Son Dakika
18 Aralık 2017 Pazartesi
12 Aralık 2014 Cuma, 09:51
Sinan Temel
Sinan Temel [email protected] Tüm Yazılar

Delilikten Yatıyormuş Salaklıktan Değil

Sinan Temel

Delilikten Yatıyormuş Salaklıktan Değil

 

Adamın birisinin, arabasının lastiği tam tımarhanenin önünde patlar. Adam arabayı kenara zor yanaştırır. Sonraki işlem malum…

Kriko, stepne, bijon anahtarı ve tekeri söker. Ama söktüğü 4 adet bijon, yuvarlanıp yağmur mazgalına düşer.

Mazgal açılır gibi değil, bijonlar görünmüyor bile. Adam bir sağına bakar, bir soluna bakar, çaresiz kaldırıma çöker.

Olayı en başından beri tımarhanenin demir parmaklıklı penceresinden izleyen bir deli, seslenir;

“Ula salak! Sen ne yapıyorsun orda öyle?”

“Sorma birader, lastik patladı ve değiştirirken bijonları mazgala düşürdüm.”

“Düşündüğün şeye bak! Diğer lastiklerden birer tane bijon çıkar. Hepsi 3 bijonlu olsun. Seni, lastikçiye kadar idare eder.”

Adam hemen denileni yapar. Ve akıl hastanesindeki deliye seslenir:

“Senin ne işin var tımarhanede?”

Cevap müthiştir…

“Biz burada delilikten yatıyoruz kardeşim, salaklıktan değil!…”

***

Biraz düşününce fıkranın anafikrine tamamen katılmaktan kendinizi alamıyorsunuz. Öyle ya birisini deli diye hastanede yatırırlar da salak diye yatırmazlar.

Her türlü suçun bir cezası ve yaptırımı var ama salaklığın yok. Ama sorsanız çoğu yerde bunu hakaret olarak addederler.

Oysa daha farklı bir şey olmalı bana göre. Neyse, söze aniden girmiş olsam da salaklığın ne olduğuna veya tarihçesine girecek deyilim. Bu konunun uzmanlarını ilginlendiren bir konu.

Ama toplumda “salakça” sayılan bazı şeyler için bir kaç cümle söylemek isterim.

Birincisi ve en önemlisi, kişi kendisine asla salaklığı yakıştırmaz. Ama işine gelmeyen herkesi de salak diye yaftalamaktan kaçınmaz.

Salaklığın belli bir tanımına rastlamadım. Dolayısıyla net olarak bunun alametlerini sayamam.

Zaman zaman bazı davranışlara bu sıfatı yakıştırsalar da bunlar genellikle ya sakarlıktır ya unutkanlık ya da dikkatsizliktir.

Aslında salaklık daha farklı bir şey olmalı.

Mesela, şark kurnazlığı yaparak insanları aldattığını sananlar aslında belki de salaklık yapıyorlardır.

Bilgiye, gelişmeye ve değişime sırt çevirenleri de bu gruba koyabiliriz.

Bilmediği halde bilmiş geçinen ve insanların yüzüne baka baka yalanları dizerken onları kandırdığını sananlar da ayna kategoride yer alabilir.

Kendinde olmayan kabiliyet ve beceriyi varmış gibi gösterenlerden tutun da bir makama oturmak için her türlü makamdan çalanlara kadar bunları çoğaltabiliriz.

Buna bir çare bulunmalı, buna yaptırım uygulanabilecek bir tanım, bir ad bulunmalı.

Yoksa halimiz duman.

Hele siz de bir düşünün,  bakalım bana katılacak mısınız?

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: