Son Dakika
19 Ağustos 2017 Cumartesi
24 Temmuz 2017 Pazartesi, 08:32
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

Gurur ve Örümcek Ağı

Gurur ve Örümcek Ağı   Kendini ormanların ve dolayısıyla bütün hayvanların kralı olarak gören Aslan bir öğle vakti yorgun argın bir halde iken dinlenmek arzusundaymış. Ormanda beğendiği en güzel bir ağacın altında dinlenmek istemiş. Ormandaki böceklerin tatlı seslerini de müzik olarak dinleyerek uykuya dalmak isteyen aslan bir güzel uykunun keyfini çıkarmaya başlamış. Keyifle daldığı öğle […]

Gurur ve Örümcek Ağı

 

Kendini ormanların ve dolayısıyla bütün hayvanların kralı olarak gören Aslan bir öğle vakti yorgun argın bir halde iken dinlenmek arzusundaymış. Ormanda beğendiği en güzel bir ağacın altında dinlenmek istemiş.

Ormandaki böceklerin tatlı seslerini de müzik olarak dinleyerek uykuya dalmak isteyen aslan bir güzel uykunun keyfini çıkarmaya başlamış.

Keyifle daldığı öğle uykusunun en tatlı yerinde bir sinek sesi ile uyanmış. Morali çok bozulmuş ve iyice sinirlenmiş.

-Ey ormanlar kralı benim bir şikayetim var! Diyerek sesini duyurmaya çalışmış.. Buna canı çok sıkılan aslan, uykudan uyandırıldığı için çok kızmış.

-Görüyorsun öğle uykusundayım. Yorgunum dinlenmek istiyorum. Şimdi git daha sonra gel anlat derdini, seninle görüşelim demiş. Fakat  sinek talebinde ısrar etmiş.

-Sen kralsın. Beni dinlemelisin!..diyerek, sinek soğukkanlıca ve kararlıca cevap vermiş. Buna iyice sinirlenen aslan yerinden fırlayarak kükremiş:

Defol git cılız sinek, asabımı bozma. Yoksa seni ezerim. Fakat yine de sinek huyundan vaz geçmeyerek, o da öfkelenmiş.

-Hey aslanım hey! Beni korkutacağını mı sanıyorsun? Ben senden daha iyi, daha güçlü, daha ihtişamlı hayvanları delirttim. Bu  sözleri dinleyen aslan yerinden fırlamış.

-Şimdi gösteririm sana demiş aslan, koca pençesiyle ufacık sineği yakalamaya çalışmış. Aslan saldırıya geçer de sinek yerinde durur mu?

Çevik hareketleri ile aslanın kulağını, burnunu ısırmaya başlamış. Aslan iyice öfkelenmiş ve artık yerinde duramaz olmuş. Havaya zıplayarak sineği yakalamaya çalışmış ama nafile!

Sinek çok daha yukarılara çıkıp aslana saldırmış. Kıvrak hareketleriyle aslanı şaşırtarak iyice zıvanadan çıkarmış. Aslanı bu şekilde sinirlendiren sinek çok da zevk alıyormuş.

Bir süre aslanı zıp zıp yerinden zıplattıktan sonra bir ara ortadan kaybolmuş. Aslan hâla sinek yanındaymış gibi boş yere zıplayıp duruyormuş.

Ormandaki diğer hayvanlar da toplanıp zevkle bu olayı seyrediyorlarmış. Bu olayın sonunun kötüye gideceğini düşünen zebra:

-Gidelim de şu sineği uyaralım. Bu şekilde devam ederse ormanlar kralı ve bizim sultanımız iyice öfkelenecek. Başlamışlar hep birlikte sineğe yalvarmaya:

Sinek kardeş lütfen, git şu aslandan özür dile!.. Sinek ise tam tersine, ormandaki diğer hayvanların kendisinden ricada bulunmasına gururlanmış. Gayet kibirli bir sesle cevap vermiş:

-Hayır dilemem! O gelsin benden af dilesin, demiş. Hayvanlar sineğin bu tutum ve davranışını hiç beğenmemişler.

Sineğe darılmışlar . Oradan ayrılmışlar. Bu arada aslan biraz sakinleşmiş. Ama kızgınlığı hâla üstündeymiş.

Bunu fırsat bilen sinek bir kez daha saldırıya geçmek istemiş. Küçücük boyuyla beraber, aslanla olan savaşını zafer’le bitirmek istiyormuş. Sonra da bu zaferi herkese duyurmayı planlıyormuş.

Bulunduğu ağaç dalından hızla havalanmış. O kadar hızla havalanmış ki tozu dumana katmış. İşte tam o sırada kanatları bir şeye takılmış. Ne olduğunu anlayamamış. Bir de ne görsün. Kocaman bir örümcek ağına takılmış.

Sinek bağırmış, feryat figan . Ama ne yazık ki küçücük olduğundan sesini kimse duymamış. Böylece bir zamanlar kimseye minnet etmeyerek gururlanmanın cezasını hayatıyla ödemiş.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: