Son Dakika
20 Ağustos 2017 Pazar
19 Ekim 2016 Çarşamba, 09:13
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

Dilin Müşterisi Kulaktır

Dilin Müşterisi Kulaktır   Her dil, bir başka dünyaya sahip olmak demektir. Kaç dil biliyorsanız, o kadar insansınız demektir. Hangi kıtaya hakim olmak isterseniz, o kıtanın dilini öğrenmeniz gerekir. Dil, aslında düşüncenin hizmetçisi ise de çoğu kez efendisi olur. Düşüncelerini yerli yerinde, güzel ve kıvamında ifade edemeyenler, fikirlerini oturtturamazlar. Düşünceleri güzel ifade eden, yerine göre […]

Dilin Müşterisi Kulaktır

 

Her dil, bir başka dünyaya sahip olmak demektir. Kaç dil biliyorsanız, o kadar insansınız demektir. Hangi kıtaya hakim olmak isterseniz, o kıtanın dilini öğrenmeniz gerekir.

Dil, aslında düşüncenin hizmetçisi ise de çoğu kez efendisi olur. Düşüncelerini yerli yerinde, güzel ve kıvamında ifade edemeyenler, fikirlerini oturtturamazlar.

Düşünceleri güzel ifade eden, yerine göre konuşmasını bilen dil, fikirlerin ve düşüncelerin efendisi olmaya namzettir ve layıktır.

Tatlı dilli olanların dostları, her gün biraz daha artarken, acı dilli olanların ise her gün düşmanları biraz daha artar.

Tatlı dilli, güler yüzlü, yumuşak huylu olmak, Kâinatın Efendisi’nin de hoşlandığı ve sevdiği , önemsediği güzel erdemlerdir.

Ya bir de dili ve sözü bir olmayan kişiler vardır ki, yüz tane dilleri de olsa, onlar yine de dilsiz ve ebkem sayılırlar.

Dil, açılmaz nice kapıları kolaylıkla açan sihirli anahtardır. Dilinin güzel ifadeleri açılmaz dediğimiz nice kapıları açar.

Dilin müşterisi kulaktır. Kulak olmazsa, dilin söylemleri bir şey ifade etmez. En güzel dilin ifadeleri  kulağa hoş gelen söylemlerdir.

Balıklar oltayla, insanlar ise tatlı dille avlanırlar. İnsanları ikna ve ilzam etmenin en kolay yolu, tatlı dil ile hitap etmesini bilmektir.

Yılanı bile deliğinden çıkaran güç tatlı dildir.  Kızgınlık ve öfke ile söylenen her şey, sahibinin başını belaya sokar, hüsrana uğratır.

Aynı dili konuşanlardan ziyade, aynı duygu ve düşünceleri paylaşanlar çok daha iyi anlaşabilir, ortaklıklarında çok daha başarılı olurlar.

Aynı duyguları paylaşamayan insanların aynı dili konuşmaları da zaten mümkün değildir. Anlaşmaları da mümkün değildir.

Kalp, hikmetin menbaıdır. Hikmeti’in meyvesi ise dildedir. Meyve veren kalbin tercümanı, güzel ifade eden dil’in marifetleridir.

Pek çok insanlarımız da vardır ki ne dillerine, ne de arzularına hakimdirler. Hal böyle olunca da kalp ayrı kulvarda, dil ayrı kulvardadır.

İnsanı, topluma sultan eden de maskara eden de dildir. Dilini hikmetle konuşturan insanlar toplumda saltanat süren sultanlardır.

Her insanın bir görünen bir de görünmeyen tarafı vardır. Aslında her insanın gizlendiği yer dilinin altıdır. Yani her insan dilinin altında gizlidir.

Bal ne kadar tatlı olursa olsun, dostun dili kadar tatlı olamaz. Dil , hem sonsuz bir hazinedir, hem de dermanı bulunmayan bir derttir.

Dilin kemiği yoktur derler. Ancak dil bir vuruşta adamın sırtını yere getirebilir. Dil yarası, kılıç yarasından bin beterdir.

Çünkü, ağızdan ansızın çıkan veya hesabı yapılmadan sarfedilen söz, yaydan fırlamış bir ok gibi hedefini deler geçer.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: