Son Dakika
17 Ağustos 2017 Perşembe
29 Kasım 2016 Salı, 07:48
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

Bürokrasi Hantallığı Bitmez

Bürokrasi Hantallığı Bitmez   Ömür biter, bürokrasideki hantallık bitmez. Eğer devlet kapısında bir işiniz varsa, siz bağrınıza taş bağlayın, sabırlı olun, taşlarını çatlatmadan, işinizi Allah’a havale edin. Çocukluğumuzdan beri basın-medyada, radyo- Tv. Ekranlarında devletin tepe noktalarındaki zat-ı muhteremlerden bürokrasinin azalacağını dinlerdik. Rahmetli Turgut Özal, Başbakanlığı döneminde meydanlarda, Tv ekranlarında halka seslenirken, özellikle bürokrasiden şikayetçi olur […]

Bürokrasi Hantallığı Bitmez

 

Ömür biter, bürokrasideki hantallık bitmez. Eğer devlet kapısında bir işiniz varsa, siz bağrınıza taş bağlayın, sabırlı olun, taşlarını çatlatmadan, işinizi Allah’a havale edin.

Çocukluğumuzdan beri basın-medyada, radyo- Tv. Ekranlarında devletin tepe noktalarındaki zat-ı muhteremlerden bürokrasinin azalacağını dinlerdik.

Rahmetli Turgut Özal, Başbakanlığı döneminde meydanlarda, Tv ekranlarında halka seslenirken, özellikle bürokrasiden şikayetçi olur ve devletin işleyiş tarzından sitemle bahsederdi.

Bürokrasiyi sıfırlayacağını her ortamda dile getiren Özal’ın maalesef ömrü yetmedi ve azalmak yerine her gün biraz daha bürokratik işlemler artarak günümüze kadar devam etti.

Bazen bir işiniz düşer devlet kapısına. Size düşen bütün iş ve işlemleri yapar, gerekli evrakları günlerce, haftalarca uğraşarak tamamlarsınız.

Gittiğiniz her devlet dairesinde yığın yığın engellerle karşılaşırsınız. İhtiyaç duyduğunuz işinizi görmek adına her sıkıntıyı göze alırsınız.

Bazen gittiğiniz dairelerde hiç hak etmediğiniz halde azar işitir, ters cevaplarla karşılaşırsınız. “Ya sabır” diyerek sineye çekersiniz bütün olumsuzlukları…

Bu da geçer yahu” der, bütün olumsuzlukların üzerine sünger çekersiniz. Bu işimizi tamamlamak için bütün negatif pozisyonlara sabreder, oturur şükredersiniz, çaresiz beklersiniz sonucu…

Günlerce, haftalarca uğraşarak evraklarınızı tamamladığınız halde beklemeye alınırsınız. Bir gün, beş gün, bir hafta iki hafta, bir ay iki ay derken zaman hızla akıp giderken işiniz bir türlü sonuçlanmaz.

Ve derken size acı bir haber verilir. Günlerce zaman harcayarak tamamladığınız evraklarınız zaman aşımına uğramıştır. Sil baştan, yeniden ve bütün masraflara katlanarak, harçları yatırarak ilk günkü gibi tekrar işlemlerin peşinde dolaşırsınız.

Hesap verecek kimse yoktur. Sizi kimse muhatap bile kabul etmez. Haklısınız ya da haksızsınız, kimsenin size verecek hesabı yoktur.

Kendi açınızdan haklı olabilirsiniz. Ama sizin haklı olmanız yeterli değildir. Birilerinin kriterlerine uymuyorsanız, haklı olduğunuz halde hiçbir alacağınız söz konusu değildir.

İyi, güzel, hoş da zaman aşımına uğrayan bunca maddi ve manevi değerleriniz, zaman kaybınızın hesabını hiç kimse vermek zorunda değildir. Kahrolursunuz, oturursunuzsunuz yerinize…

Takip ettiğiniz işinizin daha hızlı yapılması için ricada bulunursunuz, ama hiçbir şekilde kale alınmazsınız., ve hiçbir şekilde haklılık payınız yoktur.

Başka il’lerde farklı uygulamaların olduğunu, daha bürokratik engellere takılmadan işlemlerin yapıldığını söylersiniz, size verilecek cevap: “ O zaman gidin işinizi orada yaptırın” olur.

Mağduriyetinizi önleyecek hiçbir merci makam bulamazsınız. Her kes her şeyi sizden daha çok biliyor ve siz hiçbir şey bilmiyorsunuz.

Kime derdinizi anlatacaksınız, çaresiz beklemede kalıyorsunuz. Bir ömür daha bürokrasinin kapılarında geçirmekten başka yapacağınız bir şey yoktur.

Devlet dairelerinde bir kişinin yapabileceği bir işe beş kişi, beş kişinin yapabileceği bir işe en az yirmi beş kişi görevlendirilmiş. Ama buna rağmen devlet hantallıktan kurtulamadı.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: