Son Dakika
12 Aralık 2017 Salı
22 Temmuz 2017 Cumartesi, 08:46

EĞİTİM ÇIKMAZI

Bizde eğitime göre kabiliyetler oluşturulmaktadır.

Kabiliyetlere göre eğitim verilmemektedir.

Eğitimin kendisi eğitime muhtaç iken, ürettiği öğrenci de üretimsiz öğrenci durumuna düşmektedir.

Nitekim şu anda bizde gitmek istediği okulu seçmede öğrenci zorlanırken, gittiği okulu 9 zayıfı da olsa bitirebilmektedir.

Bir de buna okul idaresinin sürekli yüzdelik oranlarını yükseltmek amacıyla öğretmene adeta gizli bir baskı uygulayarak yükseltmesi,

Veya diğer bir yandan da öğretmene güvenmeyip onu şaibe altında bırakması eğitimin kalitesini düşürmektedir.

Ve de bizde üniversiteyi kazanmak zor iken, okumak kolaylaştırılmıştır.

Ve kazanmak için yıllar harcanırken, birde istediği bölüme gidememe veya gitse de bölümünü değiştirmesi gibi kayıplar yaşanmaktadır.

Oysa tersi  olmalıdır.

Girmek kolaylaştırılmalı, okumak zorlaştırılmalıdır.

Hiç olmazsa isteyen istediği bölümü zorla da olsa severek okuyacaktır.

Nitekim 1970 yıllarında bizim dönemlerde orta okulu bitirmek gayet zor idi.

İki dersten sınıfta kalan kalıyordu.

Şimdi ise hem muafiyet sınavının olması, hem tüm derslerin ortalamasının % 50 olması, 9 zayıfla da olsa geçmeyi kolaylaştırmaktadır.

Oysa kabiliyete göre öğrencilerin tasnif edilmesi ve ona göre eğitim verilmesi başarıyı daha da arttıracaktır.

Herkese aynı derecede eğitim verilmektedir.

Oysa branşlaşma olmalıdır.

-Bizde 9. Sınıfta bir öğrenci Kur’an-ı Kerimi okuyamamaktaydı. Bana okumamı söyleyip okuduğumda aynısını oda rahatlıkla okuyabiliyordu.

Bu öğrenci istediği zaman geliyor, istediği zaman da gelmiyordu.

Bunun durumu akıl eksikliğinden değil, fazlalığından idi.

Bu öğrencinin özel alınıp yetiştirilmesi gerekti.

Düşük sınıflarda yüksek öğrencilerde kaynayıp eriyerek tükenmektedirler.

Özetle eğitimin eğitime ihtiyacı vardır.

-10. sınıfta yabancı dil sınıfı oluşturulacaktı.

Değerli ve gayretli İngilizce hocaları kızım hakkında benimle de görüşüp, alınmaması yönünde temayül gösterdiler.

Ben ise alınmasını arzu ettim ve alındı.

Son sınıfa kadar 20 küsurluk sınıfta 11 kişi kaldı, benim kızım ise üçüncü sırada bitirdi.

Şu an yabancı dil öğretmenliğinde severek ve başararak okumaktadır.

Öğrenciler harcanmamalı, eğitimin çarkları arasında öğütülmemelidir.

Okullar ve sınıflar hapishane olmaktan kurtarılmalıdır.

Eğitimde otorite, disiplin olmalı. Bu günkü eğitim gibi başı boş bırakılmamalıdır.

Öğretmen öğrenciyle değil, dersle uğraşmalıdır.

Bu günkü eğitim bundan çok geri ve uzaktır.

Her şey sadece kitabi kalıp, deneme ve pratik yapma yeterli olmayıp, masa başı eğitimde kalmaktadır.

Onun içindir ki herkes okul bittikten sonra masa başı görev almak istemektedir.

-Bizdeki değerler de çok çabuk bitirilmektedir.

Hatta dünya çapında madalya vermediğimiz ancak alanlar bile madalyalık yapılarak törpülenmekte, basitleştirilmektedir.

Marifet herkesin okuması değil, herkesin neyi ve ne kadar faydalı olarak okumasıdır.

Milli eğitim okuma sayısını yükseltmekte, kaliteyi düşürmektedir.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: