14 Kasım 2016 Pazartesi, 08:22
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

Dost Bulmadan Mutluluk Bulunmaz

Dost Bulmadan Mutluluk Bulunmaz   Her gün çıkar çatışmalarının yaşandığı, menfaat çarpışmalarının zirve yaptığı şu fena ve fani dünyada, bir dost bulamadım gün akşam oldu. Çok geç de olsa bir dost buldum ama, tez akşam oldu. Yalnız kendi nefsini düşünerek dost arayanlar, çıkarları, makamları ve mevkilerine, siyasî ikballerine alet etmek üzere dost arayanlar, kendilerine hizmetçi […]

Dost Bulmadan Mutluluk Bulunmaz

 

Her gün çıkar çatışmalarının yaşandığı, menfaat çarpışmalarının zirve yaptığı şu fena ve fani dünyada, bir dost bulamadım gün akşam oldu. Çok geç de olsa bir dost buldum ama, tez akşam oldu.

Yalnız kendi nefsini düşünerek dost arayanlar, çıkarları, makamları ve mevkilerine, siyasî ikballerine alet etmek üzere dost arayanlar, kendilerine hizmetçi arıyorlar.

Eleştiriye açık olan dostlar olgun adamlardır, gerçek dostlardır. Eleştirilerinize binlerce defa teşekkür ederler. Fakat basit adamları dost edinmek isterseniz onları bol bol methetmeniz gerekir.

Mutlu oldukları zaman, dostlar dostları çok arar. Ancak sıkıntıya girdikleri zaman dostları tarafından aranmayan dostlar elvan elvan olsa ne yazar.

Eğer bir dosta sahip olmak istiyorsak, ilk önce kendimiz gerçekten, bütün çıkarlardan uzak, samimi ve yürekli dost olmalıyız.

Kusursuz dost elbette yoktur. Az ya da çok hata ve kusurlarla malul olan dostların eksik ve noksanları, gerçek dostlar tarafından tamir ve tadil edilir.

Hatasız kul olmaz, nasıl ki kendimizi kusurlarımızla seviyorsak, dostlarımızı da aynı şekilde kusurlarıyla kabul edip sevmeliyiz. Dikenine katlanmadan gül sevilmez.

Başımıza gelen felaketlerin iyi bir tarafı var ki, o da bize gerçek dostlarımızın kimler olduğunu öğretir. Samimi ve yapmacık insanları ayırt etmemize yarar.

Kara günde belli olan dost gerçek yüzünü gösterir. Maskesiz, makyajsız, ama’sız, fakatsız: bütün mazeretlerin arkasına sığınanlar kara günde belli olur.

Kendimizi üstün gördüğümüz insanlarla dost olmamız mümkün değildir. Kendimizden üstün gördüğümüz insanlarla daha sağlam dostluklar kurabiliriz.

Hasta olan bedenimize şifayı ilaçlarda ararız. Ama ruhun şifası, gıdası, gerçek dostlar, samimi arkadaşlar ve yürekli yarenlerdir.

Dostluğun temeli dürüstlükle atılmalıdır. Temeline doğruluk ve dürüstlük harcı konulmayan dostlukların binası çok uzun ömürlü olmaz, çabuk yıkılır, geride de müthiş bir enkaz bırakır.

Sır tutmasını bilmeyen dostların dostlukları kısa zamanda sarsılır. Gerçek dost, sır tutmasını bilen, ser’inden vaz geçen fakat sırrını saklayan dosttur.

Bize ihanet eden hain dostlarımız en tehlikeli düşmanlarımızdır .Bazen anne baba bir kardeşimiz bile dost olmayabilir. Ama gerçek dost her zaman kardeştir. İyi bir dost binlerce akrabaya bedeldir.

Dostluklar kısa zamanda anlaşılmaz. Dostluk antika gibidir, zaman geçtikçe değeri de artar. Demirci pazarındaki demir ustası, antikanın değerini bilmez.

Dostlarımızın kalbini kırdığımızda en çok düşmanlarımızı sevindirmiş oluruz. Gerçek dost, hatalarını, kusurlarını görmez, sırlarını saklar ve gerektiğinde, nazik bir üslupla sana öğüt verir.

Hayatta herkesin çok arzuladığı, kavuşmak istediği bir dileği vardır. Kimi zengin olmayı, kimi makam ve mevki sahibi olmayı ister. Kimi şan ve şöhret peşinde koşar. Bence bunların içinde en güzeli gerçek bir dost sahibi olmaktır.

Hasılı kelam, dostluk çok değerli bir meziyettir ve elektrik akımına benzeyen bir tarifi vardır. İki telin birleşmesiyle devre kapanır ve ışık verir.

Güzel, samimi, içten ve yürekten dostluklarda buluşmak dileğiyle …

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: