Son Dakika
24 Ekim 2017 Salı
14 Haziran 2017 Çarşamba, 09:02
Ayşe Düşüngülü
Ayşe Düşüngülü [email protected] Tüm Yazılar

Çocuklar Arasında Neden Ayrım Yapmamalıyız?

Çocuklar Arasında Neden Ayrım Yapmamalıyız?   Yazıma başlamadan önce şunu belirtmek isterim ki çocuk büyütmek, bu mesuliyeti almak beceri ve emek isteyen uzun, yorucu bir yol. Hani her yiğidin harcı değil desem sanırım yadırgamazsınız beni. Önemli olanın yalnızca çocuğu doğurmak değil, onu hakkıyla sağlıklı bir şekilde büyütmek de olduğuna inananlardanım. Öncellikle çocuğuyla ilgili, ayrım yapmaksızın […]

Çocuklar Arasında Neden Ayrım Yapmamalıyız?

 

Yazıma başlamadan önce şunu belirtmek isterim ki çocuk büyütmek, bu mesuliyeti almak beceri ve emek isteyen uzun, yorucu bir yol. Hani her yiğidin harcı değil desem sanırım yadırgamazsınız beni. Önemli olanın yalnızca çocuğu doğurmak değil, onu hakkıyla sağlıklı bir şekilde büyütmek de olduğuna inananlardanım. Öncellikle çocuğuyla ilgili, ayrım yapmaksızın koşulsuz seven değerli anne ve babalar sizleri kutluyorum…

Ebeveynlerin çocuklar üzerinde isteyerek veya farkına varmadan yaptıkları ayrım, onarılması güç sonuçlara sebebiyet vermektedir.

Çocuklara eşit sevgi ve ilgi verilmesi onların birbirleriyle kardeş ilişkilerini olumlu yönde etkilemektedir. Aksi takdirde çocuklar arasında; saldırganlık, öfke, kıskançlık, birbirlerinin eşyalarına zarar verme, içine kapanma, nefret duyguları ortaya çıkarak gelişmektedir. Bu durum patolojik bir seyir aldığında mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır.

Her çocuk farklı ilgi alanlarına, yeteneklere, mizaca, görünüşe, ve farklı kişilik yapılarına sahiptir. Kardeşler arasında kıyas ve baskı yaparak onların yaşam alanlarını bir nevi daraltmış olan anne ve babalar çoğu zaman bunun farkında olmasalar da gerçek şu ki; bir kardeşte takdir edilen yetenek ve davranışların diğer kardeşte de olması beklenilemez bir durumdur. Böyle bir durumda çocuk anlayışla karşılanmalı ve sırf istenildiği gibi başarılı değil, kardeşine göre daha kötü diye dışlanmamalıdır.

Çocuğunuzun ilk sosyal çevresi kardeşidir. Bu yüzden hayata karşı ilk izlenimlerini, ilk yaşantılarını, ilk hata ve ilk tecrübelerini kardeşiyle deneyimler, onunla gözlemler ve iyi ya da kötü bir bağ kurar. Burada ailenin tutumu çok önemlidir. Kardeşler arasındaki ilişkiyi pekiştiren, birbiriyle yarıştırmak yerine destek verici bir tutum sergilenmelidir.

Siz değerli anne ve babalar; unutmamalısınız ki çocuklar aileden ne görürse onu uygular. Bu gerçeğin farkında olmalı ve çocukları yetiştirirken ki tutumunuzun çocuklarınız tarafından ileride gelecek nesillere sizden gördükleri şekilde aktarılacağını bilmenizi isterim..

 

Öneriler

  • Çocuklarınızı birbirleriyle kıyaslamamalısınız, onlara olumlu-olumsuz, iyi-kötü ayrımı yapmaksızın koşulsuz sevgi ve ilgi vermelisiniz.
  • Yaptıkları veya yapacakları bir davranış sonucunda onları daha çok veya daha az sevmekle tehdit etmemelisiniz.
  • Kardeşler kavga ettiklerinde onların arasına bir yargıç gibi girerek haklı haksız ayrımı yapmamalısınız. Çocukları kendi hallerine bırakarak uzaktan izlemeli, aralarında ki bu olaya müdahil olmak yerine birbirleriyle çözmelerine izin vermelisiniz. Aksi takdirde ebeveynler olaya müdahale ettiklerinde kardeşler arasında gizli bir öfke ve rekabet ortamı oluşmaktadır.
  • Aileye yeni katılan bebeğe zarar verebileceği endişesiyle kardeşleri uzak tutmak, dokunmasına, temas etmesine engel olmak yanlış bir tutumdur. Bu ihtimali göz önünde bulundurarak büyük çocuğun, yeni gelen bebeği kabul etmesine, sevip bir bağ kurmasına fırsat verilmelidir. Ailelerin bu hususta yaptıkları yanlışlardan bir diğeri de bebek geldikten sonra diğer kardeşi kreş veya okula göndererek evden uzaklaştırmalarıdır.
  • Henüz çocuk olan kardeşler arasında anne ve babaların en sık yaptığı hatalardan biri de “sen artık büyüdün, abi/abla oldun” diyerek çocuğa üstlenemeyeceği kadar büyük bir sorumluluk yüklemeleridir. Bu sorumluluk çocuğun, özgürlüğünü kısıtlamış oluyor. Yaşanan bu kısıtlama ise kardeşler arasında kıskançlığa sebebiyet vermektedir.
  • Aileler kıskançlığı engelleme değil, sebebiyet vermeme yolunda bir tutum izlemelidir. Ebeveynler çocuklarla ilişkisini sağlam bir temel üzerine inşa etmelidir. Bu temel ise karşılıklı koşulsuz sevgi ve güvenden meydana gelmektedir.
  • Ebeveynler baskıcı ve aşırı otoriter bir tutum sergilememelidirler. Ancak aile içerisinde ortak belirli kural ve sınırlılıklar belirlenmeli ve bu hep birlikte konuşulmalıdır.
  • Anne/babalar alınan kararlarda aile içinde kararsız ve tutarsız bir duruş göstermemelidirler. Böyle ailelerin çocukları gelecekte duygusal alanda zayıf, karar vermekte zorluk yaşayan, dış baskılardan çabuk etkilenen bireyler olmaktadırlar.
  • Çocuklardan kusursuzluk beklenmemelidir, hatta zaman zaman hata yapmalarına izin verilmelidir. Aşırı mükemmeliyetçi bir tutum sergileyen ebeveynlerin çocuklarında sürekli olarak başkalarını mutlu etme duygusu görülebilir.

 

 

 

4 Yorum

  1. hülya

    15 Haziran 2017 at 08:10

    böyle genç insanların köşe yazıları cok güzel

    • Ayşe Düşüngülü

      22 Haziran 2017 at 12:34

      Teşekkür ederim efendim

  2. Ufuk adak

    28 Haziran 2017 at 08:51

    Ayşecim harika bir köse yazısı olmuş başarıların daim olsun ailece gurur duyduk seninle

    • Ayşe Düşüngülü

      28 Haziran 2017 at 08:57

      Teşekkür ederim 🙂

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: