Son Dakika
12 Aralık 2017 Salı
15 Ekim 2016 Cumartesi, 08:25
Mehmet Koç
Mehmet Koç [email protected] Tüm Yazılar

Ey Hayat; Dünyanın Bütün Sevgileri…( 4 )

Ey Hayat; Dünyanın Bütün Sevgileri…( 4 )

 

Dünyanın bütün sevgilerini istiyorum. Bütün öğrencilerini diyorum. Yüzleri sevgiye dönük nice güzel yaşamları için diyorum. Ülkemin bütün öğrencilerini; gözleri umuda dönük, yürekleri kardeşliği besleyen…Kavga nedir bilmeyen, dostluğu ve sevgiyi yaşatan öğrencilerini…

Şairin dediği gibi; ‘Güzel günler göreceğiz çocuklar’ dizesinde olduğu gibi güzel günler görmeli, yaşayabilmeli tüm çocuklar. Güzel günlerini yaşamalı öğrenciler öğretmenleriyle. Ayrı mehmet-koc4düşmemeli hiç biri. Öğretmeniyle kurduğu duygusal ve psikolojik bağını yitirmemeli. Umuduna kara bulutlar düşmemeli öğrencilerin.

Yine gideceğiz çocuklar yaşamı keşfetmeye. Hayatı yerinde tanımaya. Sinemada film nasıl gösterilir. Film makinesi nasıl çalışır. Salonun karanlık olmasının sebebi nedir. Neden film izlemeliyiz. Salonlara girerken nasıl davranmalıyız? Anlatmalıyım. Göstermeliyim. Sanatsal bakışlarını genişletmeliyim onların. Kim bilir belki bir film yapımcısı olurlar. Belki bir senarist ya da yönetmen. Hatta ödüllerle festivallerde boy gösteren birer oyuncu. Yıkılmamalı hayalleri öğrencilerin.

Sonra, sonra doğayı sevmeli çocuklarım. Bir fidanın kıymetini bilerek ormanı anlamalı. Yaşamak bir ağaç gibidir, teksindir. Ama bir orman gibi çoğulsundur. Kardeşçesindir. Binlerce kuşa ev sahibidir ağaçlar. Yağmurlara yön veren ve iklimleri etkileyen. Tüm canlılara da akciğer olan. Temiz hava sunandır orman. Ne çevresine bir atık bırakmalı çocuklar, ne de kirlenmesine müsaade etmeli. Kendi eliyle dikmeli bir fidan. Kendi yaşatmalı, kendi büyütmeli. Tohumlar fidana, fidanlar ağaca şarkısını her baharda kendi dillendirmeli. Yine gitmeliyim çocuklarımla bir fidan dikmeye…

mehmet-koc5Sonra piyeste görev almalı çocuklar. Şarkılarla, rontlarla kendini ifade etmeyi öğrenmeli. Şaşkına dönen büyükleri gibi olmamalı toplum karşısında. Rahat, kendine güvenen ve cesaretli yetişmeliler. Espri yapmalı, gülmeli hayatın keyifsiz anlarında. Sonra, sonrasında da hep tanımalı yaşadığı yerden başlayarak dünyayı. Tarihi yerlere götürmeliyim onları yine. Kültürel zenginliklerimizi öğretmeliyim. Folklor oynamalı, kıyafetleri tanımalı. Kol kola davullu zurnalı hayal çekmeli.  Her figürün başka bir manası olduğunu ve her oyunun kültürel gelişimle var olduğunu bilmeli.  Neşeyle sevgiyle kutlamalı yirmi üç Nisanlarını. Uçurtmalarla, dondurmalı eğlenceleriyle, kırlara uzanan mutluluk olabilmeli. Sofralarda kardeşçe oturmalı sevgiyi yitirmeden.

Okumalı çocuklarım bol bol. Okuduklarıyla hayatı öğrenmeli. Hem gezerek hem de okuyarak tabi. Sergi salonlarını gezmeli. Sergilenen ürünlerde kendini bulabilmeli. Büyük kütüphanelere mehmet-koc6gidebilmeli. Şehir kitaplıklarını tanımalı. Ve yeni yazarlarla tanışmalı. Hem de okuduğu kitabın yazarıyla buluşmalı mümkünse. Okuduğu kitaplarla arkadaş olmalı ve kitabın yazarıyla sohbet etmeli. Konuşmalı, eleştirmeli ve de yazarlığı öğrenmeli. Ne güzel de sohbet edermiş benim miniklerim deyivermeliyim ben de. Kim bilir belki bir yazar olurlar. Çocuk kitapları yazan ya da romanları çok çok satan.  Belki bir şair. Belki de bir yayıncı olurlar. Buluşturmalıyım yine öğrencilerimi yazarlarla. Hayatı yazmalarını sağlamalıyım.

DIGITAL CAMERAEy Hayat; dünyanın bütün sevgilerini okudum senin. Bütün öğrencilerime yaşamı sundum. Şarkılarla, türkülerle ve oyunlarla derslerini sevdiler. Gözlerindeki fer hiç sönmedi. Umutla bakmayı öğrendiler sana. Kavga ederken arkadaşıyla, barışmanın da bir erdem olduğunu keşfettiler. Sonra birlikte al satarım bal satarım dediler. Kahvaltı yapmanın kendi gelişimlerine olumlu etkisi olduğunu, “kırmızı domatesleri/ ekmek arası peyniri /haşlanmış bir yumurta/ afiyetle yemeli” şarkısında Ercan Mertoğlu’nun dizeleriyle öğrendiler. Çizdiler seni bol bol. Pastel boyalarıyla, sulu boyalarıyla.

Ceyhun Atuf Kansu gibi nice şairleri tanıdım. Mahmut Makal ve Fakir Baykurt gibi yazarları bildim. Çocuklarıyla hayatın nasıl paylaşıldığını mehmet-koc3yüreğimde hissettim. Dünyanın bütün çiçeklerini bütün sevgilerini büyüttüm yıllar yılı. İnsanlarını ve ailesini ve de tüm hayatı seven öğrencilerimle mutlu oldum her öğretmen gibi. Her öğretmenin yaşadığı ilkokul anılarını biriktirdim kültür defterimde. Diş türlerini öğrendim muzip gözlerden; Gümüş diş, altın diş, porselen diş, takma diş çeşitlerini sayan bilmiş şirinlerimden.

mehmet-koc1Çocuklar çiçektirler. Onlar sevgiyle büyürler. Hayata ise öğretmenleriyle tutunurlar. İki dudağın arasından çıkan bir sözle yitmez hiçbir hayat!.. Kopmaz hiçbir hayat bağı!.. Bir gecenin karanlığında verilen kararla sönmez hiçbir güneş!..Yaşadığımız öğrencilerimizle olan hayatın bir sisli havayla dağılacağını düşünmedim hiç. Güzel ve mutlu anılar biriktirmiştir her öğretmen de benim gibi. Ve biriken her anıyı hiçbir silgi silemez. Yine anılar oluşacak ve yine umut büyütecek günler olacaktır. İçinde bulunduğumuz zamanın güzel günlere evrileceği ve umut dolu yarınların yaşanılacağını biliyorum. Çünkü çocuklarına kıyanların geleceğine verdikleri hasarı görmeleri uzun sürmeyecektir. Ve çocuklarına verilen değerlerle yükselecektir ülkem.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: