Son Dakika
20 Ağustos 2017 Pazar
30 Ocak 2017 Pazartesi, 08:03
Orhan Samsatlıoğlu
Orhan Samsatlıoğlu [email protected] Tüm Yazılar

GENÇLERLE “DİL„ ÜZERİNE SOHBET

GENÇLERLE “DİL„ ÜZERİNE SOHBET Önceleri de paylaştığım gibi, serde öğretmenlik olunca insan, genç kardeşlerimizle (öğrencilerle) ara sıra bazı konuları sohbet etmek, paylaşmak ihtiyacı duyuyor. Bugünkü yazımızda da geçmişte çoğumuzun, günümüzde bazı büyüklerimizin kullandığı birtakım terim, deyim ve sözcüklere bir göz gezdirelim istiyorum. Bunlar; dilimize Arapça ve Farsçadan girdikleri için zamanla işlerliğini kaybetmiş, seyrek kullanılan ifadeler. […]

GENÇLERLE “DİL„ ÜZERİNE SOHBET

Önceleri de paylaştığım gibi, serde öğretmenlik olunca insan, genç kardeşlerimizle (öğrencilerle) ara sıra bazı konuları sohbet etmek, paylaşmak ihtiyacı duyuyor. Bugünkü yazımızda da geçmişte çoğumuzun, günümüzde bazı büyüklerimizin kullandığı birtakım terim, deyim ve sözcüklere bir göz gezdirelim istiyorum. Bunlar; dilimize Arapça ve Farsçadan girdikleri için zamanla işlerliğini kaybetmiş, seyrek kullanılan ifadeler. Ancak; gençlerimiz bunları kullanımsalar da büyüklerinden duymaktalar. Öyleyse geliniz, günlük hayatta büyüklerimizden sıkça duyduğumuz bu sözlerin aslını, oluşumunu, anlamlarını, anlam kaymalarını hatırlayalım:

•         alimallah: Alim olan Allah’tır. Allah bilir, anlamında. Ancak bu sözcüğün

kullanımında bir anlam kayması olmuş. Sanki beklenmedik bir durum karşısında şaşkınlık, hayret ve hayalkırıklığı esnasında olayın vehamet ve büyüklüğünü belirmek için kullanılmakta…

•         asayiş berkemal: Huzur ve güven tam, eksiksiz demek. Ancak; bu ifade sanki asayiş

ve güvenliğin aksadığı, bozulduğu durumlarda kullanılmakta.

•         bizzatihi:      Kendiliğinden demek. Biz bunu kullanırken, “kasıtlı olarak, maksatlı

olarak, özellikle,, gibi anlamlarda kullanmaktayız.

•         ceberut: Aşırı ululuk demek. Bu sözcük “devlet,, le birlikte “ceberut devlet,, olarak

kullanılıyor ve “acımasız, zorba, zalim,, gibi anlamlar katıyor.

•         alelade: Adet olduğu üzere anlamında… Günlük hayatta ise; “bayağı, sıradan,

değersiz,, gibi bir anlamda kullanılmakta. Bunun karşıt anlamlısı,

a

“fevkalade„dir. “Adetin (olağanın) dışında, olağanüstü demek.,,

•         allame: Her şeyi bilen. Allame-yi cihan: dünyanın her şeyini bilen demek.

Eleştirirken: “sen kendini allame-yi cihan mı sanıyorsun?,, deriz.

• asr-ı saadet: Hz. Peygamber zamanı. Ondan önceki zaman için de “cahilliye dönemi,, ifadesini kullanırız.

•         ayyuka çıkmak: Olumsuzlukların, söylenti, suç ve kabahatlerin haddini aşması, her

tarafa yayılması anlamında. “Ayyuk,, göğün pek yüksek kısmı demek.

•         Azze ve Celle: Aziz ve Yüce (Allah) anlamına gelen bir söylem.

•         battal: çok büyük, cesur, yiğit demek. (Battal boy, battal beden. Battal

Gazi… gibi)

A                                       A

•         ben-î Adem: Adem oğulları, insanlar. (beni=oğul anlamı taşır.)

 

•         berzah (âlemi): Ruhların kıyamet gününe kadar bekleyecekleri dünya ile ahret

arasındaki yer.

•         beynelmilel: Milletlerarası, uluslararası anlamında bir sözcük.

•         biemrillah: Allah’ın emriyle

•         biiznillah: Allah’ın izniyle

•         bihakkın: Hakkıyla, hakkını vererek, tamamıyla demek.

•         bilakis: Aksine, tam tersine anlamına gelir.

•         billah: Allah için. “Vallahi,, de aynı anlamda kullandığımız bir ant içme sözü.

•         bilmukabele: Karşılık olarak anlamı taşıyan bir söz.

• esfel-i safilin: Kızgınlık esnasında kullanılan bir söz. “cehennemin yedinci ve en alt tabakası,, demek.

•         Araf: Cennet ile cehennem arasında bir tepe.

•         Arasat: Kıyamet günü toplanılacak meydan demek. Günlük konuşmalarda “arada

kalmak, ne yapacağını bilememek, kararsızlık geçirmek,, gibi durumlarda “Arasat’ta kaldı, Arasat’ta kaldım.,, gibi ifadeler kullanıyoruz. Oysa sözün doğrusu, Araf ta kaldı, Araf ta kaldım olmalı.

•         La havle: Kızgınlık anında kullandığımız bu ifade, “Ondan başka kuvvet yok.,,

demektir. Sözün tamamı: “La havle vela kuvvete illa billah,, şeklinde olup; kudret ve kuvvet, ancak Allah’tandır anlamına gelir.

•         estağfurullah: İkramlara karşı alçakgönüllülük göstermek için kullanırız bu ifadeyi.

Anlamı; Allah’tan bağış ve yardım dilerim, demek.

•         binaenaleyh: Bundan dolayı anlamında kullandığımız bir ifade.

Son olarak bir de mezarlık ziyaretleri esnasında mezar taşlarında sıkça karşılaştığımız bir ifade var: “Hüvel baki,, Arapçadan gelen bir söz.

Hüve: O (3. Tekil kişi). Baki=kalıcı demek. Öyleyse mezar taşlarındaki bu söz; “O kalıcıdır.=Kalıcı olan Allah’tır.,, anlamına gelmekte ve Allah hariç, bütün nefislerin ölümü tadacaklarını vurgulamakta…

Umarım, gençlerimiz bundan böyle yukarıdaki söz, sözcük ve deyimlerle karşılaştıklarında veya bunları kullandıklarında söylenenlerin veya söylediklerinin anlamlarını bilmenin rahatlığını hissedeceklerdir.

 

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: