyonlarca yıl hiçbir değişim olmaksızın çoğalma devam ediyor.

Tek hücreli bu bakteriler sadece etrafındaki organik çorbadan besleniyorlar.

Zamanla besin sıkıntısı başlıyor.

Hayata karşı ilk direnç.

Atmosfer karbondioksitçe çok zengin. Hani şu insanı zehirleyen gaz.

Yüzeye yakın bakterilerin bazılarında karbondioksiti işlemeye yarayan

mekanizmalar gelişiyor. Bir şekilde güneş ışığını dönüştürüp enerji ve

şeker üretiyorlar. Yan ürün olarak da atmosfere oksijen vermeye başlıyorlar.

İki milyar yıl boyunca oksijen seviyesi artıyor.

Ama henüz gelişmiş bir canlı işareti yok.

Fırtına öncesi sessizlik.

Ama o da ne.

Birden çekirdeğin etkisiyle her tarafta devasa volkanlar patlıyor.

Milyarlarca ton karbondioksit atmosfere salınıyor.

Karbondioksit yeni oluşan yüzey kayaları tarafından emiliyor.

Bunun etkisiyle güneş ışınları dünyamızdan daha fazla yansıtılıyor.

Çok fazla soğuma meydana geliyor.

Buz devri.

Dünyanın yüzeyi üç kilometre kalınlığında buz oluşuyor.

Milyonlarca yıl sürüyor. Günümüzde bile hale devam eden soğuma canlıları

su diplerine yönlendiriyor.

Dünya aktif, çekirdek çok faal. Isı güneşten bile daha fazla.

Oluşan basınç daha büyük volkanlara neden oluyor.

Atmosfere daha fazla gaz ve kül aktarılıyor.

Oluşan sera etkisi güneş ışınlarını dünya ya hapsediyor.

Sıcaklık artmaya başlıyor.

Ekvatordan kutuplara doğru erime başlıyor.

Erimenin etkisiyle hafifleyen yer kabuğunda yükseltiler başlıyor.

Sularda üretici mikroorganizmalar, ısınmanın etkisiyle daha fazla

organik madde ve oksijen üretmeye başlıyorlar.

Oksijen canlıların daha fazla enerji üretme yeteneği kazandırıyor.

Artık dönüşüm başlayabilir.

Artan oksijen seviyesi daha büyük ve iskeletli canlıların oluşmasına neden olmaya başlıyor.

Kambriyen patlaması.

Dünya tarihini % 67 si bu dönemde geçiyor.

Sularda gözle görülebilen canlılar tabanda harekete başlıyorlar.

Milyonlarca yıl boyunca canlı artışı ve çeşitliliği devam ediyor.

Sindirim sistemlerinin gelişmesiyle daha büyük kütleli canlılar baskın hale geliyorlar.

Karalar henüz boş.

Suların gelgitleri sırasında bazı mikroorganizmalar karada mahsur kalmaya başlıyorlar.

Bu olaylar karaya uyum mekanizmaları geliştirmelerine neden oluyor.

İlk karasal canlı olan basit karayosunları kendilerini kıyılarda gösteriyorlar.

Güneş sulara acımasız saldırıyor.

Güneş etkisiyle su moleküllerinde ve atmosferdeki oksijen ozona dönüşüyor.

Milyonlarca yıl sonra bu dönüşüm ozon tabakasını oluşturuyor.

Her şey uygun.

Tam anlamıyla karalara geçmemizin zamanı geldi.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: