Son Dakika
12 Aralık 2017 Salı
11 Mayıs 2015 Pazartesi, 09:27
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

Engelli Kardeşlerimiz Ve Merhamet Duygularımız

Engelli Kardeşlerimiz Ve Merhamet Duygularımız

 

Engeller ve engelliler toplumun gerçeğidir. Toplumun her bireyi her zaman engellerle ve engellilerle karşılaşabilir. Ne oldum dememeli ne olacağım demeli…

Ülkemizde engellilerin sayısının nüfusumuzun toplam sayısının yüzde 12 sine tekabül etmesi engelli proplemimizin de kat kat büyük olduğunun habercisi demektir.

Yapılan istatistiklere göre, ülkemizdeki engellilerle beraber aynı sorunu yaşayan onların sıkıntılarını paylaşan aileleri de hesaba katılırsa bu oran yüzde 37 lere kadar maalesef tırmanmaktadır. Bu da oran olarak dünya ortalamasının üzerinde bir rakam demektir. Peki bu kadar kalabalık bir oranın ailelerinin, akrabalarının çevrelerinin sıkıntılarıyla bizler ne kadar ilgileniyoruz?

Bazı engellilerimiz yaratılıştan özürlü, bazıları sonradan çeşitli nedenlerle özürlü olabilmektedirler. Her şey ve herkes kaderin hükmü altındadır. Ancak İlahî kadere rıza göstermek inancımızın gereğidir.

Kadere razı olan, kaderin hükmünün ezel ve ebed sultanı tarafından verildiğine inanan inançlı insanlar kederden emin olurlar. Dünya imtihan dünyası… Engelliler engelleriyle imtihan olurken, engelsizler, sağlam uzuvlara sahip olanlar da, nimetin kıymetini bilip bilmemekle imtihan oluyorlar.

Kimin gerçek kör, kimim gözlü olduğu bilinemez. Kimin gerçek sağır, kimin kâinatta bütün sesleri  işittiğini bilemeyiz. Kimin gerçekten dilsiz ve lâl olduğu, kimin gerçekleri, hakkı, hakikatı konuştuğunu biz idrak etmekten aciz kullarız.

Yüce yaratıcı engellilere verdiği hassasiyeti, duygusallığı, marifetleri, becerileri, seziş kabiliyetini, anlama yeteneğini pek çok engelsizlerimize, bizlere vermemiştir. Bu da dünyanın tam bir imtihan dünyası olduğunun yegane gerçeği olsa gerek…

Öyle ya, insanlığın var olduğu, tarihin bütün dönemlerinde dünyanın her köşesinde engelli insanlar var olmuştur. Biz engellileri anlamaya ve anlamlandırmaya çalışmalıyız. Dünya durdukça da engelli kardeşlerimiz var olacaktır.  Bizler bu insanlara yapabildiğimiz ölçüde gerçek insanlığımızı gösterebilmeliyiz.

Engelli insanlarımıza maddi manevi nasıl yardım edebiliriz? Bu sorusu kafamızı karıştırmalı, beynimizi yerinden oynatmalı, zihnimizi zorlamalıdır. Düşüncelerimizi allak bullak etmelidir. Senenin bir günü, ya da bir haftası engelliler günü olarak, göstermelik, yapmacık ve istismara açık törenlerle geçiştirilmemelidir.

Engelli kardeşlerimize anne-babalarının gösterdikleri o sonsuz sabırlarını bizler de gösterebiliyor muyuz? Onlara iş yerlerimizde, resmi dairelerimizde, yolda yürürken, caddede karşılaşırken, mağazada alışveriş yaparken, toplu taşıma araçlarına binerken, sabırla, sevgiyle, tahammülle, şefkatle, merhametle muamele edebiliyor muyuz?

Onları saf dışı görüp dalga mı geçiyoruz? Onların eksikliklerini görüp alay mı ediyoruz, yoksa ibret alıp onları sırtımızda taşıyor muyuz? Kimin uzuvlarının, duygularının gerçekten eksik olduğunu biz bilemeyiz. Ama hepimizi dilediği şekilde yaratan Yüce Yaratıcı, gerçekten bilir her halimizi ve vakıftır her hareketimize…

Bütün engelli kardeşlerimin engelliler gününü, haftasını kutluyor, egeli sorunlarının çözümlendiği bir Türkiye dileklerimle mutlu, huzurlu uzun ömürler diliyorum.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: