Son Dakika
20 Ağustos 2017 Pazar
11 Ekim 2016 Salı, 08:40
Mehmet Özçelik
Mehmet Özçelik [email protected] Tüm Yazılar

Dehşete Kapıldım

Dehşete Kapıldım   Muhsin Yazıcıoğlu – nun ciddi bir meseleden dolayı öldürüldüğü belli idi. Farklı söylentiler ortada gezmekte, birileri belgeleri ya yok etmede veya sümen altı etmede idi. Ancak en dehşetlisi ise; Dünyada bir örneği olan ve daha sonra bir komutan tarafından mikro filimleri alınan, dünyada gayet sınırlı, bir elin parmakları kadar dahi örneği olmayan […]

Dehşete Kapıldım

 

Muhsin Yazıcıoğlu – nun ciddi bir meseleden dolayı öldürüldüğü belli idi.

Farklı söylentiler ortada gezmekte, birileri belgeleri ya yok etmede veya sümen altı etmede idi.

Ancak en dehşetlisi ise; Dünyada bir örneği olan ve daha sonra bir komutan tarafından mikro filimleri alınan, dünyada gayet sınırlı, bir elin parmakları kadar dahi örneği olmayan Barnabas incili idi.

Çürümüş, kokmuş ve kokuşmuş olan Hristiyanlık dünyasını bitirecek olan ve Hz.İsa- nın havarilerinden Barnabasın Hz.İsa-dan duyduklarını yazdığı, diğerlerinden daha sahih, özellikle tevhidi işleyen ve Efendimizden haber veren eser.

İşte o dehşet haber;

-“Hz. İsa’nın öğrencisi olan Aziz Barnabas tarafından yazıldığı ve orijinal nüshalarından birinin de Türk devletinin elinde olduğu iddia ediliyor. İncilin ortaya çıkması durumunda dünyadaki tüm paradigmaları altüst edeceği söyleniyor.

15 Temmuz FETÖ/PDY darbe girişiminin ardından BBP lideri merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun ailesinin 9 Ağustos’ta yaptığı suç duyurusu, yeni iddialar içerdi. Suç duyurusunda, Yazıcıoğlu’nun ‘Barnabas İncili’ni sinema filmi yaptırmak istediği, bu durumun FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’i rahatsız edip etmediği ve helikopterin Gülen’e bağlı Hava Kuvvetleri’ndeki FETÖ’cüler tarafından düşürülüp düşürülmediğinin araştırılması talep edildi. Dilekçede, Yazıcıoğlu’nun kaza sırasında yanında bulunan ve içinde Barnabas İncili’nin fotoğraflarının bulunduğu hafıza kartının da kayıp olduğu vurgulandı.

Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun olay esnasında yanında bulunan Blackberry marka telefonunda bu Barnabas İncili’nin görüntülerinin kayıtlı olduğu ve bu görüntülerin saklandığı hafıza kartının telefonunun içerisinden alınmış olduğu da telefonun teslim edildiğinde ve tespit tutanaklarıyla sabittir. Yine Yazıcıoğlu’nda Barnabas İncili’nin ayrı suretinin de muhafaza edildiği, bunun film yapımında senaryo çalışmaları için kullanmak istediği bilinmektedir.’

Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı’nda vermiş olduğu ifadesinde görüşmede yanlarında bulunan Ramazan Akgün’ün, ‘Efendim, siz bu İncil’i gördünüz mü’ demesi üzerine merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun, ‘Evet. Bu İncil’i Genelkurmay’da gördüm ancak bu İncil’i görenler pek uzun yaşamıyor’ dediğini ifade etmektedir.’

-Kardinalliğe soyunan ve rahmetli ve aslında öldürülen Aytunç Altındal Gülenin islam alemindeki ismi belirlenmeyen Kardinal olduğunu söylemiş ve çok yaşamamıştı.

Yoksa dünyayı değiştirecek olan Barnabasın ortaya çıkmasından korkan batı, Fetö kanalıyla Barnabası da ele geçirmeye çalışmakta, daha doğrusu ortaya çıkmasını engellemektedir.

Aslında batının yani Hristiyan dünyasının islam dünyası ile olan savaşı, çökmekte ve yıkılmakta olan Hristiyanlığın, yıkılışını geciktirme çabasıdır.

Barnabasın ortaya çıkması, Hristiyanlığın bitişidir.

Tevhid inancını ele alan Barnabas incili, bu günkü Hristiyanlığın teslis inancına aykırı ve doğru bir incili yansıtmaktadır.

Türkiye-de ilk defa Aramice uzmanı, bilim adamı Dr. Hamza Bektaş(Hocagil)la yaptığı konuşma ve “İncilin bulunma hikayesi” ni anlatmaktadır.

Kitabın giriş kısmında; “Alemlerin Rabbi olan Allah tarafından, Mesih’e vahyedileni, ondan duyduğum gibi 48 yıl sonra, aynen duyduğum gibi, Demir Nüsha olarak yazıyorum. Ben Kıbrıslı Barnabas’ım” ifadeleri vardı.

Soru: Kitabın bu bölümüne kadar içeriğinden bahsedebilir misiniz?

Cevap: Tevhit’ten başka bir şey yoktu. Zikrullah vardı. İbadet etmenin önemi, Allah’a eş koşmama. Komşulara yardımcı olma. Lut Kavmi ile ilgili bazı uyarıcı bilgiler ve ibret alınmasını öğütleyen bir kıssa vardı. Dikkatimi çeken bir şey daha vardı. Bir peygamber gelecek, ona tabi olanlar, dolgun başaklar gibi olacaklar!” ayeti vardı.

Ergenekon-la başlayıp 15 Temmuz darbesiyle devam eden ve bundan sonra da devam edecek olan kavganın önemli iki sebebi bulunmaktadır;

1-Yıkılan Hristiyanlığın yıkılışını geciktirmek.

2-Ortadoğuyu Hristiyanlaştırmak.

Bunu da iç unsur ve projelerle yapmaya çalışmak…

-Başbakana şimdiki cumhurbaşkanına da aslında bunun yani Barnabas incilinin ortaya çıkması korkusuyla saldırılmaktadır.

-“Türk, İngiliz ve İsrail ajanları tarihinin en önemli kapışmalarından birini yaşadılar. MOSSAD ve MI6’nın peşine düştüğü 1900 yıllık el yazması Tevrat, MİT operasyonuyla Başbakan’a ulaştırıldı.”

1900 yıllık tahrif edilmemiş Tevrat’ta İsrail oğullarının dini ve siyasi anlayışlarına dayanak yaptığı bazı unsurların doğru olmadığı ortaya çıktı.

Ve hepsinden daha önemlisi, tahrif edilmemiş Tevrat’ta son peygamberin Hz. Muhammed olduğu açıkça vurgulanıyor.

-Türkiye başta Erdoğan bir an evvel bu incili İbraniceden tercüme ettirmeli, dünyaya duyurmalıdır.

Bütün Avrupa-nın top yekün saldırısından daha dehşetli, gök gürültüsü gibi bir ses getirecek, -İnşaallah- Hristiyanlık İslâmiyete inkilab edecektir.

*(İncilin 20.babının devamında)2000 yılından sonra şeytanın yeryüzündeki ekser insanları saptırarak Müslümanların üzerine saldırttığını, fakat akıbette Müslümanların galib gelerek küffarın helak olduğunu ifade etmektedir. Şöyle ki: “Ve bin sene tamam olduğunda, şeytan kendi zindanından salıverilip zeminin dört köşesinde olan taifeler yani Ye‟cûc ve Me‟cûc‟ü (ifsadata giren milletleri) –ki miktarı deniz kumu gibidir- idlal ve muharebeye cem‟ etmeye çıkacaktır. Ve yeryüzüne çıkıp mukaddeslerin ordusunu ve sevgili şehri ihata ettiler. Ve Allah tarafından semadan ateş inip onları telef etti.

Ve onları idlal eden iblis, canavar ile yalancı peygamberin bulundukları ateş ve kükürt gölüne atıldı. Ve gece gündüz ebed-ul âbâd azab olunacaklardır. (Esrarnama-den)

-Not: Kabirdekilerin pişman oldukları şeyler için, kalanlar birbirleriyle kavga etmekte, birbirlerini boğazlamaktadırlar.

Dönüşsüz bir yola gidenler ve girenler, bile bile hayatlarını çıkmaza sokmaktadırlar.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: