08 Kasım 2016 Salı, 08:06
Mehmet Özçelik
Mehmet Özçelik [email protected] Tüm Yazılar

Haber TV’leri Kan Saçıyor

Haber TV’leri Kan Saçıyor   “Âyette: ” Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.”[1] İnsanın merak duygularından birisi de, sadece yakınındaki olaylar değil, dünyanın en ücra yerinden dahi haber alma merakıdır. İlk etapta bu istek masumane bir istek gibi görünür […]

Haber TV’leri Kan Saçıyor

 

“Âyette: ” Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.”[1]

İnsanın merak duygularından birisi de, sadece yakınındaki olaylar değil, dünyanın en ücra yerinden dahi haber alma merakıdır.

İlk etapta bu istek masumane bir istek gibi görünür ve uygulanır.

İnsanları sınıf sınıf ayırarak ihtiyaçlarına ve görevlerine göre bunun bilinmesi yerinde olabilir.

Ancak insanlar kendilerini ilgilendirsin veya etmesin, haberleri başından sonuna kadar hiçbir haberi kaçırmadan takip etmektedirler.

Burada ayrıca suçluluk, cahillik ithamı kompleksine dayalı olarak, bir ortamda konuşulduğunda haberdar olmama gibi büyük bir eksiklik!!! Yaşanmaması uğruna bir aile tüm haberleri ayrım yapmadan seyretmektedir.

Asıl anlatmak istediğim işin en tehlikeli durumu ise; toplumun her kesimini sitrese koyacak haberlerin canlı canlı gözümüzün adeta içine sokulurcasına anlatılması ve gösterilmesidir.

Bunlar nedense hep denge bozucu haberler ihtiva etmesidir. Şöyle ki; ölüm, trafik kazası, terör, savaş, kavga, cinayet, patlama, hastalık, kısaca olumsuzluğa ve probleme yönelik haberlerdir.

Peki, Allah aşına, bütün bunlar tüm toplumu neden ilgilendiriyor? Ne kadar ilgilendiriyor?

Toplumu harcamak için verilen bütün bu haberler müşteri topladığı için mi?

Daha çok maddi gelir ve menfaat sağladığı için midir?

İnternette daha çok takip edilip, linklendiği için midir?

Maalesef kanalların adeta bu olumsuzlukları sürekli işlemesinden dolayı kanalizasyona benzetilmesi haksız mıdır?

Bu kanallar bu haberlere harcadığı zaman ve enerjiyi; problemleri üretmeye, bilimsel araştırmalara, dünyada görülen olumlulukları haber yapmaya harcasa, gerçekten dünyanın ve memleketlerin yaşayışlarında önemli çapta bir değişim görülecektir.

Kim olursa olsun, -bir dokun bin ah işit- sözü boşuna değildir.

İşte bu haberler bu binlerce ahları tetiklemektedir.

Topluma kötü örnek oluşturup aynı uygulamalar hayata çok rahat yansıyor.

Nitekim bir hırsızlık olayını bütün detaylarıyla ve abartılarak ve adeta kahraman gibi  verilen haberin uygulayıcıları da artış gösteriyor.

Haberler topluma kötü örnek oluşturmaktadır.

Bunun topluma verdiği zararların büyüklüğü yanında, insafen araştırılsa kaçta kaç fayda sağlamaktadır?

Gündemi yakalamaya çalışanlar, geleceği kaybetmektedirler.

Çöp tenekesi haline gelen beyin, hangi ustalıkla bunları birbirinden ayırabilmektedir.!

Beyni şişen bir insan evde, iş yerinde ne kadar sağlıklı ve randımanlı bir fayda sağlayabilir?

Üzülerek ifade etmeliyim ki, bu konuda öncü tedbirler alması gereken devlet bile, bu haberlerde öncü olmaktadır.

Haberlere, özellikle tv haberlerine sınırlama getirilmeli, olumlu ve bilimsel haberlerin yüzdelik oranları arttırılmalı hatta ödüllendirilmelidir.

*Zaten neredeyse yarım asırdır filim ve sporlarla bu milletin aklının üstü örtüldü, şuuru elinden alındı.

Verilen olumsuz haberler de bunun tuzu ve biberi olmuştur.

Evlere akan kanlar, kan akışını hızlandırmaktadır.

Evlere akan kanalizasyonlar, evleri kokutmaktadır.

Bunların yansıması asırlara yansıyacağı gibi, tedavisi de asırları alacaktır.

Haber tv- lerinin karşısında her akşam saatlerce oturmak mecburiyetinde miyiz?

Şimdiye kadar dinlediklerimizin bize ne kadar fayda sağladı?

Hesaplayıp tart, sonra da ne yapacağına sen karar ver…

[1] Hucurat.6.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: