Son Dakika
21 Ekim 2017 Cumartesi
24 Ekim 2016 Pazartesi, 08:36
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

Dinler İnsanları Yaşatmak İçin Vardır

Dinler İnsanları Yaşatmak İçin Vardır   Din, insanları doğru yola, hak ve hakikate sevk eden, insanların dünya ve ahiret huzur ve mutluluğunu sağlayan İlahî kanunlar manzumesidir. Dünyaya gelen her insan, İslam dini üzere doğar. Daha sonra annesi, babası veya çevresi onu ya Yahudi, ya Hristyan veya Mecusi,putperest yapar. “Bunu İbrahim de kendi oğullarına vasiyet etti., […]

Dinler İnsanları Yaşatmak İçin Vardır

 

Din, insanları doğru yola, hak ve hakikate sevk eden, insanların dünya ve ahiret huzur ve mutluluğunu sağlayan İlahî kanunlar manzumesidir.

Dünyaya gelen her insan, İslam dini üzere doğar. Daha sonra annesi, babası veya çevresi onu ya Yahudi, ya Hristyan veya Mecusi,putperest yapar.

“Bunu İbrahim de kendi oğullarına vasiyet etti., Yakub da : Oğullarım ! Allah sizin için bu dini (İslâm’ı ) seçti. O halde sadece Müslümanlar olarak ölünüz (dedi ).” (Bakara: 132)

İslam dini üzerine doğup ,daha sonra yollarını sapıtan, islâm’a düşman kesilen, her platformda İslam’ı taş’tan taş’a çalan, İslam’ı aşağılayan, karalayan, Yüce Yaratan’ın nimetlerine küfreden nice nankörler var dünyamızda.

Bir de İslâm üzerine doğmuş, İslam inancına göre yaşamış ve fakat ömrünün son demlerinde dalalete düşmüş, sapıklığa girmiş ve maalesef Müslüman olarak ölemeyen, ruhunu teslim edemeyen bedbahtlar var.

Sana haram ayı, yani onda savaşmayı soruyorlar.. De ki: O ayda savaşmak büyük bir günahtır.. (İnsanları) Allah yolundan çevirmek, Allah’ı inkâr etmek, mescid-i Haram’ın ziyaretine mâni olmak ve halkını oradan çıkarmak ise Allah katında daha büyük günahtır. Onlar eğer güçleri yeterse, sizi dininizden döndürünceye kadar size karşı savaşa devam ederler. Sizden kim, dininden döner ve kâfir olarak ölürse, onların yaptıkları işler dünyada da ahirette de boşa gider. Onlar cehennemliktirler ve orada devamlı kalırlar.” Bakara: 217)

Haram ay kavramını unuttu bütün İslam düşmanları ve senenin her ayı’nda hiç ara vermeden devam etti Müslümanlarla savaşmak…

Özellikle haram aylarda savaşmanın büyük günah olduğunu kabullenmedi yeryüzündeki bütün Ebu Leheb ve Ebu Cehil yandaşları ve yoldaşları…

Allah yolundan çevirmek, Allah’ı inkâr etmek, Allah’ın mabedlerine sahip çıkanları, oraları ziyaret edenlere mâni olmak, öldürmek, kolunu kanadını kırmak günlük yaşantılarının birer parçası haline geldi Nemrutların, Fir’avunların Şeddatların…

Bu gün İslâm coğrafyasında akan kan ve göz yaşının haddi hesabı yoktur. Onlar güçlerinin yeteceğini ve Müslümanları dinlerinden döndürebileceklerini sanıyorlar. Oysa Allah nurunu tamamlayacaktır.

Bizim dinimizde zorlama yoktur. İsteyen istediği dine inanmakta da serbesttir. Ama İslam dininden korkmaya, ürkmeye, Müslümanları öcü gibi görmeye de gerek yoktur.

Zira İslâm merhamet dinidir. İslâm şefkat menbaıdır. İslâm serâpa güzel ahlaktır. İslam, kardeşlik dostluk, birlik, bütünlük inancının genel adıdır.

“Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah’a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir.” (Bakara : 256 )

Din hiç kimsenin tekelinde değildir. Dinde hiçbir zulüm ve adaletsizlik yoktur. İslam dininin temelinde eşitlik, hak ve adalet, insan haklarına saygı, hoşgörü ve ahlâkî güzellikler vardır.

Müslümanlar, kendi dinlerinin dışındaki dinlere inananların inançlarına saygı gösteriyorlarsa, başka dinlere ve başka tağutlara inananlar da, en az Müslümanlar kadar saygılı olmak zorundadırlar.

Dinler, yaşatmak için vardır, öldürmek ve yok etmek için değil… Yeryüzündeki bütün yaratıkları yaratan Yüce Yaratıcı, insanların birbirlerini öldürmeleri için insanları yaratmamıştır.

Öyleyse size ne oluyor ki birbirinizin inançlarına tahammül etmiyorsunuz ve yeryüzünde kardeşler olarak yaşamınızı sürdürmüyorsunuz.

 

 

 

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: