Son Dakika
18 Ağustos 2017 Cuma
19 Temmuz 2016 Salı, 08:26
Naif Karabatak
Naif Karabatak [email protected] Tüm Yazılar

Darbe neden başarısız oldu?

Darbe neden başarısız oldu?   Başarılı darbe girişimleriyle ünlü olan bir ülkede yaşamak elbet zor ama darbeciye göre ‘başarılı’ sayacakları günlerin geride kaldığı da bir gerçek. 15 Temmuz gecesi darbe kalkışması başarısız oldu. Elbet bunun altında yatan çok sebep vardı ama bir sebep var ki, başarısızlığın asıl sebebidir. Darbenin başarısız olmasının ve planlanandan önce başlamasının […]

Darbe neden başarısız oldu?

 

Başarılı darbe girişimleriyle ünlü olan bir ülkede yaşamak elbet zor ama darbeciye göre ‘başarılı’ sayacakları günlerin geride kaldığı da bir gerçek. 15 Temmuz gecesi darbe kalkışması başarısız oldu. Elbet bunun altında yatan çok sebep vardı ama bir sebep var ki, başarısızlığın asıl sebebidir.

Darbenin başarısız olmasının ve planlanandan önce başlamasının ilki elbette Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Marmaris’teyken durumdan haberdar edilmesiydi.

Sabah saat 5’te başlaması planlanan darbe girişimi açığa çıkınca o telaşla İstanbul’da iki boğaz köprüsü tutuldu, Ankara’da jetler havada uçmaya başladı ve bir anda herkes “neler oluyor” dedi.

Başbakan Binali Yıldırım’ın hiçbir şeyi gizlemeden, “orduda bir grup darbe kalkışması yaptı” diyerek, vatandaşlara hem haber verdi, hem demokrasiye sahip çıkmasını istedi, hem de durumun kontrol altına alınmaya çalışıldığını söyledi. Bir şey daha söyledi, genelkurmay başkanı rehindi.

İşte bu ikinci durum, darbecileri bitiren durumdu.

Çünkü darbeye karşı olan asker ve komutanlar, “gelen emirlerin bir çeteden geldiğini” öğrenmiş oluyordu. Her ilde sıkıyönetim komutanı belirleyen çeteler, böylece “taraftar” bulmakta zorlandı.

NTV, darbe gecesi dananın kuyruğunu koparacak bir adım attı. Sırf bu nedenle tebriki de hak ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüntülü görüşme gerçekleştirdi ve cumhurbaşkanı, halkı demokrasiye sahip çıkmak için sokağa çağırdı.

İşte hiçbir darbecinin beklemediği de buydu.

İnsanlar sokağa çağrılırdı ama tanka, topa, tüfeğe karşı canını siper edecek kahraman vatan evladı zor bulunurdu…

Meğer çokmuş, öğrendiler…

Bir anda Türkiye’nin dört bir yanında liderine, ülkesine, milletine, ırzına, namusuna, geleceğine sahip çıkmak isteyen ve ülkeyi alçaklara teslim etmeye niyetli olmayan, her partiden, her görüşten, her inançtan yığınlar ortaya çıktı.

Hiçbir darbecinin böyle bir kalabalığa ateş açması mümkün değildi. Ne yani, insansız bir ülke mi yöneteceklerdi?

Elbette Genel Kurmayda, Jandarma Genel Komutanlığında, PÖH’te, JÖH’te, Emniyet Genel Müdürlüğünde, MİT’te darbecilere silahla karşılık verilmesi, onların beklemediği bir durumdu. Bu da planlarını alt üst etti.

Oysa eskiden ne güzeldi; TRT’yi, radyoyu, meclisi ve Emniyet Genel Müdürlüğünü ele geçirince, bütün ülkeyi ele geçiriyordun.

Yargı bir anda emrine giriyordu. Rektörler darbecilere selam dururdu. Daha da ilginci, bütün basın darbecilerin yanında yer alıyordu. Bu defa öyle olmadı, hiç kimse selam durmadı. Aksine tüm kurumlar, darbecilere karşı var gücüyle ve yasadan aldığı yetkiyi sonuna kadar kullanarak karşı çıktı, direndi, mücadele etti, tarih yazdı. Basın, hiç olmadığı kadar darbeye karşı çıktı.

Sivil halka ateş eden alçaklara karşın, sivillere ateş etmeyi reddeden askerler de planı bozuyordu.

Önceki darbeciler çok şanslıydı elbet…

Bütün kuvvet komutanları ve istisnasız en küçüğünden en büyüğüne kadar bütün TSK darbecilerin yanındaydı, en zalim şekilde.

Bu defa öyle olmadı.

Onurlu, şerefli, haysiyetli ordu mensupları darbeye karşı çıktı, terör örgütünün yanında yer almadı, haşhaşla uyutulan haşhaşilere geçit vermedi.

Ve bir şey daha oldu, karşılarında eli silahlı polisler gözünü sakınmadan karşılık veriyordu…

Bütün bunlar elbette darbenin başarısız olmasının nedenleri…

Darbecilerin plan yaparken, “karşılarında olacak” olanları çok doğru ve net hesaplayamamıştı.

Siyasiler şapkasını alacaktı ve kuzu kuzu peşlerinden gidecekti. Halk, makarna ve un stoku yaptıktan sonra eve çekilecek ve başına gelecek en adi, en alçak, en onursuz sona razı olacaktı. Olmadı…

Halk sokaklara döküldü, kurumların hepsi görevini eksiksiz yaptı, yargı harekete geçti, basın anbean gelişmeleri verdi.

Eskiden arkasında gidilecek lider yoktu, şimdi uğrunda ölünecek lider ve ona güvenen, davasına inanan, aynı kaderi paylaşan bir halk vardı.

Bir şey daha vardı elbet…

Fetö’cüler, yıllar yılı bu milletin hakkını yemişti. Sınavlarda, atamalarda, ihalelerde “hep bana.. hep bana” demişlerdi. Yurtlarda kazıklamışlar, dershanelerde kazıklamışlar, zorla gazete, dergi, kitap satmışlardı. Hak ettiği makama gelmeyen insanların önündeki tek engel, bu Fetö’cü örgüttü.

İşte hem uğrunda ölünecek bir dava ve lider vardı, hem de ülkeyi ele geçirmek isteyen bu aşağılık örgüte biriken kin ve nefret…

Darbeyi başarısız kılan, herkesimden bu terör örgütüne duyulan öfkeydi ve bu milletin darbeden çektiklerini, bir daha çekmeye niyetli olmamasıydı.

Darbe başarısız olunca “senaryoydu” diyen salaklar, darbe başarılı olsaydı “Tayyip’i nasıl indirdik” diyecek olan alçaklardır…

Allah’a binlerce kez şükürler olsun ki, o alçaklar, ülkeyi kan gölüne döndürecek amaca ulaşamadı.

Ama oyun bitmedi, kışkırtma, provokasyon, Alevi-Sünni çatışması için ortamı germe çalışması, hep iç savaşa hazırlık yapmak için.

Darbeye karşı olmak, bu açıdan tek başına yeterli değil; demokrasiye sahip çıkmak, bir arada ve kardeşçe yaşamayı seçmek için mücadele etmek, onların elindeki bütün silahı almaya yeter de artar bile…

 

Tweetimden Seçmeler

O kadar maaş alacaksın, o kadar rütben olacak, her şeyin bedavaya gelecek ve halen ülkene ve milletine namussuzluk yapacaksın. Alçaksınız..

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: