Son Dakika
23 Ağustos 2017 Çarşamba
13 Haziran 2017 Salı, 07:02
Mehmet Özçelik
Mehmet Özçelik [email protected] Tüm Yazılar

DNA ve İnsan Yapısı -1 –

DNA ve İnsan Yapısı -1 – ‘Elbette nev-i beşer, âhir vakitte ulûm ve fünûna dökülecektir. Bütün kuvvetini ilimden alacaktır. Hüküm ve kuvvet ise, ilmin eline geçecektir.’ ” diyor Bediüzzaman. [1] Bütün alanlarda bir gelişme görülmekte ve özellikle insanın mikro dünyasında önemli çapta gelişmeler olmaktadır. Alemde yaratılan her şey adeta bilgisayardaki 1 ve 0 rakamlarının farklı dizilişi […]

DNA ve İnsan Yapısı -1 –

‘Elbette nev-i beşer, âhir vakitte ulûm ve fünûna dökülecektir. Bütün kuvvetini ilimden alacaktır. Hüküm ve kuvvet ise, ilmin eline geçecektir.’ ” diyor Bediüzzaman. [1]

Bütün alanlarda bir gelişme görülmekte ve özellikle insanın mikro dünyasında önemli çapta gelişmeler olmaktadır.

Alemde yaratılan her şey adeta bilgisayardaki 1 ve 0 rakamlarının farklı dizilişi gibidir.

Bir O’ dur, sıfır mahlukattır.

Halk, Hâlık ve mahluk aynı köktendir.

Buz ve su misali.

Pisagor; ”Tanrı matematiğin diliyle konuşur.”

Ebced harflerin rakamsal değerlerle ifadesidir.

Allahın Nâzım ve Munazzim isimleriyle alemdeki dengeyi matematiksel olarak düzenli düzmesi ve dengelemesidir.

Allah bu dengeyi bizatihi yaparken, diğer taraftan da emir ve yasaklarıyla yapmaktadır. Mesela;

-3 GÜNLÜK ORUÇ BAĞIŞIKLIĞI YENİLİYOR.

Çığır açan bu araştırmaya göre 3 günlük oruç yaşlılarda bile vücudun bağışıklık mekanizmasını komple yenileyerek vücudun dinçleşmesini sağlıyor.

HÜCRELER DE İNSANLAR GİBİ ÇALIŞIYOR.

Hücreler bize benzemeseler bile bazı durumlarda aynı insanlar gibi hareket ediyorlar. Çöplerini özel torbalara dolduruyorlar (otofagozomlar), ve konteynerlere depoluyorlar (lizozomlar). En kirli olanları yok edilip sindiriliyor, bazıları da yeniden dönüştürülerek enerji üretiminde kullanılıyor. Otofaji vücut stres altındayken çok daha fazla çalışıyor. Mesela oruç tutarken ya da açlık sırasında. Bu durumda hücre enerji üretimini kendi iç imkanlarını kullanarak yapmaya çalışıyor ve tabii ki ilk olarak çöpünü ve patojen bakterileri sindirerek başlıyor.” [2]

-Gerek Türkiye-de ve gerekse dünyada Genom yani Gen teknolojisi üzerinde büyük çalışmalar yapılmakta ve projeler üretilmektedir.

Genom; organizmayı oluşturmak için gerekli bilgilerin toplamına denir.

Genin tarifi, bir kalıtım birimidir.

Bir kromozomun belirli bir kısmını oluşturan nükleotid dizisidir.

Her şey, protein veya Rna molekülü gibi özel bir işlev taşıyan kromozomların belli bir noktasındaki nükleotid dizilerinden oluşur.

Her gün farklı bir şifre ihtiva eder.

Genler sistemi kontrol ederler.

İnsülin şekeri dengelemek için kullanılırken, düzenli ve dengeli kullanılmazsa zarar verdiği gibi, genlerde öyle…

Uyum sağlaması gerekir nakledildiği yerde.

İnsanda tahminen yüz bin adet gen vardır.

Bu gen teknolojisi ile başta tıp alanında bir çok hastalıkların tedavisinde kullanılacaktır.

Bu meseleye maddi ve manevi açıdan bakıldığında, gen teknoloji ve değişiminin mümkün olduğu da görülecektir.

-Rivayete göre Zekeriya peygamber 120, eşi ise 98 yaşında iken hem ihtiyar ve hem de kısır olmalarına rağmen çocukları olmuştur.

Bunun alameti olarak üç gün üç gece işaretten başka bir şekilde konuşmaması ve teşbih yapabilmesi belirtilmiştir.

Gündüzün başında ve sonunda Allahı zikredip tesbih etmiştir.

“Zekeriya, “Ey Rabbim! Bana ihtiyarlık gelip çatmış iken ve karım da kısır iken benim nasıl çocuğum olabilir?” dedi. Allah, “Öyledir, ama Allah dilediğini yapar” dedi.

Zekeriya, “Rabbim! (çocuğum olacağına dair) bana bir alâmet ver” dedi. Allah da şöyle dedi: “Senin için alâmet, insanlarla üç gün konuşamaman, ancak işaretleşebilmendir. Ayrıca Rabbini çok an, sabah akşam tesbih et.”[3]

-Aynı durum İbrahim peygamber içinde olmuş, doksan yaşından sonra yıllardır çocuğu olmayan Sare-den sonra Hz. Hacer-le evlenmiş İsmail peygamber olmuş, daha sonra da Sare-den Hz. İshak olmuştur.

-Ve yine Hz. Meryem-den Hz. İsa-nın babasız olarak dünyaya gelmesi de meseleye ışık tutmaktadır.

Başta şunu da belirtmekte yarar vardır. Bu gen değişimi evrim teorisiyle değerlendirilmemelidir. [4]

Zira insanda 23 çift kromozom varken, maymunda 22 çift kromozom bulunmaktadır. Her bir kromozomda farklı bir varlığı oluşturmaktadır.

Nitekim farklı kromozoma sahip olan merkeb ve attan meydana gelen katırın nesli devam etmemektedir.

-Hadiste; Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz öyle haşr olursunuz, buyurulur.

İnsanın ahiretteki dirilişi, dünyadaki nasıl yaşamış oluşuyla ilgilidir.

Nitekim bazı sebzelere yapılan gen aşılaması ile değişim mümkündür.

Domatese üzüm geni, kabağa karpuz geni gibi.

Özellikle dünyayı kontrol amaçlı olarak, başta İsrail yani Yahudiler olmak üzere tohumların –buğday ve domates gibi- oynanmaktadır.

Bu geni değiştirilmiş tohumlar bir daha ekilememektedir. Yani nesilleri devam etmemektedir. En önemlisi de karşıyı kendisine muhtaç ve bağımlı hale getirmektedir.

-Haram yiyen haram-zâde olur.

Haramın sancısı ziyade olur.[5]

 

[1] Bk. Sözler.20.söz.2.Makam.

[2] http://www.risalehaber.com/nobelli-japon-bilim-adamindan-oruc-ispati-293495h.htm 

 

[3] ALİ İMRAN-40-41.

[4] Bak. http://www.tesbitler.com/2015/01/02/e-v-r-i-m-t-e-o-r-i-s-i/

http://www.tesbitler.com/2015/01/03/evrim-bilimsel-degildir/

[5] http://www.tesbitler.com/2015/01/03/haramin-sancisi/

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: