Son Dakika
16 Aralık 2017 Cumartesi
01 Ağustos 2016 Pazartesi, 09:26
Necati Atar
Necati Atar [email protected] Tüm Yazılar

Devletin Resmi Politikası Olarak Münafıklık

Devletin Resmi Politikası Olarak Münafıklık

 

-Kimseler tarafından okunmayacağını düşündüğüm yazıları yazmasaydım hiçbir şey yazamazdım-

Münafıklık 90 yıllık Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, toprakları üzerinde yaşayan herkese, kendilerini güvende hissetmeleri için aşıladığı bir duygudur…

Münafıklık bir devlet politikası olmasaydı 90 yıldır duçar olduğumuz belalardan birçoğuna uğratılmayabilirdik…

Bu ülkede yaşayan vatandaşlar olarak bukalemun gibi yaşamak zorunda kaldıysak bu devletin bizden bukalemun olmamızı istemesindedir…

Kürt olarak, alevi olarak, Ermeni olarak, Müslüman olarak kendimizi ifade edemediysek, bu Kürt, alevi, ermeni ya da Müslümanlığımızdan vazgeçtiğimiz anlamına gelmiyordu…

Biz ceberrut devletin baskılarından kurtulmak için onun istediği gibi düşündüğümüzü hissettirdikçe o da bizim gerçekten başkalaşıp uysal kullar vaziyetini aldığımızı ve ömrümüzün sonuna kadar kendisine sadık köleler olacağımızı düşündü…

Oysa biz devletin farkına varmadığı ölçüde kendi içimizdeki münafıklığı büyütüyorduk…

Çünkü böyle olmamızı isteyen aksi takdirde zulümlerden zulüm beğen diyen bir devlet vardı başımızda…

Devlet hep her dediğini onaylayan ve her konuda kendisi gibi düşünmemizi istedi bizden, biz de hep devletin istediğini yapıyormuşuz gibi yaptık…

Ne olduğumuz gibi göründük ne göründüğümüz gibi olduk. Dosdoğru olduğumuz takdirde boynumuza her türlü yaftanın takılacağını ve barınacak bir yerimizin yurdumuzun olmayacağını biliyorduk. Atalarımız yüzyıllar öncesinden uyarmışlardı bizi; doğru söylerseniz dokuz köyden kovulursunuz diye..  Biz de yaşadığımız yerlerden kovulmamak için hep gibi olduk, gibi göründük, gibi yaşadık…

Türkiye Cumhuriyeti Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür demekle, bu topraklar üzerinde yaşayan herkesin bir gece ansızın Türk oluverdiğini düşündük…

Müslüman olmanın, alevi olmanın, Kürt olmanın, Ermeni olmanın suçlu olmak için tek başına bir kriter olmayacağını, suç söz konusu olunca da ırkın, dinin, etnisitenin hiçbir şekilde önemli olmayacağını öğrenemedik. Bizimle olanlar hep iyi çocuklar, ötekiler hep iyi çocukları çekemeyen hainlerdi…

Münafıklık hep devlet tarafından beyinlerimize şırınga edilen bir düşünceydi. Ne olduğumuzu, ne düşündüğümüzü, ne istediğimizi açıkça söyleyemediğimiz, söylediğimiz zamanlarda da başımıza gelmeyen kalmadığı için intikam için hep fırsat kolladık… Devletin yanında görünüyormuş gibi yapmakla hep devleti kandırdık. Çünkü bunu isteyen devletin kendisiydi. Açıkça karşımda duracağına münafıkça hep yanımdaymış gibi davran dedi…

Devlet herkesi Türkleştiremez, Müslümanlaştıramaz, Alevileştiremez, Ermenileştiremez, mankurtlaştıramaz ama toprakları üzerinde yaşayan herkese adil davranarak, hakkını hukukunu koruyarak, kendilerini olduğu gibi ifade etmeleri ve diledikleri gibi inandıkları takdirde başlarına bir bela gelmeyeceğinin teminatını vererek herkesi bu ülkenin asli unsuru ve asli koruyucusu haline getirebilir…

Devlet halkın desteği olmadan hiçbir tehlikeye karşı kendini koruyamaz. Devlet yıllarca koynunda beslediği münafıklara karşı da kendini ancak halkla koruyabilir. Tehlikeli olan açıkça ne istediğini söyleyenler değil, devletin her dediğini doğruymuş gibi alkışlayan ve alkışa eşlik etmeyenleri devlet düşman gibi gösteren münafıklardır…

Düşmana karşı kendinizi koruyabilirsiniz, her daim hazırlıklısınızdır çünkü, münafıklara karşı asla… Çünkü onların en büyük hamisi sizleriniz ve en büyük düşmanı…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: