Son Dakika
18 Ekim 2017 Çarşamba
17 Kasım 2014 Pazartesi, 10:25
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

Filistin Dramı Ve Uyuyan İslam Coğrafyası(2)

Filistin Dramı Ve Uyuyan İslam Coğrafyası(2)   Bir önceki yazımda Filistin dramının tarihsel sürec içinde geçirdiği merhaleleri yazmıştım. Bu gün kaldığımız yerden devam ediyoruz. Yıl 1993…Oslo barış süreci başlıyor. Aynı zamanda 1. İntifada sona eriyor. Bu hareket yıllardır ezilen, işkence edilen, zorla evlerinden kovulan, en ağır katliamlara uğrayan bir halkın kadın-erkek, yaşlı-genç hep birlikte işgalci […]

Filistin Dramı Ve Uyuyan İslam Coğrafyası(2)

 

Bir önceki yazımda Filistin dramının tarihsel sürec içinde geçirdiği merhaleleri yazmıştım. Bu gün kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Yıl 1993…Oslo barış süreci başlıyor. Aynı zamanda 1. İntifada sona eriyor. Bu hareket yıllardır ezilen, işkence edilen, zorla evlerinden kovulan, en ağır katliamlara uğrayan bir halkın kadın-erkek, yaşlı-genç hep birlikte işgalci İsrail’e karşı oluşan doğal bir başkaldırı hareketinin adı oluyor.

Yıl 2000…Tıkanan Oslo sürecini hedefine ulaştırmak için Camp David’de bir araya gelen İsrail ve Filistin liderleri anlaşmaya varamadı. Ariel Şaron’un provokatif Mescid-i Aksa ziyareti, ikinci intifada’nın başlamasına neden oluyor. Kassam roketleri sahneye çıkıyor.

Yıl 2004 Filistin  devlet başkanı Yaser Arafat ömrünü tamamlıyor ve yaşama veda ediyor. Hemen sonrasında Filistindeki iç mücadele hareketleniyor. Hamas’ın tekerlekli sandalyeye mahkum lideri Şeyh Ahmet Yasin, cami çıkışında İsrail füzeleri tarafından şehid ediliyor.

Yıl 2005… İsrail 38 yıldır işgal altında tuttuğu Gazze’den askerlerini çekiyor. Buna rağmen Gazze’nin sınırlarını, deniz kıyısını ve hava sahasını kontrol altında tutmaya devam ediyor ve gerektiğinde operasyon düzenleme hakkını saklı tutuyor. Yani tek taraflı olarak kendini tek yetkili ve tek söz sahibi olarak ilan ediyor.

Yıl 2006… Filistin genel seçimleri yapılıyor. Seçimi kazanan Hamas ile iktidarı kaybeden El-Fetih arasında siyasi ve askeri mücadele başlıyor. Kemik paylaşımında her iki taraf kıyasıya mücadele ederek çarpışırlarken, İsrail yine aradan sıyrılıyor ve mücadelesinde tırmanıyor.

Yıl 2007… Arap dünyasının girişimiyle varılan anlaşma kısa sürüyor. Hamas Gazze’yi kontrol altına alıyor. Filistin lideri Mahmut Abbas, Hamas hükümetini feshederek, Batı Şeria’da Selam Feyyad  hükümütİni görevlendiriyor.

Yıl 2008… 19 Haziran’da İsrail ile Hamas arasındea 6 aylık ateşkes anlaşması imzalandı. 4 ve 17 Kasım’da Gazze’yi bombalayan İsrail, ateşkesi ilk önce kendi bozmuş oluyordu.İsrail ordusu, Kassam roketlerini gerekçe göstererek Gazze’ye saldırıyor.

Tarihin akışı içinde görüldüğü gibi Filistin’de şartlar hep filistin devleti ve Filisitinli’nin aleyhine işledi ve gelişti. İsrail, bölgenin tek hakimi ve yegane söz sahibi pozisyonunda olmayı başardı. Filistin’liler hep köle ve mahkum konumunda esir hayatı yaşamaya devam ettiler Kendi topraklarında aesir ve bütün sosyal haklardan mahrum kaldı.

İsrail, işgalci ve yayılmacı politikalarını hiç ara vermeden deva1m ettirdi ve nihayet gele gele son günlerde Mescid-i Aksa’nın mihrabının altına kadar geldi. Necis ayaklarıyla o nezih mekanları kirletti. Bütün dünya yıllardır süregelen bu işgalci siyonistin bütün zulümlerini seyrederken, zalim hep güç ve destek aldı, daha bir cesaretlendi.

İki milyar nüfusu aşkın bir islam dünyası, hamasi nutuklar atmak ve kınama mesajları yollamaktan öte bir şey yapmadı. Müslümanlar havanda su dövdüler. Meydanları boş bulunca mangalda kül bırakmadılar. Ama ciddi hiçbbir yaptırım uygulamadılar. Bugün hâla başta Türkiye olmak üzere İsrail ile en çok ticarî anlaşmalar imzalayanlar müslüman ülkeler ne yazık ki!  Kusura bakılmasın ama bu ense müslümanlarda olduğu sürece daha çok şaplaklar yerler. Ve Filistin esaretten kurtulmaz.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: