Son Dakika
24 Ağustos 2017 Perşembe
16 Kasım 2016 Çarşamba, 08:12
Mehmet Koç
Mehmet Koç [email protected] Tüm Yazılar

Bir Türkü ve Ardındakiler

Bir Türkü ve Ardındakiler Hayata dair nefes aldığımız en önemli değerimiz; türkülerdir. Türkü ve özellikle bağlama oldu mu gelsin peşi sıra,aksın hayat. Mest olursunuz ve dökülüverir sözcükler dilinizden. Acıların, özlemlerin, hüzünlerin ve de neşenin ana kaynağıdır türkü. Kimi zaman içlenirsiniz, çekersiniz bir kadeh uzun hava. Kimi zaman mutluluktan uçar, yudumlarsınız ritimli tınıları. Ey hayat! dersiniz, […]

Bir Türkü ve Ardındakiler

Hayata dair nefes aldığımız en önemli değerimiz; türkülerdir. Türkü ve özellikle bağlama oldu mu gelsin peşi sıra,aksın hayat. Mest olursunuz ve dökülüverir sözcükler dilinizden. Acıların, özlemlerin, hüzünlerin ve de neşenin ana kaynağıdır türkü. Kimi zaman içlenirsiniz, çekersiniz bir kadeh uzun hava. Kimi zaman mutluluktan uçar, yudumlarsınız ritimli tınıları. Ey hayat! dersiniz, göğe haykırıp acıları pişirip yersiniz.

Halkın türküleri insanı insan yapar. İnsan, insan olduğunu fark eder. Mayamızdır türküler. Kardeşliğimizdir, dostluğumuzdur. Dinledikçe huzur bulur, dinledikçe halk olursunuz. Her şeyden uzak kalıp güçlü bir nefes aldığınızı hissedersiniz. Türkülerdir insanı kendine döndüren. Türkülerdir insanı içine alıp yaşatan. Dinlediğinizdir sizi ele veren ve size anlam yükleyen.

Türküler aşktır, sevgidir. Türküler yalan söylemezler. Dilinizden dökülemeyendir türküler. Dinledikçe dinlersiniz ve yine dinlersiniz. Hayat size yorgunsa eğer türküler dinlendirir sizi. Herkes dinler ve herkes birlik olur aynı türküde. Farkında bile olmadan bir arada tutar milyonlarca insanı. Siz, bunu görmez hatta görmek istemezsiniz. Oysa birlik ve dayanışmadır türküler. Halaylardır kol kola çekilenler, horonlar, zeybekler, çifte telliler…mehmet-koc-2

Yorulduğunuzda, direnmeye çalıştığınızda, aşka gelip hislerinizle buluştuğunuzda yardımcıdır size en onulmaz çare;Türküler!…

Bir türkü var sosyal medyada dinlenilen. Farklı sanatçıların dilinden hayat bulsa da bu türkü, bir başka söylüyor söz yazarı ve bestecisi. Öyle ki kendini ele veriyor. İçine dokunuyor insanın ve içinde bulunduğumuz ruh halimize tercüman oluyor.

ben yoruldum hayat gelme üstüme” adlı türkü içinde bulunduğumuz yaşamın kendisi sanki. Son bir aylık zaman diliminde bu türküyü Mümin Sarıkaya’nın sesinden neredeyse dinleyen kalmamış. Belki de aynı kişiler defalarca dinlemiş, dinlemiş,dinlemiş. Aynı türkü farklı seslerle hayat bulsa da Mümin Sarıkaya’nın dilinden bir başka anlam bulmuş anlaşılan.

Yüz milyondan fazla dinlenmiş olan bir türküden bahsediyorum. Üstelik geçtiğimiz aylarda bu sayı çok gerilerdeydi. Sözleri ve ezgisi o denli etkilemiş ki insanları dinlememek mümkün değil. İçinde bulunduğumuz ruh halimizi de yansıttığını düşündüğüm bu türkü de gösteriyor ki; insanlar artık yeter deyiveriyor. Öyle ki mutlu ve huzurlu bir güne merhaba diyecek günleri arzuluyor sanki. Ne çok etkilemiş ki insanları “ben yoruldum hayat” türküsü, çölde bir damla su gibi geliyor insana. İçtikçe içesi gelmiş insanların. Kana kana doya doya.

Herkesin dinlediği Ahmet Kaya’nın “ nerden bileceksin” dizelerinde olduğu gibi, kimsenin acısını bilemeyiz. Ama otuz milyona yakın dinlenmiş olan bu şarkıdan insanların yüreğinin yangın yeri olduğunu düşünebiliriz.

Ya da alıp çekin kendinizi hayatın yorgunluğundan bir bardak doya doya için “bangır bangır”. Tavan yaparsınız hareketlilikten. Kaptırırsınız hayatın keşmekeşliğinden ve siyasi yorgunluğundan. Çeyrek milyon kez dinlenen Gülşen’e oh beee, dersiniz. Deli taylar gibi içinize saplanan mızrağı çıkarmak gibi gelir size.

mehmet-kocHuzurun ve kardeşliğin açlıktan feryat ettiği yaşantımızda insanların yüreklerine açılan türkülerin yetişmesi tesadüfi değil elbet. İnsanca bir yaşamın kapılarının zorlandığı son aylarda Hızır gibi yetişen türkülere kulak verilmeli. Sonuçlar üzerinden değil de sebeplere yoğunlaşmak gerekir. Türkülerle kendini ele veren sosyal algımıza demokratik bir serum verilmeli. Herkesin yüreğini ferahlatan Mümin Sarıkaya’nın türküsünde olduğu gibi, halkı kardeşlik ve dostlukta buluşturan türkülere-adımlara ihtiyacımız var. İçinde bulunduğumuz zamanın, yaşadıklarımızın değil, geleceğin bizden hesabını soracağını bilmek daha önemli sanırım. İnandığımız tüm değerlerin ve inançların bağlamında borçlu olduğumuzu unutmadan ama… sadece youtube’ta değil, defalarca dinlendiğini duyduğumuz “ben yoruldum hayat” türküsündeki yorgun hayatın artık yorgunluğu sona ermeli.son bulmalı. Mutlu güzel günlere dair türkülere evrilmeli hayat…

Bir türkü de siz dinleyin bu gün; ama Neşet Ertaş’tan olsun!..

***

Sonra sonra da Ahmet Abi’den dinleyin. 16 Kasım 2000’de hayatımızdan kopan Ahmet Kaya’dan. Her bir şarkısı ayrı bir damar olan ve herkesin yüreğine dokunmasını bilen Ahmet Kaya’dan. “penceresiz kaldım anne, ağladıkça, giderim, kum gibi, nerden bileceksin, öyle bir yerdeyim ki, şafak türküsü, acılara tutunmak, mahur, dokunma yanarsın, yüreğim kanıyor,  yakamoz, özgür çağrı… ve daha niceleri!.. 

“kendine iyi bak beni düşünme su akar yatağını bulur…” ya da

“ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi” hayat, bir soluk versin size…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: