27 Haziran 2016 Pazartesi, 08:44
Mustafa Işıldak
Mustafa Işıldak [email protected] Tüm Yazılar

HAMAM DA SOSYAL İHTİYAÇ…

HAMAM DA SOSYAL İHTİYAÇ… İlimizdeki resmi ilan alan yedi gazete sahiplerinin son aylarda bir araya gelerek resmi ilan gazetesi sayısını “ekonomik nedenlerle” üçe indirmesinden sonra günlük yayından haftada iki gün yayın periyoduna geçen Adıyaman’da Olay Gazetesi’nin “hamarat” genel yayın yönetmeni Metin Harıkçı arayarak, ilimiz hamam ihtiyacı ile ilgili bir haber hazırlamakta olduğunu, konu ile ilgili […]

HAMAM DA SOSYAL İHTİYAÇ…

İlimizdeki resmi ilan alan yedi gazete sahiplerinin son aylarda bir araya gelerek resmi ilan gazetesi sayısını “ekonomik nedenlerle” üçe indirmesinden sonra günlük yayından haftada iki gün yayın periyoduna geçen Adıyaman’da Olay Gazetesi’nin “hamarat” genel yayın yönetmeni Metin Harıkçı arayarak, ilimiz hamam ihtiyacı ile ilgili bir haber hazırlamakta olduğunu, konu ile ilgili naçizane şahsımın da görüşlerini almak istediğini bildirdi. Unutulmuş bir konuya parmak bastığı için tebrik ettim ve görüşlerimi iletim. Haberinin yayınından sonra konunun bu köşede siz okuyucularla da paylaşılmasında toplumsal yarar gördüm:

Gerçekten de ilimizde asırlık geçmişe sahip bir hamam, daha çok dar ve orta gelir grubu vatandaşlarca tercih edilmekte ise de Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunca koruma altında bulundurulduğundan günümüz teknolojisine yeterince uyum sağlayamamakta ve dolayısıyla halkın memnuniyet oranı çok sınırlı kalmaktadır.

Yaklaşık iki yıl önce bir otel tarafından bodrum katı; doğal kaya tuzu ile kaplanmış tuz odası, normal duş, sauna, buhar odası, jakuzili şok havuzu, Türk hamamı, masaj salonu, macera duş, kar çeşmesi ve dinlenme salonu gibi bölümlerden oluşan SPA Merkezi haline getirilmiş ise de sunulan hizmet “paket” halinde ve lüks olduğundan ancak üst gelir grubu yararlanmakta, alım gücünü aştığından “orta direk” dediğimiz kesim ise yararlanamamaktadır.

Ulucami yanı Belediye İş Hanı bodrum katındaki hamam inşaatı ise yaklaşık 20 yıldan beri yarım durumda bekletilmekte ve ne hikmettir bilinmez, bir türlü tamamlanıp vatandaşın hizmetine sunulamamaktadır. Ki bu hamamın 30-40 yıl öncesinde de yine belediye hamamı olarak kullanıldığından eğer zamana yenilip kayıp olmamış ise hazır kaynak suyu da bulunmaktadır. Artık her evde ve her otelde banyonun bulunduğu söylenebilir ise de oluşan sıcaklıkla vücudun keselenmesi için elverişli hale gelmesine fiziki imkan sağlayan hamamın insan sağlığına yararlarının olduğu herkesçe bilinen bir gerçektir.

Kentte noksanlığı görülen taksi işletmeciliğinesosyal belediyecilik” anlamında Adıyaman Belediyesi tarafından nasıl el atılmış ise imanın şartlarından olan vücut temizliğini sağlama mekanı olan hamam işletmeciliğine de yine sosyal belediyecilik anlamında aynı belediye tarafından el atılması gerekir. Bu itibarla, mülkiyeti belediyeye ait hamam inşaatının yapı ve sair noksanları bir an önce giderilerek çalışır duruma getirilmeli ve “kâr”dan ziyade “sosyal hizmet” amacı öncelenerek “orta direk” vatandaşa ve ayrıca ilimize gelen yerli ve yabancı turistlerin hizmetine ekonomik ve hijyenik koşullarda açılmalıdır. Böylece 15-20 yıldan beri süregelen bir “öğrenilmiş çaresizlik” daha bitirilmelidir.

Belediye Başkanı Hüsrev Kutlu; unu, yağı ve şekeri hazır olan “helvayı” yapmak için artık “kollarını sıyırmalıdır.”

NOT: DOĞALGAZ BAĞLANTI BEDELLERİNİN mal ve hizmet üretimi amaçlı tüm kurum ve kuruluşlardan Akmercangaz tarafından mevzuata aykırı olarak fazla tahakkuk ettirildiğini 25 Nisan 2016 tarihli yazımızda örnek ve gerekçeleriyle birlikte ifade ederek konunun muhatabı Adıyaman Valiliği ve Adıyaman Belediyesini “inceleme yapmaya” davet etmiştik. Her iki kurumun da kadrolu hukukçuları var, basın müdürlükleri var. Nedense 90 gündür iki kurumdan da, Akmercangaz’dan da bir “çıt” çıkmadı. Haksız ödenen ve ödenecek bedellerde yetimin dahi hakkı var. Yazımızda yanılmış ta olabiliriz. Allah’a şükür kendi fikrine “tapan”lardan değiliz. Yapacakları mevzuat incelemesi sonucunda kamuoyuna doyurucu ve inandırıcı bir açıklama gerekmez mi? Kamuoyunun doğru bilgilenme hakkı yok mu? Yoksa bir yalıtım reklamıyla sloganlaşan soruyu mu yöneticilerimize soralım???

 

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: