13 Şubat 2015 Cuma, 10:01
Murat Kavak
Murat Kavak [email protected] Tüm Yazılar

Duyguların en korkuncu umudu yitirmektir

Duyguların en korkuncu umudu yitirmektir   Her insanın derinliklerinde bir umutlar ülkesi kuruludur. Hayallerle süslenen, bazen sevgi, bazen hırs ile kaleleri inşa edilen bir ülkedir orası. Yolları sağlıktandır. Aydınlatması huzurdan. Denizleri yaşama sevincidir. Tel örgüleri yoktur. Gece sokaklarında polis gezmez. Mutlu olduğumuz anlarda mevsim bahardır. Kırları yemyeşil, dağları ormanlıktır. Havası tertemizdir. Bahçelerindeki çiçekleri renk renk, […]

Duyguların en korkuncu umudu yitirmektir

 

Her insanın derinliklerinde bir umutlar ülkesi kuruludur.

Hayallerle süslenen, bazen sevgi, bazen hırs ile kaleleri inşa edilen bir ülkedir orası. Yolları sağlıktandır. Aydınlatması huzurdan. Denizleri yaşama sevincidir. Tel örgüleri yoktur. Gece sokaklarında polis gezmez.

Mutlu olduğumuz anlarda mevsim bahardır. Kırları yemyeşil, dağları ormanlıktır. Havası tertemizdir. Bahçelerindeki çiçekleri renk renk, çeşit çeşittir Irmakları coşkun akar. Ağaçlarını biz eker her gün biz yeşertiriz. Çimlerini kendimiz sularız.

Umutlar ülkesindeki köşklerimizde hep sevdiklerimiz yaşar. Onları en sevdiğimiz halleriyle düşünür, oradaki en muhteşem saraylarına yerleştiririz.

Hayatın acı tarafları, hastalıklar, dost kazıkları, yalanlar umutlar ülkesindeki mevsimi birden bire değiştirir. Gökyüzü kararır, şimşekler çakar meydanına. Havası soğur, kaldırımları buz tutar. Denizlerinde korkunç fırtınalar olurken içimizde kurduğumuz umutlar ülkesi bizden uzaklaşır derinliklerimize doğru akar.

Umutlar ülkesi çepeçevre yaşama sevinci denizi ile çevrilidir. Ülkenin geçimi, havası, rüzgarı, gıdası hep bu denize bağlıdır. Deniz zaman zaman dalgalı, zaman zaman dingindir. Bazen fırtınalar kopar, bazen tatlı rüzgârlar eser denizden.

Umutlar ülkesinde huzur güneşi parlar. Huzur güneşi insanların bildiğimiz dünyasındaki güneşine benzemez. Belirli bir düzeni yoktur. Umutlar ülkesinde saatlerinizi huzur güneşine göre ayarlayamazsınız. Huzur güneşi bazen bulutların arkasında loş ışıkla yetinir, bazen durup dururken batar dağların arkasında, bazen de en tepede her noktasını aydınlatır umutlar ülkesinin. Işığı duvarları deler geçer.

Umutlar ülkesinde zaman da farklıdır. Orada zaman, gelecek zamandır. Başka zaman bulunmaz. Saatler hep geleceği gösterir. Gelecek zamanın işlediği bu ülkede zamanın durması demek kıyamet demektir. Şehrin meydanında ulu bir ağaç bulunur. Bu ağacın dalları yerde kökü göklerdedir. Hayal ağacı derler adına. Her gün farklı bir meyve verir bu ağaç. Meyveleriyle beslenir ülke sakinleri.

Umutlar ülkesinin dili, milliyeti evrenseldir. Orada ırk kavgaları yoktur. Dili duygu dilidir. Duygu dilleri arasında en çok sevgi dili yakışır oraya. Huzur güneşinin battığı, yaşam sevinci denizinin kirlendiği anlarda bazen korku bazen de endişe dili tercih edilir.

Bütün umutlar ülkesi sahipleri bu ülkenin sokaklarında, parklarında, ormanlarında istedikleri zaman istedikleri şekilde dolaşırlar. Ağaçların arasında gezerken birden bir tepeye çıkıp ormanın hepsini görebilirler. Huzur güneşi altında güneşlenip, yaşam sevinci denizine dalabilirler. Orada hür ve serbesttirler. Hayal ağacında yeni meyveler yetiştirip ağacı yaşam denizinin suyuyla sularlar.

Artık umudum kalmadı derseniz bir gün, umutlar ülkenizde depremler olur. Deniz kurur. Gökler dürülü verir, yıldızlar dökülür. Umudu yitirmek umutlar ülkesinden vazgeçmek demektir. Umudu yitirmek kendi gönlünle yarattığınız, hayat tecrübenizle duvarlarını tuğla tuğla dizdiğiniz şehirleri harap etmektir. Umudu kaybetmek demek yaşamdan vaz geçmek demektir. Duyguların en kötüsü umudu kaybetmektir.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: