Son Dakika
20 Ağustos 2017 Pazar
29 Haziran 2017 Perşembe, 08:00
Mehmet Özçelik
Mehmet Özçelik [email protected] Tüm Yazılar

Gerçek Bayram Âhiretteki Bayramdır

Gerçek Bayram Âhiretteki Bayramdır   Ramazan bayramı hatta öncesi hem Türkiye ve hem Suriye de zehir edilmeye çalışıldı, terör estirildi. Silivri-ye tıkananların yapamadıklarını dağdan inenler yaptı. Gizli komite ergenekon Silivri-ye girip dışarıdakileri tahrik edemeyince,bu sefer dağda olanları şehre sürdü. Fikirleri kanlı olanlar,ellerini ve dillerini de kana buladılar. Ramazanda şeytanlar zincire vurulup, terörsitler vurulmadığı için, şeytanın […]

Gerçek Bayram Âhiretteki Bayramdır

 

Ramazan bayramı hatta öncesi hem Türkiye ve hem Suriye de zehir edilmeye çalışıldı, terör estirildi.

Silivri-ye tıkananların yapamadıklarını dağdan inenler yaptı.

Gizli komite ergenekon Silivri-ye girip dışarıdakileri tahrik edemeyince,bu sefer dağda olanları şehre sürdü.

Fikirleri kanlı olanlar,ellerini ve dillerini de kana buladılar.

Ramazanda şeytanlar zincire vurulup, terörsitler vurulmadığı için, şeytanın görevini üstlenmiş oldular.

Hayat zorluklarla vardır.

Zorlukların insanları da zorlu olmaktadır.

Kahramanlar ve bilginler zorlukların ve zor dönemlerin insanlarıdırlar.

Ondandır ki bu dünyada monotomluk olmayıp, hareket vardır. Harekette hayat vardır. hareketsizlik ise ölümdür.

Tüm varlıklar savaş ve müdafaa haline göre ayarlanmıştır.

Gül bile.

Bir yandan –kontrolsüz- öldürmeye müsaitken, diğer yandan savunma amaçlı koruma kalkanları ile donatılmıştır.

Bu da bir kâsıdın kasdıyla, bir muharrikin tahrikiyle, tetiklemesiyle duyguların gelişimi amaçlıdır.

Varlıklar durgun halden kurtarılıp, hareketli hale geçiş yaptırılarak, tüm vücut çarklarıyla çalışması sağlanmaktadır.

En çok varlıklar melekler olmasına rağmen, onlardan çıt bile çıkmamaktadır.

Bu ise hayra ve gelişime alamet değildir.

Durgun su bulanır. Hareketli ve akıcı su kir tutmaz, paslanmaz!

*Aynı zamanda bu durumlar ayrıştırma amaçlıdır.

Hala Türkiye’de ,Türkiye’nin ortadoğuya yönelmesinden ve dolayısıyla islâmi kimliğinden rahatsız olan kimliksiz ve kişiliği oluşmamış insanlar mevcuttur.

Hatta öyle ki bir asra yakın süredir avrupanın kapısında zilletle bekletilip bir netice almamamıza rağmen,şu günlerde başımıza gelen olayların ortadoğuya ve dolayısıyla İslami kimliği taşımamıza hamleden Agop yapılı insanlar mevcuttur.

Hani Agop hanımına Yahudilikten ayrılıp hristiyan olacağını, beğenmeyip daha sonra Müslüman olacağını söyleyip ancak araştırma yaparken ölmesi gibi.

Bu durumda ortada kalan Yahudi Agop hiçbir mezaristana kabul edilmeyince başında duran hanımı;

-Agop Agop, Musa-yı küstürdün, isa-yı kızdırdın, Muhammed-i bulamadın, kaldın ortada kaldın oratada..

Türkiye-nin sıkıntısı bu ortalık insanlarındandır.

Bir asırdır kopukluktan bir şeyler çıkarmaya çalışan bir zihniyet var…

Bir asra yakındır batıya yönelmesiyle kimliksiz olması, doğuya yönelip kimlikli ve kişilikli olmasına tercih edilmektedir.

“Şüphesiz müslüman erkeklerle müslüman kadınlar, mü’min erkeklerle mü’min kadınlar, itaatkâr erkeklerle itaatkâr kadınlar, doğru erkeklerle doğru kadınlar, sabreden erkeklerle sabreden kadınlar, Allah’a derinden saygı duyan erkekler, Allah’a derinden saygı duyan kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, namuslarını koruyan erkeklerle namuslarını koruyan kadınlar, Allah’ı çokça anan erkeklerle çokça anan kadınlar var ya, işte onlar için Allah bağışlanma ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.”[1]

[1] 33 / AHZÂB – 35.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: