08 Ağustos 2016 Pazartesi, 08:44
Hamza Çelenk
Hamza Çelenk [email protected] Tüm Yazılar

DERİNLİĞİNİ BİLMEDİĞİN SUDAN KORKACAKSIN

DERİNLİĞİNİ BİLMEDİĞİN SUDAN KORKACAKSIN Derin sular boğar insanı. Her ne kadar her ölüm insan için zor bir şey ise de yaşanmadan peşin kabul görmüş en zor ölümlerden bir tanesi boğulma imiş. Hatta boğulmanın şehitlik (veya şehitliğe eşdeğer) olduğuna dair peygamberimize isnat edilen rivayetler bile mevcuttur. O boğulma anı nasıl bir hal ise insan tahayyül bile […]

DERİNLİĞİNİ BİLMEDİĞİN SUDAN KORKACAKSIN

Derin sular boğar insanı. Her ne kadar her ölüm insan için zor bir şey ise de yaşanmadan peşin kabul görmüş en zor ölümlerden bir tanesi boğulma imiş. Hatta boğulmanın şehitlik (veya şehitliğe eşdeğer) olduğuna dair peygamberimize isnat edilen rivayetler bile mevcuttur. O boğulma anı nasıl bir hal ise insan tahayyül bile edemiyor. O anda ne yapıyorsun, ne hissediyorsun tamamen muamma. Bildiğimiz tek şey;
Su soğuktur.
Derin su daha soğuktur.
Ölüm ondan da soğuktur. Onun için su ürkütür insanı. Soğukluğu kaskatı kestirir.
Kıyısını bildiğin, derinliği hakkında bir kanaate sahip olduğun suyun tedbirini alırsın. Bakarsın, ölçersin, biçersin…  Sana ne kadar zarar verebileceğini tahmin edersin. O suda yüzüp yüzmeme senin kendi kararın olur. Boğulma veya serbest yüzebilme bu kararının ürünüdür.
Derin sular sürekli korkutmuştur beni.
Başı nereden başlar, nerede biter, anafor neresinde vardır, neresi seni dibe çeker, vücudunun neresine ne tür kramp girer, hangi kuytusunda ne tür zehirli bir canlı barındırır bilemezsin. Bilemediğin için tedbirsiz olursun. Ummadığın anda bakarsın ki içinde çıkılmaz bir bataklığa saplanmışsın. Çırpındıkça daha da batarsın. Çırpındıkça daha fazla kaybolursun. Yutmaya çalışır o derin su seni. O şefkatli karşılamada bir şey kalmamıştır. Üstüne dadanır boğuculuğu, sarar seni, mahvına sebep olur.
Etrafına bakar bataklıktan çıkışın yolunu ararsın, çıkmak için gayret edersin, nerede bu suya daldığını bile hatırlamazsın. Onun için gayretin, çaban, didinmen pek bir şey ifade etmez. Tek doğru olan başını ve sonunu bilmediğin sana ve yaradılış gerçeğine uymayan bir suyun içinde çırpındığındır.
Derin sular, problemli sulardır. Nice yiğidi, delikanlıyı, anlı şanlı padişahları, bilmem hangi kanadın önderlerini yutan sulardır. Ellerinin kınası bile kurumamış nice gelini, bıyığına yeni ter düşmüş yiğidi, sabaha umut bağlayan halkları yutan sulardır. Kimi zaman tanrının bile batıramayacağı iddia edilen gemileri yutmuştur, kimi zaman delikanlı çağında gelecek vaat eden gencecik şahı atıyla beraber çekip almıştır.
Eskiler “adamın yere bakanından, suyun sessiz akanından kork’” derlerdi. Bu yaşanmış bir tecrübenin ihtiyarlarımızca bize aktarılmasıydı. Hangi suyun derin ve sakin olduğunu eskiler ölçüp biçmişler, alametleri hakkında azımsanmayacak kadar bilgi aktarmışlar. O suyun bizleri de içine çekebileceği konusunda uyarmışlar.
Eskiler hangi adamın tehlikeli olduğunu, hangi adamın derin sularda insanı boğacağını ders alalım diye bize bildirmişlerdi. Onun için suya girmeden önce sulardaki bulanıklığı, her çeşit hesabı, şeytanın aklına gelmeyecek ilişkileri göz önüne almamızı salık vermişlerdi.
Derin sular tehlikeli sulardır. O derinlerde kimlere yar olacağın, kimler ile anılacağın belli değildir. O suların derinliğinde her kesin bir hesabının olduğu ya hiç anlaşılamaz ya da çok geç anlaşılır. Onun için bir suya girmeden önce tekrar tekrar düşünmeli insan. Suyun nereden başlayıp nerede bittiği ölçülmeli, biçilmeli. Tarihteki derin suların hangi kıymetleri yok ettikleri bilinmeli.
Derin sular aynı zamanda her türlü hokkabazlığa açık sulardır. Her türlü kanunsuzluğa, her türlü ahlaksızlığa, her türlü değeri ayaklar altına almaya müsaittir. Onun için derin sudan korkacaksın. Hesabını çok iyi yapacaksın. Yoksa kendinle beraber insanlığın bugüne kadar olan birikimine de yazık edersin…

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: