24 Mart 2015 Salı, 09:35
Arif Çakmak
Arif Çakmak [email protected] Tüm Yazılar

Hikâyemiz 1

Hikâyemiz 1   Başlangıçta, hiçbir şey yoktu. Ne madde, ne de enerji. Hatta boşluk bile… Çünkü uzayın kendisi de yoktu. Zaman geçmiyordu. Çünkü zaman diye bir şey de yoktu. Sonra; Ol, dedi ve oldu. Bu hiçlikten, Bir atomdan da küçük bir ateş topu çıktı. Güneşin çekirdeğinden trilyonlarca kat daha sıcak. Evreni oluşturacak her şey bu […]

Hikâyemiz 1

 

Başlangıçta, hiçbir şey yoktu.

Ne madde, ne de enerji.

Hatta boşluk bile…

Çünkü uzayın kendisi de yoktu.

Zaman geçmiyordu.

Çünkü zaman diye bir şey de yoktu.

Sonra;

Ol, dedi ve oldu.

Bu hiçlikten,

Bir atomdan da küçük bir ateş topu çıktı.

Güneşin çekirdeğinden trilyonlarca kat daha sıcak.

Evreni oluşturacak her şey bu ateş topundan şekillendi.

Zaman başlıyor.

Bizim zamanımız.

Henüz yokuz.

Ama atomlarımız şekilleniyor.

Saniyeden de kısa bir anda tüm kâinatın ayrıntılı bir planı yapılıyor.

Bunun nasıl olduğu da halen sırrını koruyor.

Bir göz kırpışından daha kısa bir sürede,

Evrenin dört temel kuvveti oluşuyor.

Yıldızların ve gezegenlerin oluşmasını sağlayan yerçekimi.

Ayı, dünyayı ve tüm evreni dengede tutan kütle çekimi.

Yeryüzünde yaşamamıza olanak sağlıyor.

Elektromanyetizm,

Şehirlerimiz aydınlatıyor,

Telefonlarımızı bağlıyor,

Bilgisayarlarımızı çalıştırıyor.

Ayrıca zayıf ve güçlü olan iki nükleer kuvvet,

Bedenimizi oluşturan atomları bir arada tutuyor.

Güneşin de ocağını ateşliyor.

Bu kuvvetler yaratıldığı için hayattayız.

Başlangıçta bir arada olan bu kuvvetler,

Birbirlerinden ayrılmaya başlıyor.

Zaman henüz 10-43 saniye.

Dünyamız şekillenmeye başlıyor.

Patlamanın etkisiyle etrafa saçılan parçacıklar,

Kütle çekiminin etkisiyle bir araya gelmeye başlıyorlar.

Galaksiler, yıldızlar ve gezegenler oluşuyor.

Beş milyar yıl önce dünyamızın yolculuğu başlıyor.

Genç bir yıldızın etrafında dönen toz parçacıkları,

Yerçekiminin etkisiyle bir araya gelerek

Daha büyük kayalara dönüşüyorlar,

Milyonlarca yıl boyunca,

Yerçekimi bu kayaları birleştiriyor.

Güneşi çevreleyen yüzlerce gezegen oluşuyor.

Birisi de dünyamız.

Bizim için hazırlanıyor.

Ama öylesine sıcak ki, eriyik halde.

Atmosfer yok, sadece karbondioksit, lav ve zehir.

Derken çok ilginç bir şey yaşanıyor.

Mars boyutunda genç bir gezegen bize doğru geliyor.

Bir kurşundan daha fazla bir hızla müstakbel evimize çarpıyor.

Çarpmanın etkisiyle iki gezegen sıvılaşıyor.

Trilyonlarca ton madde uzaya saçılıyor.

Yerçekimi uzaya saçılan tozlardan dünya etrafına,

Kızıl bir halka oluşturuyor.

Tıpkı Satürn’ünki gibi.

Bir mucize daha gerçekleşiyor.

Bul kızıl halkadan ayımız oluşuyor.

Çok ama çok yakınımızda.

Soğuma başlıyor.

Çok hızlı dönüyoruz.

Bir gün yaklaşık altı saat.

Derken dünyamız bir meteor saldırısına maruz kalıyor.

Milyonlarca yıl sürüyor.

İçlerinde su kristalleri ile geliyorlar.

İçtiğimiz her damla su dört milyar yaşında olabilir.

Gelen her su kristali ile birlikte yüzey daha da soğumaya başlıyor.

Su birikintileri, göller, denizler ve okyanuslar oluşmaya başlıyor.

Zamanla yakın olan ay uzaklaşmaya başlıyor.

Dünyamız daha yavaş dönüyor.

Gezegenimizin doğumundan yedi yüz milyon yıl sonra

Hayat veren su gezegenimizi kaplıyor.

Atmosfer ayrılmaya, hayat için gerekli konforu oluşturmaya başlıyor.

Artık her şey hazır.

Sıra bizde.

Eve yerleşmek için günlerimiz sayılı.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: