Son Dakika
19 Ağustos 2017 Cumartesi
20 Şubat 2017 Pazartesi, 07:56
Orhan Samsatlıoğlu
Orhan Samsatlıoğlu [email protected] Tüm Yazılar

DÜŞÜNMEK, TEFEKKÜR(ETMEK)

DÜŞÜNMEK, TEFEKKÜR(ETMEK) “Akıllı insan düşündüğü her şeyi söylemez, fakat söylediği her şeyi düşünür.,, ARİSTO * İnsanları hayvanlardan ayıran en belirgin nitelik, düşünmedir. Başka ve biraz da uc bir söylemle insan; “düşünen hayvandır,, şeklinde de tanımlanır. Eskilerin mülahaza, mütalaa dedikleri düşünce; herhangi bir konu hakkında ileri sürülen kapsamlı yorumlar demektir. Düşünmek; kafa yormak, akıl yürütmek demektir. […]

DÜŞÜNMEK, TEFEKKÜR(ETMEK)

“Akıllı insan düşündüğü her şeyi söylemez, fakat söylediği her şeyi düşünür.,,

ARİSTO

*

İnsanları hayvanlardan ayıran en belirgin nitelik, düşünmedir. Başka ve biraz da uc bir söylemle insan; “düşünen hayvandır,, şeklinde de tanımlanır. Eskilerin mülahaza, mütalaa dedikleri düşünce; herhangi bir konu hakkında ileri sürülen kapsamlı yorumlar demektir. Düşünmek; kafa yormak, akıl yürütmek demektir. İyiyi, güzeli, doğruyu, yararlıyı bulmak için yapılan zihin egzersizidir. Kültürümüzde bu eylem; kılı kırk yarmak, akıl süzgecinden geçirmek gibi deyimlerle ifade edilir. Demek ki insanlar; herhangi bir konu hakkında görüş belirtmeden önce, onu enine boyuna düşünüp tartışacak, ondan sonra düşüncesini açıklayacak. Zira düşünmeden konuşmak, nişan ^İmadan ateş etmeye benzer. Atalarımız; “Bin düşün, bir söyle… İnsanların büyüklüğü, düşüncelerinin büyüklüğü ile ölçülür.„diyerek, düşünmenin önemini ne güzel dile getirmişler…

Günlük hayatta çeşitli vesilelerle karşımızdakilere: “Düşün, taşın, kararını ver.„deriz. çok güzel bir davranış değil mi?.. Herhangi bir yanlışlık yapmaması için karşımızdakine düşünecek zaman tanımak… Düşünmesini istemek… Kaba bir söylemle işkembeden atmamak, gaf yapmamak, pot kırmamak için düşünmeye vakit ayırmak… Zira biliyoruz ki ham düşünceler ancak akıl yürütmeyle, danışmayla (istişare ile) pişer. Demek ki bireysel düşünmenin yetersiz olduğu yer ve zamanlarda birlikte düşünmek, danışmak da gerekir. Çünkü istişareden iyilik, güzellik, doğru karar ve hayırlı sonuçlar çıkar. Zira istişare; sormak, bilmediğini öğrenmek, araştırmak ve doğruya ulaşmaktır.

Düşünceden bahsederken, düşünce özgürlüğü kendiliğinden ortaya çıkan ve üzerinde durulması gereken bir kavram. Düşünce özgürlüğü, demokrasinin temel ilkesidir. Bir kişinin; istediği gibi düşünebilmesi, bunu açıklama, ifade etme, tartışma, yayınlama hakkına sahip olması demek. Bu, insan olmamızın gereği ve olmazsa olmazıdır. İnsanlar; istediği gibi düşünecek ve düşüncelerini istediği gibi dile getirecek… Yeter ki düşüncesi zararlı olmasın. Düşünceye gem vurulamaz. Bunu yapmak, zihinlere gem vurmaktır. İnsanlar robot olmadıklarına göre elbet farklı düşüncelere sahip olacaklardır. Önemli olan; farklı da olsa birbirimizin düşüncelerine saygı duymak, fikre fikirle karşılık vermektir.

Bakınız Voltaire ne diyor:

“Söylediklerinin hiçbirini kabul etmiyorum; ama düşündüğünü söylemek hakkını sonuna kadar savunacağım.,, İşte tolerans bu… Hoşgörü bu… Demokrasi bu…

Şunu da belirtelim ki düşünce özgürlüğünün de bir haddi hududu vardır elbet. Zira hiçbir özgürlük sonsuz ve sınırsız değildir ve olamaz. Senin özgürlüğün, benim özgürlüğümün başladığı yerde biter… Günlük hayatımızın her anında, her evresinde bunu bilip uyguladığımızda kurtla kuzunun yan yana yaşamaması için hiçbir neden yok… İşte size güllük gülistanlık bir toplum…

 

Peki; düşünce deyince “boş düşünce,, ve “zararlı düşünce„den de bahsetmek gerekmez mi? Zira bireye ve topluma yararı olanların yanında elbet boş ve zararlı olanları da var. Boş düşünce demek; Gerçekleşmesi imkânsız olan hayaller demek. Başka bir söylemle ütopya dediğimiz…Unutmayalım; nakit değerindeki vaktimizi böylesi boş düşüncelere ayıracak zamanımız yoktur. Zararlı düşünceler deyince şunlardan söz edebiliriz: Kişisel bazda zararlı olanlar: Kin, dedikodu, iftira, yalan, haset, tehdit etmek, hakaret etmek, küfretmek vb… Toplumsal bazdaki zararlı düşünceler için de şunları söylemek mümkün: Aile mahremiyetini ihlal etmek; devlet sırlarını ifşa etmek; vatan, millet, bayrak, devlet aleyhinde fikir ileri sürmek; millî ve manevî değerlerimizi aşağılamak… vb.

Acaba düşünmemek, düşüncesizlik diye bir şey olabilir mi? Kanaatimizce olamaz. Zira; insanı hayvandan ayıran en belirgin nitelik, düşünmesidir. Bir insanın; okuduğu, duyduğu, dinlediği, gördükleri hakkında iyi, kötü, az çok fikir sahibi olmaması mümkün değildir. Onun içindir ki büyüklerimiz; “Bitaraf olan, bertaraf olur*y) demişler.

Demek ki fıtratımızda (yaradılışımızda) haktan, hukuktan, iyiden, güzelden, doğrudan yana olmak var. Eğer susmakla bir suça, yanlışa, günaha, haksızlığa sebep olacaksak, yaptığımız iş yanlıştır.

Dar anlamıyla ilk etapta fikir ile tefekkür her ne kadar aynıymış gibi görünseler de farklı şeylerdir. Tefekkür etmek; daha çok dinî bir terim olarak karşımıza çıkar. Biz; bir insanın öz eleştiri yaparak günahlarını, sevabını düşünmesine tefekkür etmek diyoruz. Allah’ı, onun eserlerini, nimetlerini, gücünü kudretini, ululuğunu düşünüp hamd ve şükretmesi… Onu anması. Onun eserlerinden ders ve ibret çıkarması… Bir çeşit ibadet… Yüce dinimiz, tefekküre çok büyük önem vermiştir. Kutsal kitabımızda düşünmemizi, ibret almamızı öğütleyen birçok ayet var. Peygamberlerin hayatından, kişilerin ve kavimlerin yaşantılarından ibretlik örnekler verilerek düşünmemiz (tefekkür etmemiz) istenir. Gerçekten de şöyle bakıp düşündüğümüzde ibret alacağımız, ders çıkaracağımız o kadar İlahî mucizeler var ki… Örneğin; insan vücudu, bu vücuttaki sistemlerin çalışması… Ay, Güneş ve Dünya’nm hal ve hareketlerindeki sırlar… Hayvanlar âlemi, bitkiler âlemi, cansızlar âlemi ve daha nice İlahî eser… Bunların her birindeki Fiziksel, Kimyasal, Matematiksel, Astronomik, Biyolojik sırlar ve mucizeler… Daha neler, neler… Her biri tefekkür etmemizi, tezekkür etmemizi, hamd ve sena etmemizi cjerekUrea rnce ibre”! ve eser…

Allah’ım! Sana sonsuz hamd ü senalar olsun. Şükür ki senin yüce dininin mensuplarıyız… Şükür ki tefekkür ediyoruz, edebiliyoruz…

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: