12 Aralık 2016 Pazartesi, 07:59
Orhan Samsatlıoğlu
Orhan Samsatlıoğlu [email protected] Tüm Yazılar

‘Dil’ Üzerine Bir Sohbet-2

‘Dil’ Üzerine Bir Sohbet-2

 

Bundan önceki “Dil Üzerine Sohbet” imizde bazı deyim ve terimlerin meşhur olan yanlışlarını (galat-ı meşhurlarını) sizlerle paylaşırken, Farsçadaki “nâ, bî” olumsuzluk eklerinden hareketle sözü 17.yy. Divan şairi Nabî’ ye getirerek tamamlamıştık. Geliniz sohbetimize bazı deyim ve sözcüklerin benzer biçimdeki meşhur yanlışlarıyla devam edelim. Örneğin:

  • Eninde sonunda:Günlük hayatımızda sıkça kullandığımız bu ikilemenin aslı “önünde so

nunda” dır. Ön ve son gibi zıt anlamlı iki sözcükten oluşan bu ikileme her nedense zamanla “eninde sonunda” biçimine dönüşmüştür.

  • Su küçüğün söz büyüğün: Bu sözün aslı; “sus küçüğün, söz büyüğün” dür. Her nerede

olursa olsun, büyükler konuşurken, küçüklere de “susmak, dinlemek” düşer. Yoksa, bunun su içmekle falan bir ilgisi yoktur.

Şimdi de birkaç sözcüğün yanlış söyleniş ve yazılışlarına değinelim.Çaydanlık: Bu sözcüğü eklerine köküne göre ayırdığımızda şunu görüyoruz:çay-dan-lık… Çay sözcüğüne ulanan (eklenen) “-dan”  eki; “kab, yer” gibi anlamlar katar. Demek ki “çaydan” çay konan yer, çay kabı demek. Her nedense hiç gereği yokken, biz buna aynı anlama gelen bir “-lık” ekini de fazladan ekleyip kullanmaya başlamışız. Sanki “çay-lık-lık” gibi bir anlama gelmekte… Oysa, sadece “çaydan” desek yetecek. Tıpkı; cüz-dan, gül-ab-dan (gülsuyu kabı), kalem-dan (kalemlik), şem-dan (şamdan=mumluk) sözcüklerinde olduğu gibi…

 

  • Logar (rogar): Kanal kapağı, kanalizasyon kapağı olarak kullanılan bu sözcüğün aslı

 “rögar” dır. Oysa yazılı ve görsel basında dahi kerli ferli (kelli felli)birçok kişinin bu sözcüğü yanlış söyleyip yazdığına maalesef tanık olmaktayız. Acaba yanlış söyleyip yazmaktansa “kanal kapağı” desekolmaz mı?

 

  • Aşortman (eşortman): Bu sözcük de yanlış kullandıklarımızın başında gelenlerden biri..

Oysa sözcüğün aslı, “eşofman” dır. Yanlış kullanırken yan yana getirdiğimiz “rt” seslerinin telaffuzu daha da zor… Öyleyse geliniz, hem kolayını hem de doğrusunu (eşofmanı) kullanalım.

                                     

  • Son olarak (şimdilik) bir de “kapora” sözcüğünden bahsetmek istiyorum. Herhangi bir alışverişte işin sağlamlaştırılması, cayma ve vazgeçmelerin önüne geçilip işleme kesinlik kazandırılması için alıcının satıcıya verdiği bir miktar paraya verdiğimiz isim… Doğru biçimi; “kaparo”… Yani bir diğer söylemle “pey akçesi”… Bu sözcük de maalesef hep yanlış kullanılmakta. Biliyorum, çoğumuz gene “kapora” demeye devam edeceğiz ama; varsın olsun… Doğrusunu bilmenin bir zararı mı var?..

 

İnşallah günlük konuşmamızı 200-300 sözcükten 2000-3000’’lere çıkardığımızda, bu yanlışlardan da kurtulmuş olacağız. Neden olmasın?..

           

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: