30 Eylül 2016 Cuma, 08:38
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya kazimcetinkaya0202@hotmail.com Tüm Yazılar

Değişmeyen Dünyanın Değişken İnsanları

Değişmeyen Dünyanın Değişken İnsanları   Değişken bir dünyada, kaygan bir zeminde, mikyası ve ölçüsü bozulmuş bir toplumda yaşıyoruz. Şartlar değişince insanlar da değişiyor. Olumlu ve pozitif işlerde değişkenlik elbette yararlıdır, iyidir ve gereklidir. Tek düze olmak, dünya konjüktürünü takip etmemek olmaz. Ama bizim insanımız, değişen siyasi, politik ve menfaat çarklarına göre kendine ayar vermede bir […]

Değişmeyen Dünyanın Değişken İnsanları

 

Değişken bir dünyada, kaygan bir zeminde, mikyası ve ölçüsü bozulmuş bir toplumda yaşıyoruz. Şartlar değişince insanlar da değişiyor.

Olumlu ve pozitif işlerde değişkenlik elbette yararlıdır, iyidir ve gereklidir. Tek düze olmak, dünya konjüktürünü takip etmemek olmaz.

Ama bizim insanımız, değişen siyasi, politik ve menfaat çarklarına göre kendine ayar vermede bir hayli profesyonel ve maharetlidir.

Dün ak dediğine kara, siyah dediğine de beyaz diyebilen, gece silahlı, gündüz külahlı silik ve sömürücü insan müsveddeleri türedi.

Değişen şartlara ayak uydurmak bahanesiyle, inanç ve değerlerine tamamen zıt, seciye ve ahlaktan uzak kişilik sergilemeye başlayan yığın yığın yaratıklar zuhur etti aramızda…

Bilimde, teknikte, teknolojide şartlara ayak uydurmak, deneyler yaparak ilerleme sağlamak yerine, politik ayak oyunlarıyla siyaset baronları da sollayan sokaklar dolusu mahluklar kol geziyor.

İşin ilginç tarafı nedir biliyor musunuz? Bu kalpazanlar kendilerini düzeltmek yerine, dünyaya nizamat vermeye çalışan sahtekarlardır.

Herkes dünyayı değiştirmeyi düşünüyor, kimse kendini değiştirmeyi akıl etmiyor. Zaten kendi akıllarından başka da kimsenin aklını beğenmiyor.

Kendi hanelerinde ve ruh dünyalarında bin bir teseyyübün bulunduğu bu zavallılar, açık alanlarda mangalda kül bırakmayan sefiller güruhudur.

Süt emdiği çağlardan itibaren ruh dünyalarında oluşan anarşik mizaçlarını değiştirmeyenler, başkalarının dünyalarına asla karışmamalıdırlar.

Aptallar ve ölüler düşüncelerini değiştiremezler. Ama akl-ı selim insanlar yanlış düşünce ve fikirlerini, kendilerine ve topluma yararlı şekilde değiştirirler.

Aklın yolu birdir. Doğrular değişmez. Ama doğru bildiğimiz yanlışları değiştirmek insanlığımızın gereğidir. Yanlış iliklenen ilk düğmeden sonra bütün düğmeler yanlış iliklenir.

Yanlışta ısrarcı olmak, sadece kendi doğrularını kabullenmek ve ileri sürmek serapa yanlışlıktır ve başkalarının hukukuna tecavüzdür.

İliklenen ilk düğmeden sonra nerede yanlış fark edilirse derhal değiştirilmeli ve düzeltilmelidir. İnat ve ısrarın kimseye faydası yoktur, kazandıracağı hiçbir şey de yoktur.

Zaman ve mekanı kendi lehimize değiştirebiliyorsak, eşya ve hadiselerdeki yanlışları da topluma Zararlı olmayacak şekilde değiştirebilmeliyiz.

Dün dündür bu gün bugündür felsefesiyle hareket ederek, zamanın ve hadiselerin çarklarını sürekli kendi çıkarları doğrultusunda çevirenler eblehlerden başkaları değildir.

Aslında, ayak oldukları halde, kendilerini baş olarak görenler gecenin soğuk ve karanlık ortamında ateşin etrafında dönen ateş böcekleridir.

Bütün değişimleri bütün dönüşümleri kendi çıkarları için planlayanlar, kendi kuyularını kendi elleriyle kazan, akabinde de müflis duruma düşen aptallardır.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: