Son Dakika
20 Ağustos 2017 Pazar
03 Temmuz 2015 Cuma, 08:59
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

Fitre Kimlere Vaciptir

Fitre Kimlere Vaciptir İnsan sosyal bir varlıktır. O toplum içinde doğar, toplum içinde yaşar ve ölür. Fıtratına dercedilmiş bütün duygular, latifeler ve kabiliyetler ancak toplum hayatında yeşerir, boy gösterir ve fonksiyonunu icra eder. Fitre hakkında Kâinatın Efendisi (s.a.v)’den rivayet edilen hadislerin bazısında büyük-küçük, zengin-fakir ilaveleri vardır. İşte bu rivayetlerin hepsini göz önünde bulundurarak hüküm veren […]

Fitre Kimlere Vaciptir

İnsan sosyal bir varlıktır. O toplum içinde doğar, toplum içinde yaşar ve ölür. Fıtratına dercedilmiş bütün duygular, latifeler ve kabiliyetler ancak toplum hayatında yeşerir, boy gösterir ve fonksiyonunu icra eder.

Fitre hakkında Kâinatın Efendisi (s.a.v)’den rivayet edilen hadislerin bazısında büyük-küçük, zengin-fakir ilaveleri vardır.

İşte bu rivayetlerin hepsini göz önünde bulundurarak hüküm veren Hanefiler dışındaki üç mezhebin imamı, “Kişinin fitre vermesi için zekâtta olduğu gibi nisab miktarı mala sahip olması şart değildir” demişlerdir.

Buna göre; ev eşyası ve aslî ihtiyaçları içinde mütalaa edilen başka şeyler dışında bir günlük yiyecekten fazlasına sahip olan kişiler, hem kendisi, hem de bakmakla sorumlu olduğu kimseler adına fitre vermek zorundadır.

Hanefi mezhebine göre, fitre’de tıpkı zekâtta olduğu gibi nisab vardır. Ama burada öngörülen nisab, zekâttan farklıdır. Şöyle ki; fitrede söz konusu olan malın, gelir getiren ticaret malı olması gerekmediği gibi, üzerinden bir yıl geçmesi de gerekmez.

Buna göre aslî ihtiyaçlar dışında 200 dirhem (595 gr.) gümüş veya bunun kıymetinde para ve eşyaya sahip olan her Müslüman fitre vermekle yükümlüdür. Bir başka ifade ile arzedecek olursak, bu durumda olan bir müslüman’a Hanefi mezhebine göre zekât alması haram olduğu gibi, fitre vermesi ve kurban kesmesi de vaciptir.

Ayrıca bu tür kişiler, kız, erkek kendi çocuklarının malları varsa onların malından, yoksa kendi malından, fitrelerini ödeyecektir. Evli kadınlar ise, onlar fitrelerini Hanefi mezhebine göre kendileri ödemekle sorumludurlar. Diğer üç mezhep ise bu konuda fitre nafakaya dahil olduğu için kocaları, hanımları adına öder hükmünü koymaktadır.

Mecnun, deli olan çocuğun fitresini babası öder. Dede, baba makamındadır. Dolayısıyla torunlarının fitrelerini vermek, şayet çocukların babası ölmüş ise dedeleri üzerine vaciptir.

Elinde fitre vermesini gerektirecek kadar malı olan kişinin vadeli- ileri bir tarihe ödenecek- borcu olsa, hatta bu borç elindeki, avucundaki her şeyi içine alacak kadar çok da olsa, fitre yine vaciptir. Ancak, borç acil ise, kişi önce borcunu ödemelidir. Bu durumda fitre kendisine vacip olmaz.

Bir genelleme yapacak olursak, kişi, nafakalarını temin ile mükellef olduğu küçük büyük, hür veya köle bütün insanlar adına fitre vermek zorundadır.

Fitrede nisabın bu kadar aşağı tutulması, hatta nisab şartı aranmaması bir günlük yiyeceğe sahip olandan, toplumun en üst seviyede-hayat standardına göre- hayat süren zenginlerine varıncaya kadar, senede bir gün bile olsa vermenin izzetini, başkalarına yardım etmenin lezzetini tattırmak gayesine yönelik olduğu çok rahatlıkla söylenebilir.

Ayrıca bu, toplumdaki sosyal adalet duygusunu pekiştirici, hayata taşıyıcı çok önemli ve hayatî fonksiyona sahip bir uygulamadır.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: