Son Dakika
19 Ekim 2017 Perşembe
11 Temmuz 2017 Salı, 13:25

Duygusal Yeme ve Etkileri   Bu haftaki yazımda sağlıklı bir bedene sahip olmak için adım atarken temelde yatan sıkıntılara değinmek istedim. Yemek yemenin temel amacı yaşamak, beslenmek ve sağlıklı olmak olsa da insanların aslında bir nevi ruh halini de yansıtmaktadır. Bazen rahatlamak, eğlenmek, öfkeyi bastırmak veya üzüntüyle baş edebilmek için de gözler dış dünyaya kapatılıp […]

Duygusal Yeme ve Etkileri

 

Bu haftaki yazımda sağlıklı bir bedene sahip olmak için adım atarken temelde yatan sıkıntılara değinmek istedim. Yemek yemenin temel amacı yaşamak, beslenmek ve sağlıklı olmak olsa da insanların aslında bir nevi ruh halini de yansıtmaktadır.

Bazen rahatlamak, eğlenmek, öfkeyi bastırmak veya üzüntüyle baş edebilmek için de gözler dış dünyaya kapatılıp akla ilk gelen besini yeme çabası gösterilebilir. Ya da içinde bulunulan duygusal boşlukta mutlu edebileceğine inanılan sihirli bir besin olduğu inancı olabilir. Bazen de fazla miktarda yemek yiyerek bu durumun strese, olumsuz düşünce tipine ve can sıkıntısına karşı bir hafiflik duygusu oluşturduğu hissedilir. Aslında bunu yaparken de verilen hazzın çoğu zaman geçici olduğu unutulur. İşte bu durum tam da duygusal yemeye işaret ediyor.

Nedir duygusal yeme?

Fizyolojik olarak tok olsak da hissedilen açlığa bağlı ve çoğu zaman belli bir yiyeceğe duyulan karşı koyması güç istekle gerçekleşen yeme biçimidir. Bireyler fit bir vücuda sahip olup sağlıklı beslenmeye karar veriyor. Bunun için her türlü somut koşul sağlanıyor. Ama bir süre sonra işler yolunda gitmemeye başlıyor. Kişiler bu evrede karın acıktığı için değil de bir duygusal açlığı gidermek için  fazlaca yemeye meyletmektedir. Tüm bunlara ek olarak özgüven eksikliği, aile veya diğer ilişkilerde sorunlar, yoğun kaygı, depresyon ve stres gibi faktörler de duygusal yemede etkilidir.

Olumsuz duygular taşırken neden yemek yeme ihtiyacı duyarız?

Çünkü zihnimizde var olan düşünce ‘ yemek yemek ‘rahatlatır şeklindedir. Çünkü yemek yemek en temel ihtiyaçlarımızdan biridir. Dünyaya gözlerini yeni açan bir bebekte dahi karnının doyurulması fiziksel açıdan rahatlamaya ve bebeğin kendini güvende hissetmesi için oldukça önemlidir.

Peki duygusal yeme alışkanlık haline dönüşürse?

Elbette hepimiz zaman zaman duygusal yeme davranışı gösterebiliriz. Bazen kaçamaklar yapıp yemeklerin porsiyon ölçülerini de kaçırabiliriz. Ama  bu durumun alışkanlık haline dönüşmesi fiziksel ve duygusal sorunlara yol açabilir. Fazla kiloların sağlık açısından problem teşkil edebileceği gibi duygularımızı tanımama, ihtiyaçlarımızı fark etmeme durumu sürekli bir hal aldığında psikolojik sorunlara yol açabilir.

Duygusal yeme davranışı nasıl fark edilir?

Duygusal yemenin üstesinden gelmek için en önemli aşama bu durumun farkına varabilmektir. Öncelikle kendimizi sorgulamayı öğrenmeliyiz.

Aç olmadığım zamanlarda da yemek yeme ihtiyacım oluyor mu?

İçinde bulunduğum öfke, sinir, kızgınlık, kırgınlık, korku gibi olumsuz duyguları bastırmak için mi yiyorum?

Yemek yediğim halde kısa bir süre sonra ani açlık hissi oluşuyor mu?

Yediklerimden sonra suçluluk hissi duyuyor muyum?

Duygusal açlığımı gidermek için yemeği bir araç olarak mı kullanıyorum?

Son yemeğimi yedikten sonra iki saat geçmeden gözlerimin önünden hayalini kurduğum bir besin geçiyor mu?

Bu tarz sorularla fizyolojik bir hastalığınız yoksa içinde bulunduğunuz durumu değerlendirebilirsiniz.

Duygusal yemeyle nasıl baş edebilirim?

  • Kendinizi sorguladıktan sonra hissettiğiniz şeyin duygusal açlık olduğunu anlayınca yapacağınız ilk şey bu hissin arkasındaki duyguyu anlayabilmek olmalıdır.
  • Kendinizi anlayıp duygularınızı fark etmek için kendinize bir şans vermeniz gerekir. Bunu alışkanlık haline getirdiğiniz vakit işlerin yoluna girmeye başladığını görebilirsiniz.
  • Açlık hissinize saygı gösterin. Açlık noktasına ulaştığınız zaman ölçülü ve bilinçli yeme davranışı göstermeye çalışın.
  • Belli bir gıdaya odaklandığınız anda zihninizi dağıtabilecek farklı aktivitelere başvurabilirsiniz. Egzersiz yapma, yürüyüşe çıkma, o an sevdiğiniz bir arkadaşınızla buluşma kısacası sizi rahatlatacağına inandığınız farklı bir uğraşa başvurun. Yeme dürtünüzün azalacağını hissedeceksiniz.
  • Yiyecekler ile barışın. Kendinizi belli bir gıdayı yememek için şartlandırmayın. Çünkü bu yoksunluk hissine sebep olabilir.
  • Tokluk hissinize kulak verin. Doygunluğa ulaştığınız zaman vücudunuzda oluşan belirtileri gözlemleyin.
  • Bedeninize saygı gösterin. Genetik yapınızı göz önünde bulundurun. Gerçekçi olmayan beden ölçülerine sahip olma arzusuyla kendinize haksızlık etmeyin.
  • Sağlığınıza değer verin. Sağlığınızı ve damak tadınızı dikkate alarak beslenin. Bir anda mükemmel bir şekilde her şeyin yola girmesini beklemeyin. Hayatınızda farklılık oluşturabilmek için kendinize zaman verin.

Son olarak da arada bir kendinize küçük kaçamaklar yapmak için izin verin, üstesinden gelmekte zorlandığınız bir duyguyla baş başa kaldığınızda bir şeyler yiyin fakat daha çok sağlıklı şeyler yemeye çalışın. Şu hayat yolculuğunu sakin ve dingin geçirmek kendi elinizde. Yolunuza çıkan taşları yine siz kaldırmalısınız, duygularınıza yenik düşmeden. Aklınızdaki yoğun işleri bir tarafa bırakıp sadece kendinizi dinleyin ve sizi mutlu eden şeylerin peşinden gidin. Gülecek haliniz olmasa bile kendinizi kahkahalarla güldürmeye zorlayın. O zaman duygularınızı yönetmenizin de daha kolay olacağını göreceksiniz.

Herkese mutlu bir hafta diliyorum, sağlıcakla kalın…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: