Son Dakika
20 Nisan 2018 Cuma
19 Mart 2018 Pazartesi, 09:04
Orhan Samsatlıoğlu
Orhan Samsatlıoğlu [email protected] Tüm Yazılar

Düğüne, Bayrama Gitmek  

Düğüne, Bayrama Gitmek  

 

Güney, Güneydoğu sınırlarımızı  dış destekli hain terör örgütlerinden korumak                           amacıyla kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tarafından 20 Ocak ta başlatılan Zeytin Dalı             Harekâtı başarıyla sürüyor. Rab’bim, kahraman Mehmetçiğimizin yardımcısı olsun.

Yurdumuzun değişik bölgelerindeki merkezlerden cepheye gitmek üzere düzenlenen uğurlama törenlerine dikkat ediyor musunuz? Görülen manzara hepimizin göğsünü kabartan,       duygulandıran, gurur veren birer iftihar tablosu. Anadolu’nun kınalı kuzuları eşlerine, çocuklarına sarılıp helallik dileyip vedalaşırken, büyüklerinin ellerini öpüp kucaklaşırken adeta bir bayram sevinci, bir düğün coşkusu içindeler. Bu ruh, bu inanç, bu asalet, sorulara verdikleri cevaplarda bütün güzelliğiyle ortaya çıkıyor. İşte kahraman Mehmetçiğin, uğurlanırken yakınlarına verdikleri anlamlı, gurur verici, destansı cevaplardan birkaçı:

‘’Bizi hiç merak etmeyin. Nasıl gidiyorsak Allah’ın izniyle aynı döneceğiz.’’

‘’Düğüne gidiyoruz’’

‘’Hedef, Kızıl Elma.’’

‘’Bütün teröristleri doğduklarına pişman edeceğiz’’

‘’Bize dua ediniz yeter.’’

‘’Bu bayrak inmez, ezan dinmez, bu vatan bölünmez.’’

‘’Bayrama gidiyoruz, bayrama.’’

İşte Mehmetçik… İşte kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz… İşte vatan, millet, bayrak, toprak sevgisi… İşte din, iman, inanç gerçeği… İşte  şehadet ve gazilik bilinci… Rab’bim tırnaklarını taşa değdirmesin.

Şu manzaraya, şu güzelliğe, şu bilince, şu ruh asaletine bakar mısınız? Olay Muş’ta yaşanıyor. Bir Özel Harekat Birliğinden bir grup kahramanın cepheye gönderilmesi söz konusu. Haberi duyan kahramanların hepsi gönüllü olarak gitmek için can atıyorlar. Ancak komutan, hepsinin değil, bir grubunun gideceğini söyleyince tamamı gitmek  için ısrar ediyor. Hepsi gönüllü… Komutan, bu gurur tablosu karşısında kimseyi üzmemek için bir formül arayışına giriyor. Sonunda bu  gönüllü kahramanları incitmemek için çareyi kura çekiminde buluyor. Evet, kahramanların da görüşünü alarak, cepheye gideceklerin kura ile belirlenmesine karar veriliyor. Ancak bu şekilde onların asil duygularına tercüman olunabiliyor. İşte Türklük bu… İşte Müslümanlık bu… İşte vatan, millet, bayrak, din, iman, namus sevgisi bu…

Hiç unutmuyorum, 1973 Kıbrıs Barış Harekatı günleriydi. Harekatın devam ettiği günlerde yabancı basının öve öve bitiremediği İngilizlerin meşhur(!)  Gurka Taburu askerlerinden bahsediliyordu: Yok, onlar çok özel askerlermiş(!) Yok, harekâta katılırlarsa savaşın seyri aleyhimize  değişecekmiş… Falan, filan… Sonunda onlar da Rumları desteklemek üzere savaşa katılıyorlar. İşte onların karşımıza çıktığı günlerdeki bir karikatür aynen şöyle: Cephede savaş bütün şiddeti ile devam ediyor. Bir grup Gurka askeri saatlerine bakıyor. Saat tam 17.00 (yani 5) measinin bitiş saati… Hemen silahlarını bırakıyorlar. Bunu gören komutanları, duruma müdahale edip savaşmaya devam etmelerini emrediyor ama nafile… Dinleyen yok. Komutan kızıyor:

  • Asker, niye ateşi kestin? Emrediyorum! Savaşa devam!

Gurkaların verdiği cevap  çok enteresan:

-Mesai bitti komutanım(!)

Evet, işte bu… Bir tarafta ‘’mesai bitti’’ diyerek cephede savaşmayı bırakan Haçlı askerleri ve gülünç gerçekler… Öbür  tarafta cepheye gitmek için hepsinin gönüllü olarak ileri atılması sonunda, kumandanı kura çekmeyle çare aramaya sürükleyen iman ve asalet…

Rab’bim hepinizin yardımcısı olsun. Gâzânız mübarek olsun. Tırnağınız taşa değmesin. Sizinle övünüyor, sizinle gurur duyuyoruz. Allah, yâr ve yardımcınız olsun. Güle güle gidiniz, güle güle dönünüz inşallah.

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: