09 Ağustos 2016 Salı, 08:53

Bir Ömür Benimkisi

 

Kaç zamandır yüzüme su değmedi. Etraf puslu bir o kadar da karanlık. Uçsuz bucaksız gibi görünen bir zamanın yutağındayım. Hayat beni de tüm insanları da sınıyor. İçinde bulunduğum rüya alemi mi yoksa gerçek mi bilemiyorum.Bildiğim, insanlığın öznelimde bir ömür telakki edişidir. Bir ÖMÜR!..

İnsanlığın bir ömür geçirebildiği ve bunun da bölgesel farklılıklara ve iklime göre değişken olduğu bir Ömür!..

Karşı konulamaz bir zaman dilimindeyim. Tanrılar çağından önce de sonra da ben bendim. ‘Bir ben vardım beni benden içeri’ diyen Yunus gibi. Uyandığım her sabah gibi uyuyakaldığım her akşam gibi ben, bendim. Dünyanın birbirine en uzak veya en yakın yaşamlarının habersizliklerine inat BİR ÖMÜR’dü benimkisi.

Denize veya içinde bulunduğun düzlüğe göre rakımı farklılık arz eden tabiatın her mekanında gökyüzüne doyasıya umut büyüten bir ÖMÜR. Bir ömür, benimkisi. Keçilerin, kuzuların, kertenkele veya yaban hayvanlarının, kelebeklerin,kanatlı özgür kuşların hatta milyonlarca börtü böceğin kendine alan bulduğu her yerdeyim. Bir ömür de ben içeyim, mihvalinde geçen upuzun bir ÖMÜR!

Ormanın derinliklerinde, bir kayanın yuvaya dönüştüğü yerde. Çağın modernliğinde gündelik yaşamın pratiğiyle adaletsiz yaşamların içinde bir ömür! Toplumsal ya da bireysel, ürkek ya da cesaretle sevgi büyüten insanlığım! Elektiriğin sunduğu kolay yaşam ya da tekniğin götürdüğü zihinsel dünyanın ürünüyüm. Bu hayatta çizgi filmler kadar dahi olamayan yüreğimde zalimlerin de içinde, mazlumların da içindeyim. Ki zalim ve mağdur denilen iki dünyanın ÖMRÜ’yüm. Filmlerde her daim mazlumlara umut şırınga edilenim. Zalimlerin hep güçlü tutulduğu ve zalim yanlarının görünmezliğine aldandığım bir ÖMÜR’üm.

Üçyüz altmış beş gün altı saat denilen milyonlarca zamanın milyonlarca ömründen bir damlacığım. Tanrıların, inançların, putların, güneş ya da doğa üstü denilen GÜÇlerin imbiğinden akan suyum. Evrenin hakimi de olunsa, insanlığa yol da sunulsa geçip giden, yitip giden, sönen bir ömür! Milyonlarca ÖMÜR içinde milyonlarca yılın yılgını da değilim.

GÜÇ; yıkıcı, zalim ve öfkedir. GÜÇ; ürkütücü, yok edici,acıtıcıdır. Bir ömürse benimkisi, inanıyorsam herhangi bir yüceliğe;kalmalıyım ben, benimle. Neye inanıyorsam da neye inanmak istiyorsam da. Bir ÖMÜR’dür sadece benimkisi; İNSANLIĞA yakışır ve HAKsızlığa maruz kalmayacak bir ömür!

Zamanın bilinmez sürecinden sıyrılan ve bilinmez bir aleminden gözlerini açıp karanlığı gözlemleyen bir çift gözüm yalnızca. Günler günleri kovaladıkça, açlığa mahkum edilenleri, okyanusta bir başına bırakılanları, savaş denilen icat yüzünden sönen yürekleri, susuzluktan kararan dünyaları hak etmiyor hiç bir ÖMÜR.

Oluşturulan sosyal gruplarla etki altına alınan ömürler, bilimsel kurnazlığa hapsedilen hayatlar, DAHA İYİ BİR DÜNYA’ya kilitlenen acımasızlığın edebiyatı. Sen sensin, ben de benim. Biz de biz, siz de siz. Kadın, erkek. Çocuk,genç, ihtiyar. Yaşanılan her hayat her sevgide birdir!

Her sevgide ve her güzellikte gülmeye aç ve aşık bir İNSANIM. Bir ömür de benim yüreğimde! Düşüncelerin, fiziğin, kimyanın, matematiğin… Üçgen, kare, silindir… Arşın,metre,mil… Siyasal alanda da sosyal alanda da. İcat ettiğim trampadan beri dünyaya hakim olan kağıdım, PARA’yım. Ekonomik istikrar ya da ekominik zehirim.

Kana kana çeşmesinden içtiğim suyum. Püfür püfür esen rüzgarım. Humus yüklü tarlasından fışkıran berketim. Aşık Veysel misali bağlamayım, kemençeyim, kavalım. İlahilerin sunduğu tasavvufi iklimin Yunus-u Emre’siyim. Gönül dağının yağmur gibi akan seli, Neşet’iyim. Zalime boyun eğmeyen pirlerin piri Sultan’ım. Horasan’dan Balkanlara uzanan Bektaş-ı Veliyim. Bir ÖMÜR geçer geçer geçer…

Aryalardan Azteklere, Mısır’dan Bağdat’a, Sibirya soğuğundan Afrika sıcaklarına, Missisipi nehrinden Everest dağına kadar ovaların, adaların, ormanların, kırların, yeryüzünün gülen yüzüyüm. Canlıların CANları BİR ÖMÜR’üm.

Kaç zamandır yüzüme su değmedi. Değmeli! Puslu, karanlık dünyanın aydınlığa kavuşması için SEVGİ büyütmeli. UMUT büyütmeli. Ferhat gibi, Kerem ile Aslı gibi Siyabend gibi AŞK büyütmeli. Leyla’nın Şirin’in aşkları için yüzler gülmeli. Her dilde destanlar yazılmalı doğacak ömürlere…Yüzlerce ÖMÜR geçmeli umutla, hevesle…

Güzel günlerin güzel yaşamlarına hasret bırakılan her insan için, her can için yeni sevdalar oluşturmalı her İNSAN. BİR ÖMÜR BENİMKİSİ…YAŞAMAK VE SADECE İNSANCA YAŞAMAK İSTEYEN…BİR ÖMÜR BENİMKİSİ VE SADECE HUZURLA UMUTLA YAŞAMAK İSTEYEN…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: