14 Ekim 2016 Cuma, 09:32
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

Derdimi Anlatamam Dertsiz İnsana

Derdimi Anlatamam Dertsiz İnsana   Duyan bir kalp için, ölümden de beter dertler vardır.  Duymayan kalp, his etmeyen gönül, katılaşmış  ruh, dert nedir bilmez. Deli’ye her gün bayram… Kalp katılaşmış, duygular dumura uğramış, duyarsız ve sorumsuz insanlara sorun’dan bahsetmek, dert paylaşmak, dam üzerinde deve aramaya benzer. Allah dert vermesin. Dertlilerin derdiyle hemdert olmak, ilgilenip derdine […]

Derdimi Anlatamam Dertsiz İnsana

 

Duyan bir kalp için, ölümden de beter dertler vardır.  Duymayan kalp, his etmeyen gönül, katılaşmış  ruh, dert nedir bilmez.

Deli’ye her gün bayram… Kalp katılaşmış, duygular dumura uğramış, duyarsız ve sorumsuz insanlara sorun’dan bahsetmek, dert paylaşmak, dam üzerinde deve aramaya benzer.

Allah dert vermesin. Dertlilerin derdiyle hemdert olmak, ilgilenip derdine ortak olmak, yardımcı olup derdini azaltmak, hiç değilse teselli vermek insanlık borcumuz değil midir?

Ama nerede bulacaksınız insanlıktan nasibini almış, duyarlı ve sorumlu, başkalarının derdiyle ilgilenen  yürekli güzel ruhlu insanları?

Memur, amirine derdini anlatmak isterse, anlatamaz. Bir azar da amirinden yer. Pişman olur söylediğinden, söyleyeceğinden.Vatandaş, çıkamaz Bürokratın makamına: Derdini anlatmak için birilerini devreye koymak ister.  O da bin dereden bin su getirir.

Siyasiler, etrafındaki yalaka ve dalkavuklardan başkasının bakmaz yüzüne.  Garibim vatandaşı dolgu maddesi olarak görür ve seçimden seçime yüzünü gösterir.

Dert  bir değil elvan elvan::: Derdine karşılık ölümü tercih eden ve arzulayan nice çaresizler vardır etrafımızda. Ama dönüp bakan yoktur. Çünkü onlar dert nedir bilmezler…

Derdin ne olduğunu bilmek için duyan kalbe, his eden vicdana ihtiyaç vardır. Vicdandan yoksun, duyarsız insanlardan ne beklersiniz.

Dünya durmuyor, deveranına devam ediyor. Dertsiz  adam, insansız dünyada ancak olur. Ama bu gün, ama yarın her adamın dertlerle karşılaşması mukadderdir.

İnsanların yaşadığı dünya aleminde dertsiz adam bulmak çok zordur. Yüce Yaratan her kesi ve her kesimi bir şekilde imtihana tabı tutmaktadır. Dünya imtihan dünyası: Mevlâm kaybedenlerden eylemesin!…

Karacaoğlan da derki: “Aradım cihanı dertsiz yoğ imiş.”  Cihanda dertsiz adam olmadığına göre herkes birbirinin derdiyle ilgilenirse, belki dertler bir nebze hafifler.

Niyazî Mısrî de derki: “Derman aradım derdime, derdim bana derman imiş”. Dermanını, derdi içinde bulmak için de sonsuz tevekkül ve irade sahibi olmak gerek. Derdi verene inanmak, O’na güvenmek, O’na dayanmak gerek.

Kimi ayrılık derdiyle, kimi yoksulluk derdiyle, kimi hastalık derdiyle, kimi evlat derdiyle, kimi eş, akraba ve komşu derdiyle dertli…Kurt , ağacın gövdesine girerse, içten içe kemirir ve ağacı çürütür. Dert de yiğidin kalbine girince içten içe kemirir ve yıkar.

Bir de derdini saklayanlar vardır. Kime derdini nasıl anlatsın. Duyarsız, sorumsuz, insan halinden anlamayan topluma, hangi derdinizi anlatacaksınız?

Büyük dertler konuşmaz, sükut eder. Küçük dertler konuşur belki ama, onlar da muhatap bulmaz. Ya bir de kınayanların kınamasına ne dersiniz?  İşte bizi bitiren  en büyük derdimiz…

Derdini saklayan derman bulamaz, derler. Ama anlatamam ki ben derdimi dertsiz insana. Çünkü dert çekmeyen dert kıymetini bilemez . Derdimi anlamayana inat, içime döker, boşaltırım göz yaşlarımı!.. Dertsizlere inat!…

Bazı dertler, gelir geçer, ama bazı dertler de vardır ki deler geçer. Bağrını yakar. Un ufak yapar ezer geçer de hiç kimse duymaz, dönüp de bakmaz.

İşte ben de bunun için derdimi seviyorum. Çünkü o, beni gören, bilen ,duyan, nefes alıp vermeme imkan tanıyan, rızıklandıran, yaşatan,sonsuz irade ve kudret sahibi Rabbim’in hediyesidir. Nar’ın da hoş. Nur’un da hoş Ya Rab!…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: