13 Haziran 2016 Pazartesi, 07:50
A. Hakan Karayılan
A. Hakan Karayılan [email protected] Tüm Yazılar

HAYATIN İNŞASINDA RAMAZANIN ROLÜ

HAYATIN İNŞASINDA RAMAZANIN ROLÜ Modern hayatın oluşturduğu bir tasavvuru yaşıyor insanlık. Değerler manzumesi modern hayatın gerekliliği ve kurallarına göre yeniden tanzim ediliyor. Hayatı ve kendimizi modern algı ve söylemler üzerinden inşa ediyoruz ne yazık ki. Gerçek ve hakikat, dünya ve ahiret, akıl ve ruh, ilim ve marifet yeniden tanımlanıyor ve sanki bu kavramlar birbirine alternatif […]

HAYATIN İNŞASINDA RAMAZANIN ROLÜ

Modern hayatın oluşturduğu bir tasavvuru yaşıyor insanlık. Değerler manzumesi modern hayatın gerekliliği ve kurallarına göre yeniden tanzim ediliyor. Hayatı ve kendimizi modern algı ve söylemler üzerinden inşa ediyoruz ne yazık ki.

Gerçek ve hakikat, dünya ve ahiret, akıl ve ruh, ilim ve marifet yeniden tanımlanıyor ve sanki bu kavramlar birbirine alternatif veya düşman olarak tasvir edilmeye çalışılıyor. Neticede modern düşünüş, inanış ve yaşam biçimi biz farkında olalım veya olmayalım hayatımızı, inancımızı ve değerlerimizi oluşturmaya veya onları modifiye etmeye devam ediyor.

Modern hayatın argümanları olan kazanmak, maddeye sahip olmak, zenginlik, hırs, bedensel özgürlük ve sonu gelmeyen tatminsizlik ve haz duyguları zihnimizi, ruhumuzu bununla ilintili olarak hayatımızı, ailemizi, dinimizi, ahlakımızı ve bilumum şeyleri yeniden dizayn etmeye başlıyor.

Küreselleşmenin getirdiği kapitalizm veya eşyalı yaşama, eşya için yaşama, eşyayı koruma, hayatımızı çepeçevre kuşatıyor. Hayat neredeyse bir tüketim çılgınlığına kurban edilmek üzere, oysa insan dünya için yaratılmadı; aksine dünya insan için yaratıldı.

Dünyadaki varoluşunu ve yaşama amacını maddeden koparabildiği kadar özgür olacağı unutturuldu insana. Dünyalık hedefler o kadar büyütüldü ve cazip gösterildi ki, ahirete dair amaçlar askıya alındı, hiç değilse ahiret, dünyalık üzerinden yeniden tanımlandı.

İnsana kaybettiklerini geri getirecek, insana insanlığını yeniden hatırlatacak kaynak çok uzaklarda değil aslında;

Bu algı ve yaşam biçiminden sıyrılışın adı İslamdır. Maddeye ve eşyaya hak ettiği değeri veren, eşyayı amaçlayan dünya görüşünü onu araçsallaştıran bir yapıya dönüştüren yine İslamdır.

Hayattaki ontolojik sebebi ortaya koyan, dünya hayatını bir mekan değil, geçici bir konak bildiren yine İslam’dır. İnsanın dünyalık amaçlarını ahiret amaçlarıyla bütünselleştiren, dünyayı ahirete, ahireti de dünyaya bağlayan yine İslam’dır.

İnsanın kendisine, topluma, dünyaya, kainata ve bunları var eden Rabbine karşı sorumluluklarını tanzim eden ve bunlara hak ettikleri değeri ve konumu veren de bizatihi İslam’dır.

İşte yukarıda saydığımız şeyleri harekete geçiren, insanın var oluş ve duruşunu yeniden gözden geçiren araçlardan birisi de Ramazan’dır. Çünkü Ramazan ayı, kulun Rabbi ile, insanötesi bir düzlemde irtibata geçtiği, süfli duygularından sıyrılarak beden elbisesinden azade olduğu, manevi gök sofrasının insanlık algısına indirildiği veya insanın Rahmani algıyı kavrama düzeyine yükseltildiği vahy ile tanışması bu ayda vukuu bulmuştur.

Ramazan, modern hayatın insanı, maddeye, eşyaya kulluk ettiren, insanı insanlığından uzaklaştırıp vahşi kapitalizme mahkum eden özürlük anlayışını yerle yeksan eden bir manifestoya ve ihyaya sahiptir. Ramazan, insanı önce Rabbi karşısında Tevhidi noktada nasıl bir duruş ve tutum segilemesi gerektiği bilincini veren, varlık kategorisi içinde insanın sorumluluğunu tayin eden İlahi bir emirdir.

Ramazan, insanın dünya nimetlerine, nefsine, arzu ve şehvetine, istek ve egolarına karşı nasıl bir tavır takınması gerektiğini belirleyen bir duruş ayıdır.

Ramazan, modern dünya tarafından oluşturulmuş sanal gündemleri yıkarak yerine İlahi gündemi hayata geçirmeye gayret gösteren Müslümana rehberdir.

Ramazan, bir diriliş, direnç, sabır, korunma, tezkiye, tövbe ve istiğfar ayıdır.

Ramazan, modern yaşamın maddiyatla, yeme içmeyle örttüğü ruhi tarafımızın üzerindeki prangaların kırıldığı bir direnç ve gayret ayıdır.

Bilincimizi, ruhumuzu, bedenimizi, dünya ve ahiretimizi yeniden formatlayan Ramazanın evvela şahsımıza, ülkemize ve tüm İslam alemiyle beraber dünyaya huzur, refah, adalet, hakkaniyet getirmesi ve  On bir (11) ayın Ramazan ayı (1) gibi yaşanması dusıyla…

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: