Son Dakika
21 Ekim 2017 Cumartesi
07 Eylül 2016 Çarşamba, 08:10
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

Dünya Barış Gününü Geride Bırakırken

  Dünya Barış Gününü Geride Bırakırken   Bir “Dünya Barış Günü”  yıldönümünü daha geride bıraktık. Dinmeyen gözyaşlarıyla beraber, sel olup akan kanın gövdeyi götürdüğü bir dünyada dünya barış günü mesajları, nutukları havada uçuştu. İnsan Hakları Evrensel beyannamesinin 2. Maddesinde yer alan; “herkes ırk, renk, cins, dil, din, siyasî veya diğer herhangi bir akide, milli veya […]

 

Dünya Barış Gününü Geride Bırakırken

 

Bir “Dünya Barış Günü”  yıldönümünü daha geride bıraktık. Dinmeyen gözyaşlarıyla beraber, sel olup akan kanın gövdeyi götürdüğü bir dünyada dünya barış günü mesajları, nutukları havada uçuştu.

İnsan Hakları Evrensel beyannamesinin 2. Maddesinde yer alan; “herkes ırk, renk, cins, dil, din, siyasî veya diğer herhangi bir akide, milli veya ictimaî menşe, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin işbu beyannamede ilan olunan tekmil haklardan ve bütün hürriyetlerden istifade edebilir.” Hükmü sadece yazılı metin olarak duruyor.

Asr-ı saadet döneminde siyahî bir köle ile dünyayı titreten Halife, aynı deveye sırayla binerken, ırk ayırımı gözetilmiyordu. Bu gün ise siyah insanlar beyaz insanların semtlerine uğrayamazlar. Ve barış adeta hayal!…

Bütün dünyanın hayranlıkla izlediği o devrin insanının aynı haklara sahip olması, Arap ile acem’in aynı hukuka tabi olmaları, dünya barışının gerçek simgesi oluyordu.

Asr-ı saadet’ten sonra bir daha bazı ırklara mensup insanlar, yeryüzünde hiçbir zaman diğer ırklarla eşit hak ve hürriyetlere sahip olamadılar.

Eşit hak ve hürriyetlere sahip olamayan yeryüzündeki değişik ırklara mensup insan kitleleri arasında asla barış ve özgürlük temin edilemedi. Barışın temini ufukta gözükmüyor.

Bütün ırklar, Yüce Yaratan tarafından sadece birbirilerini tanısınlar ve daha güzel dostluklar meydana getirsinler diye farklı farklı yaratılmıştı.

Hiçbir ırkın diğer bir ırka üstünlüğü asla söz konusu değildi. Üstünlük ancak takva’da ve yapılan amellerde ve niyetlerde saklıdır. Takvanın kimde olduğunu yalnız Allah bilir.

Ne beyaz’ın siyaha, ne sarı’nın yeşil’e asla üstünlüğü söz konusu değildir. Beyaz insanların siyahları üçüncü sınıf varlık olarak görmelerini hangi insan haklarıyla bağdaştırabiliriz ve böyle bir dünyada barışı nasıl sağlayacaksınız?

Beyaz insanların siyah ırk sahibi insanlardan kendilerini üstün ve mümtaz görmeleri, dünya barışının tesisinde olumsuz rol oynamaya devam ediyor.

Bizim hiç birimizin, ırkımızı, rengimizi, cinsiyetimizi, dilimizi, dinimizi belirleme ve seçme hak ve yetkimizin olmadığını biliyoruz.

Kadın ya da erkek olarak yaratılmamız Rabbimizin kudret delillerindendir. Ne kadının erkeğe ne de erkeğin kadına üstünlük hakkı iddia etmesi inancımızda asla söz konusu değildir.

Ancak modern dünyada erkeğin üstünlüğünü ve kadın üzerindeki hakimiyetini kabul eden çevrelerde kadın ve erkek arasındaki barışın da mümkün olmadığını dünyaya gösteriyor.

Bütün dillerin tek bir dilden türediğini ve Hz. Adem zamanından sonra farklı dillerin ve lehçelerin yeryüzünde yayıldığını bildiğimiz halde bazı dillere olan tepkimiz bizi birbirimizden koparmakta ve aramızdaki barışa engel olmaktadır. Bütün dünyada akan kanlar sel olup gitmektedir.

Yeryüzünde farklı din ve inançların olduğu bir gerçektir. Hükmü batıl olmuş bazı din müntesiplerinin bu gün hala yeryüzünde hükümranlık iddialarında bulunmaları, din mensuplarını sürekli çarpıştırmakta ve barışı engellemektedir.

Siyasî düşünceler ve diğer akide ve inanışlar insanlık aleminin dünya barışına katkı sunmaları gerekirken maalesef bizi birbirimizle hep ötekileştirmekte ve hep ayrıştırmaktadır.

Gerek siyaset otoritelerinin gerekse de muhtelif inançlara mensup din temsilcilerinin dünya barış gününde söyledikleri söylemleri ve davetleri de maalesef havada kalmaktadır.

Servet ve mülkiyet hakimiyeti, fakir ile zengin kavramını iyice belirginleştirmekte ve bu iki sınıf arasında yardımlaşmayı değil, kin, düşmanlık ve nefreti körüklemekte ve ararlında uçurumlar oluşmaktadır ve dünya barışı bir başka bahara kalmaktadır.

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: