Son Dakika
11 Aralık 2017 Pazartesi
05 Ağustos 2016 Cuma, 08:44
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

Çalışmak Sıkıntıların Panzehiridir

Çalışmak Sıkıntıların Panzehiridir

 

İnsanoğlu için ancak çalışmasının karşılığı vardır. Kim, hangi konuda  ne kadar çaba ve gayretin içinde olursa, onun karşılığını o kadar görecektir.

Şeytanın hesabına çalışarak, nefislerini putlaştıran, hırs ve hasaretle topluma zarar verenler de, nefislerini ayaklar altına alıp melekleşen ve insanlık yararına çalışanlar da, yaptıklarının karşılığını göreceklerdir.

Esas olan faydalı ve hayırlı işlerde çaba göstermek ve birbirimizle yarışmaktır. Kötülükleri ve çirkin işleri beceremeyen hemen hemen yok gibidir.

Aslolan ise bataklıkları kurutmak ve bataklıklarda güller, laleler, sümbüller yetiştirmek veya en azından böyle bir iyi niyetin çabasını göstermektir.

Dağ tepesinde bir çam olamayabiliriz ama vadide bir çalı olabiliriz. Ancak oradaki en iyi çalı olma hedefimizi hiç kaybetmemeliyiz.

Eğer çalı olamazsak bir ot parçası olma sevdasıyla yanıp tutuşmalıyız. Yemyeşil bir demet ot olabilirsek yollara neşe ve sevinç veririz.

Belki bir misk çiçeği olamayabiliriz ama, bir saz olabiliriz. Gölün içindeki en canlı saz biz olabilirsek, hem gölün hem suyun hakkını vermiş oluruz.

Hepimiz kaptan olamayız, tayfa olmaya mecburuz. Geminin kaptanı, bütün olumsuz hava şartlarına rağmen gemiyi selamet sahiline çıkarabiliyorsa, tayfa elinden gelen desteği esirgememelidir.

Dünyada hepimiz için birer şey vardır. Yapacağımız iş bize en yakın olan iştir. Bu işlerin yapılmasında cadde olamazsak bile patika yol olabiliriz.

Her kes bütün dünyayı aydınlatan güneş olma kabiliyetinde değildir. Ancak  güneşin küçük bir timsali olan yıldız olabilme yeteneğine sahibiz.

Kazanmak ya da kaybetmek ölçü ile değildir. Sen her neysen onun e iyisi olmalısın. En iyisi olmadığın her şeyde hiçbir şey değilsin.

Hayat ne bir yaş günüdür, ne de bir bayram günüdür. Hayat, hem kendimiz, hem de toplum için faydalı şeyler üretmek için çaba gösterilmesi gereken bir iş günüdür.

İşleyen demir işıldadığı gibi, çalışan insan hem çürümez, paslanmaz, hem de ihtiyarlığın ne zaman geldiğini fark etmez.

Alın terini dökmeyenlerin dinlenmeye hakları yoktur. Önce alın teri sonra dinlenme.Dinlenmeyi en çok hak edenler, en çok alın teri dökenlerdir.

Yüce Yaratıcı, ilmi çalışana veriyor. Çalışmayan, ilimden nasibini alamaz. Bilginin efendisi olmak için çalışmanın kölesi olmak gerekir.

Dünya için hiç ölmeyecekmiş gibi, ahiret için de hemen yarın ölecekmiş gibi çalışmamızı öğüt veren bir peygamberin ümmetiyiz.

Çalışmanın bir nevi ibadet olduğunu, başkalarına iyilik ve ihsanda bulunmanın ibadetle eş değer olduğunu bildiren bir inancın mensuplarıyız.

Çalışma bütün sıkıntıların panzehiridir.Bütün sıkıntıları, kötülükleri, yoksullukları ve hastalıkları yok eden en etkili bir ilaçtır.

Bağa bakmazsan, bağ değil hozan olur. Bağa bakarsan üzüm olur. Yemeye yüzün olur. Ama bakmazsan yemeye yüzün olmaz.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: