Son Dakika
19 Ekim 2017 Perşembe
11 Temmuz 2016 Pazartesi, 07:51

CEHALET FELAKETTİR Cehalet, felakettir. Cahil olduğu halde, cehaletinin farkında olmayan, farkında olmadığını da bilmeyen insanlar ise hem cahil hem de hastalardır. Hiçbir şeyi bilmeyenler cahildir. Gerekli olan şeyleri bilmeyenler de cahildir. Ama bir sürü gereksiz şeyleri bilenler de cehalet bataklığında debelenenlerdir. Hem hiçbir şey bilmiyor, hem de bir şey bilmediğinin idrakinde değil. Ezberlediği üç- beş […]

CEHALET FELAKETTİR

Cehalet, felakettir. Cahil olduğu halde, cehaletinin farkında olmayan, farkında olmadığını da bilmeyen insanlar ise hem cahil hem de hastalardır.

Hiçbir şeyi bilmeyenler cahildir. Gerekli olan şeyleri bilmeyenler de cahildir. Ama bir sürü gereksiz şeyleri bilenler de cehalet bataklığında debelenenlerdir.

Hem hiçbir şey bilmiyor, hem de bir şey bilmediğinin idrakinde değil. Ezberlediği üç- beş klişeleşmiş cümleyle hayatta geçinip gidiyor.

Bildiği şeyler denizde bir damla bile olmazken, o bilmediklerinin denizden bir katre olduğu zehabında ve kendisiyle beraber etrafındakileri de inandırıyor.

Toplum cahil olunca, bazı dalkavuklar çıkıp, siyasî kimliklerini de kullanarak, saf insanlar üzerinde egemenlik hesapları yapabiliyorlar.

Bazı ortamlarda sadece söz hakkını kendinde gören siyaset baronları, bomboş oldukları halde, toplumun karşısına çıkıp hamasî nutuklar atabiliyorlar.

Meydanları boş bulunca mangalda kül bırakmayanların konuştukları ise bir fındık kabuğunu doldurmaz. Ama yıllar var ki aynı ortamlarda aynı kişilere kendilerini dinletirler. Memlekette yalakaların sonu gelmez.

Gerekli olan şeyleri bilmeyen cahiller, toplumu başka argümanlarla oyalayıp geçiştirirler. Kör, köfteleri iki iki götürünce, diğer körlerden de ses çıkmıyor. Her kes lâl ve ebkem!

Gerekli olan şeyleri bilmeyen cahil insanlar, bir sürü gereksiz şeylerle insanları avuturken, ölü toprağı serpilmişçesine dinleyen kitleler, uyumaya devam ederler.

Halbuki cahil insanlar susmalı, bilgin insanlar konuşmalı. Cahil insanlar susmasını bilselerdi zaten cahil  olmazlardı. Bilgili, birikimli insanlara konuşma fırsatı ve imkanı verilseydi, toplumumuz bu gün daha farklı yerlerde olurdu.

Susması gerekenler konuşuyor. Konuşması gerekenlere ise konuşma fırsatı verilmiyor. Nasıl bir memlekette yaşıyoruz ki, taşlar hep bağlanmış, köpekler de ortalığa salıverilmiş.

Münakaşayı cahiller yapar. Mütalaa yapılması gereken konuları tartışarak, münakaşa ederek çözemezsiniz. Mütalaası yapılan konularda taraflar incinmez ve incitilmemelidir.

Medeni dünyada cehaletin hüküm sürmemesi gerekir. Cahil insanlar bir toplumda söz sahibi olmuşlarsa, felakete doğru gidiyoruz demektir.

Önderleri , rehberleri karga olanların, burunları pislikten kurtulmaz. Kargalar hep leşlere konarlar. Gözü çöplüklerde olanların iflah olmaları, hüküm ferma olmaları mümkün değildir.

Cehalet bataklığında debelenen insanlar, toplumun belli kesiminden alkış alsalar da, o alkışlar onların sonlarının habercisidir.

Cahil, cesur olur. Her dediğini kanun ,her yaptığını doğru ve mükemmel bilir. Halbuki zaman en güzel müfessirdir. Zaman geçtikçe yaralar deşilmeye başlar ve kangrene dönüşür.

Taşları bağlamışlar köpekler serbest,

Eşkıya düze inmiş yiğitler derdest.

İmama bozulup da bozmayız abdest,

Gün gelir de bu hesap görülür elbet.

 

 

 

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: