Son Dakika
22 Ekim 2017 Pazar
17 Mart 2015 Salı, 09:31

Dünyayı Yıkalım   Dünya, yıkmaya, değiştirmeye başladığımızdan beri bizi uyarıyor. Ama hiçbir uyarıya kulak asmadık. O, uyardıkça biz yok ettik. Yok etme sırası yavaş yavaş ona geliyor. Son yirmi yılda yaşanan doğal afetler bir şeylerin artık eskisi gibi olmayacağının habercisi gibi. İnsanlığın doğa üzerinde o kadar yıkıcı bir etkisi oluşmuş ki, geri dönüşümsüz bir noktaya […]

Dünyayı Yıkalım

 

Dünya, yıkmaya, değiştirmeye başladığımızdan beri bizi uyarıyor. Ama hiçbir uyarıya kulak asmadık. O, uyardıkça biz yok ettik. Yok etme sırası yavaş yavaş ona geliyor. Son yirmi yılda yaşanan doğal afetler bir şeylerin artık eskisi gibi olmayacağının habercisi gibi. İnsanlığın doğa üzerinde o kadar yıkıcı bir etkisi oluşmuş ki, geri dönüşümsüz bir noktaya gelmek üzereyiz.

Yaklaşık sekiz milyar insanı doyurmak ve diğer ihtiyaçlarını karşılamak için dünyayı görülmemiş bir şekilde sömürüyoruz. Yaşlı ev sahibimiz artık buna dayanamıyor. Ve doğal afetlerle bizi sürekli dürtüyor.

Son yirmi yılda meydana gelen afetler hatırı sayılırdan da öte. En basit örneğini geçen hafta Vanuatu’da yaşadık. Güney Pasifik Okyanusu ülkelerinden Vanuatu şiddetli fırtınaya teslim oldu. Saatteki hızı 185 kilometreye ulaşan fırtına ada ülkesinin şehirlerinde yıkıma yol açtı. Şiddeti en yüksek olarak gösterilen beşinci derece kasırgadan en çok etkilenen yerlerin başında başkent Port Vila geliyor. Neredeyse kent harabeye döndü.

Alman kalkınma ve çevre örgütü Germanwatch tarafından açıklanan iklim risk endeksine göre son 20 yılda meydana gelen doğal afetlerde 530 bin kişi hayatını kaybetti. Araştırmaya göre son 20 yılda meydana gelen 15 bin doğal afette binlerce insan canından oldu, maddi kayıplarsa 2 trilyon 500 milyar doları buluyor.

2012 yılında en çok zarara uğrayan ülkelerin başında Haiti, Filipinler ve Pakistan geliyor.

Rapora göre 2010 yılında meydana gelen depremin yaralarını sarmaya çalışan Haiti Ağustos 2012’de Isaac Kasırgası nedeniyle tarım ürünlerinin önemli bir kısmını kaybetti. Ülkeyi daha sonra da Sandy Kasırgası sonucu oluşan tropik yağmurlar etkisi altına aldı. Kasırgalar sonucu Haiti’de 200 bin kişi evinden oldu.

Haiyan Tayfunu sonucunda kaç kişinin hayatını kaybettiği henüz bilinmeyen Filipinler’de bir yıl önce bin 400 kişi Bopha Tayfunu’nda canından oldu.

2010 ve 2011’de büyük sel baskınlarının yaşandığı Pakistan’da ise Monsun taşkınlarında 650 kişi hayatını kaybetti.

Bu tabloyu biraz daha açabiliriz.

Dünya genelinde son 20 yıldaki en büyük kasırgaları sıralayacak olursak tablonun düşündüğümüzden çok daha vahim olduğunu görebiliriz.

29 Kasım 1988: Bangladeş’i vuran kasırgada 1500’den fazla kişi öldü. Kasırga, Hindistan’ın Batı Bengal sahillerini de etkiledi.

5-18 Aralık 1990: Filipinler’deki Mike tayfunu 750 kişinin ölümüne neden oldu. Çok sayıda kişi kayboldu.

-29 Nisan 1991: Bangladeş’deki fırtınada 138 binden fazla kişi öldü.

5 Kasım 1991: Thelma fırtınası Filipinler’in Leyte adasını vurdu. 6 binden fazla kişi öldü, çok sayıda kişi kayboldu.

-2 Kasım 1995: Filipinler’de Angela kasırgasında bin kadar kişi öldü, çok sayıda kişinin kaybolduğu açıklandı.

-9 Haziran 1998: Hindistan’ın Gucarat eyaletinde fırtına nedeniyle binden fazla kişi öldü.

-26 Ekim-5 Kasım 1998: Orta Amerika’da, özellikle Honduras ve Nikaragua’yı vuran Mitch kasırgasında 9 binden fazla kişi öldü, 15 bin kişinin kaybolduğu, 2,3 milyon kişinin kasırgadan etkilendiği açıklandı. Nikaragua’da meydana gelen deprem ve Cerro Negro yanardağının patlaması ölü sayısının artmasına neden oldu.

-29 Ekim 1999: Hindistan’ın Orissa eyaletini vuran fırtınada en az 10 bin kişi öldü, aynı sayıda kişi kayboldu.

-17-19 Eylül 2004: Haiti’yi vuran Jeanne kasırgasında 1890 kişi öldü, yaklaşık 850 kişi kayboldu.

-29-30 Ağustos 2005: Katrina kasırgası, ABD’nin güneyinde özellikle Lousiana ve Mississippi’de 1500’den fazla kişinin ölümüne neden oldu.

-15 Kasım 2007: Bangladeş’i vuran Sidr kasırgasında en az 4 bin 400 kişi öldü, milyonlarca kişi evsiz kaldı.

Önümüzdeki yıllar, böyle giderse daha nice doğal afetlerle karşı karşıya kalacağımız gerçeğini hatırlamamız gerektiğini gösteriyor.

Bir zamanlar kar az yağsın diye dua ederken şimdi değişen iklim özelliklerinden dolayı herkes kar ne zaman yağacak diye bekliyor.

Bir seçim yapmamız gerekmiyor, hem daha iyi yaşam koşulları hem de iklim değişikliğiyle baş etmek mümkün. Yeter ki; ev sahibimize sahip çıkalım.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: