Son Dakika
18 Ekim 2017 Çarşamba
24 Mayıs 2016 Salı, 09:08

Bir sevdadır bakanlık   Bakanlık deyip geçmeyin, önce durun, iyice bir düşünün, sonra yürüyün, sonra tekrar durun ve tekrar düşünme moduna geçin. Tavsiyem, bunun için bir yere oturun, sırtınızı sağlama alın, elinizi çenenize koyun ve sizin bakan olduğunuzu düşleyin. İşte ondan sonra karar verin. Bakanlık dediğimiz, öyle eften püften bir iş değil. Bakanlık bu, boru […]

Bir sevdadır bakanlık

 

Bakanlık deyip geçmeyin, önce durun, iyice bir düşünün, sonra yürüyün, sonra tekrar durun ve tekrar düşünme moduna geçin. Tavsiyem, bunun için bir yere oturun, sırtınızı sağlama alın, elinizi çenenize koyun ve sizin bakan olduğunuzu düşleyin. İşte ondan sonra karar verin. Bakanlık dediğimiz, öyle eften püften bir iş değil.

Bakanlık bu, boru değil ya; kırmızı plakası var, emrinde onca bürokrat, onca memur ve işçi var. Koruması var, koruyamaması var.

Bunun taşra teşkilatı var, merkez yapılanması var. Bir de hatırı sayılır bütçesi var.

Düşünsenize, bir talimatınızla ne yatırımlar yapılır?

Sadece bu değil tabii…

Bir defa havası var…

Fiyakanın tavan yaptığı makamlardan birisidir bakanlık.

Hem tarihe “görev yapmış bakanlar” diye geçmek var…

Sonra iyi bir çevre, hiç de yabana atılmayacak bir saygınlığı var.

Bunun VIP’i var, her yerde ayrıcalığı var.

Hele bir de Anadolu’da bir vilayetin vekiliyseniz, bütün bir aileye kazandırılacak saygınlık ve servet var.

Zira sadece siz bakan olmuyorsunuz.

Ne yazık ki, ülkemizde algılanış şekliyle, babanız yaşıyorsa bakandır, anneniz yaşıyorsa bakandır

Sonra oğlunuz, sonra kızınız ve eşiniz…

Bitmedi, kardeşiniz, amcaoğlunuz, hala ve dayı çocuklarınız…

Teyzenizin çocuklarını da unutmayın…

Her işi, sorgusuz sualsiz yapacak arkadaşlarınızı da dâhil ettiniz mi, tadına doyum olmaz…

Hiç gitme fırsatım olmadı ama emin olun Avrupa’da böyle değildir. Kesinlikle orada vekil de seçilseniz, siz seçilirsiniz. Bakan da olursanız, siz olursunuz ama bizde yedi sülale ve bilumum çevre sizinle birlikte “seçkin” ve “dokunulmaz” olur.

Birisi bakan olsun diye verilen kavgaların temelinde yatan budur, bu garibin teferruatla ilgilenmeyi bırakması çok oldu.

Sahi unuttum sanmayın, bakanlık, ülkeye ve millete hizmet yolunda çok önemli adımdır, demin saydıklarımsa zaten teferruattı, laf olsun, torba dolsun diye söylediklerimdi.

Hal ve ahval böyle olunca her hükümet oluşumunda, bakanlık beklentisi başlar.

Farklı partide olsan bile “piyango” beklentisi eksik olmaz.

Hizmet gitmeyen veya daha çok hizmet bekleyen kentlerde yaşayanları da bu beklenti sarıp sarmalar. Herkes mendilini hazırlar, davulcuyu ayarlar ve halay başını bile belirlerler, vur davulcu davula…

O gariplerimin tek derdi de, “yatırımcı bir bakanlık kapacak vekillerinin yaşadığı yere daha çok hizmet etme şansı” yakalamasıdır.

Ederler elbet, ederler sıra gelirse…

Hal böyle olunca her hükümet oluşumunda güzel yurdunun dört bir yanında kırmızı plaka hayali kurulur.

Hükümeti kurmakla görevlendirilen kişinin işi de hiç kolay değildir.

Şimdi, çiçeği burnunda AK Parti Genel Başkanı Binali Yıldırım, kabineyi kurmakla görevlendirildi. Doğal olarak “aklında hazır” listeyi bir kez daha gözden geçirecek, bir kez daha çizip, bir kez daha ekledikleri olacak.

Doğaldır ki, onun da kendince dengeleri var; beceri var, liyakat var ve birlikte yürüdükleri, hatırını kıramayacakları çok kıymetli dava arkadaşları var.

Bazı kentlerin baskısı var, bazı kurumların da dayatması…

Teşkilatın adamı, hassas kurumların adamı ve birlikte yürümeye söz verdiklerinin adamı var. Milletin adamını da araya sıkıştırdın mı, işte al sana kabine…

Bu baskıya, kasaba politikacılarının eskimiş taktikleri de eklenir.

Muhtarlar genel merkezi faks yağmuruna tutar.

Bakanlık beklentisi olan vekil, etkileyebildiği sivil toplum örgütlerinin açıklamaları var…

Yaygın basını var, yerel basını var, yanında olanların nümayişi bile var…

Bakanlık, ülkeye ve millete hizmet etme yeridir, bir fırsat versinler o zaman görün…

Hal böyle olunca cep telefonunu sürekli açık tutan, ekrandan gözünü ayıramayan vekiller de eksik olmaz. Merak etmeyin bu da geçer, hayat geçiyor …

***

Gerçekten de bakanlık, taşra teşkilatı da olan önemli bir kurumdur.

Bakan olan kişi, vekilliği dışında bir yük daha alır.

Elbette bakanlığın bir itibarı olduğu gibi, ülkeye ve millete daha çok hizmet etme şansına sahip olunacak makamlardır.

Gönül ister ki, bu makamlara sahip olanlar, sadece kendileri sahip olsun ve bir yönetmen edasıyla teşkilatı idare etsin, ülkeye ve millete daha güzel, daha kalıcı, daha hayatı kolaylaştırıcı işlere imza atsın.

Bu yazının bazı yerleri mizah, bazı yerleri teferruat ve bazı yerleri de yaşanan bir gerçektir. Okura düşen, sadece okuyup geçmek değil, neyin, niçin yazıldığını da bilmektir.

İşiniz zor elbet…

İşin içinden ben çıkamadım, siz çıkarsanız bana da söyleyin, olur mu?

 

Tweetimden Seçmeler

Başkentçiden alamadığım bilgiye göre kabinedeymişim. Kesin bilgi yayalım. :))) @Baskentcii

 

 

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: