Son Dakika
22 Ekim 2017 Pazar
10 Temmuz 2017 Pazartesi, 08:47
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

Düşünceler Baskılarla Bastırılamaz

Düşünceler Baskılarla Bastırılamaz   Düşüncelerin, baskıyla, tehditle, zorbalıkla bastırılamayacağını sürekli haykıran tüm dünyadaki yalancı, sahtekâr, iki yüzlü insanlar, yine de silahla ve kılıçla bastırmanın ham hayalini kurarlar. Düşünceyi kalın duvarların arasına hapseden ve okkalı anahtarlarla kilitleyenler de aslında zincirlere vurdukları düşüncelerin bir gün mutlaka duvarlardan çıkacağını ve içeride kalmayacağını çok iyi bilirler. Aslında hepimizin kimseye […]

Düşünceler Baskılarla Bastırılamaz

 

Düşüncelerin, baskıyla, tehditle, zorbalıkla bastırılamayacağını sürekli haykıran tüm dünyadaki yalancı, sahtekâr, iki yüzlü insanlar, yine de silahla ve kılıçla bastırmanın ham hayalini kurarlar.

Düşünceyi kalın duvarların arasına hapseden ve okkalı anahtarlarla kilitleyenler de aslında zincirlere vurdukları düşüncelerin bir gün mutlaka duvarlardan çıkacağını ve içeride kalmayacağını çok iyi bilirler.

Aslında hepimizin kimseye açamadığı düşünceleri ve kimseyle paylaşmadığımız acılarımız vardır. Biliriz ki, düşünceler paylaştıkça gelişir, acılar paylaşıldıkça azalır ve belki de yok olurlar.

Ama buna rağmen içinde bulunduğumuz halet-i ruhiye, beraber yaşamak zorunda olduğumuz bireyler ve toplum,  günlük hayatımızı paylaşmakta olduğumuz çevre faktörü, birilerine düşüncelerimizi açmakta frenler bizi…

Var olmanın yagane temelinde düşünce vardır. Varlığını ispatlamak için düşünce sahibi olmak, düşünemeyenlerin yok olacağını hesaplamak ve buna göre varlığın ötesinde var olmak.

Düşünce özgürdür, eller kelepçelense de. Fikir hapsedilemez ayaklar prangaya vurulsa da!…Karanlık dehlizlerde çürütülmeye çalışılan bütün düşünceler, elbet bir zaman gün yüzüne çıkarlar.

Sadece hastalıklar bulaşıcı değildir. Düşünceler de en az hastalıklar kadar bulaşıcı ve yayılma istidadına sahiptirler. Hem  böyle olması fıtrat kanunlarına da münafi değildir .

İnsana üstün meziyetler kazandıran farklı ve orijinal düşüncelerdir. Düşüncesiz insanlar iyi görmezler, iyi konuşmazlar, iyi eylemde bulunmazlar.

Eşya ve hadiselerin güzel görünmesi için iyi düşünce, bal tadında kelam konuşmak için iyi düşünce, topluma ve bireye faydalı eylemde bulunmak için iyi düşüne bilen güzel düşünceli insanlara ihtiyaç duyarız.

Kem sözlü, kör talihli, menfaat peşinde koşan, çıkarları için her türlü yalakalığı mübah gören insan müsveddesi dalkavuklardan ne hayır gelir?

Haddini, hududunu bilmeyen, girdiği kabın rengini alan su misali, peşine düştükleri dalkavukların rengiyle boyanan his yoksunu, düşünce fukarası adamlardan bir şey beklemek talihsizlik değil midir?

Yazmak için düşünmek gerekir. Düşünmeyi bilmeyenler yazmasını nereden öğrenecekler? Kime, neyi, nasıl anlatacak, izah edecekler?

Düşünmeyi öğrenemeyenler yazmasını da bilmez ve öğrenemezler. Her ağza sahip olan adamların söyledikleri kabul görseydi, her kes dünyayı yeniden keşfederdi.

Uzun düşünmek çoğu kez insana fırsatı kaçırtır. Belki doğrudur ama, ya düşünceden hiç nasibini almamış kem talihli, düşünce soytarılığı yapan eblehlere ne demeli?

İki dinle bir konuş. Söyleyeceği her sözü düşünce ve mantık süzgecinden geçirmeden, camuslar gibi ortalığı berbat eden insanlardan utanıyorum.

Görmeyenler düşünemezler. Düşünmeyenler göremezler. Güzel bakıp, her sanatta perdedarı sanatı seyretmek gerçek düşüncelere sevk eder cümlemizi. Güzel bir düşünce de ibadet gibidir diyen şairin bu sözü bile zaiddir. Güzel tefekkür ibadetin ta kendisidir. Tefekkürsüz ibadet ibadet olmadığı gibi.

İnsanı için için kemiren kas katı karartan kasvetli düşüncelerdir. Reklam olsun diye, çeşmenin başında halt etmek gibi bir şeydir düşüncesizce yapılan her eylem, söylenen her kelam…

İnsanlar düşeni kabahatli bulurlar. Oysa hiç mi yoktur fikir cimnastiği yapmayan veya yapmaya yardım etmeyen bireylerin ve toplumun kabahati? Koşan elbet bir gün menzile varır. Yolda terlese de, yorulsa da, çelmelere maruz kalsa da, o düşünce cimnastiği yaptığı hedefine er geç varır.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: