Son Dakika
24 Ekim 2017 Salı
20 Temmuz 2016 Çarşamba, 08:56
Üzeyir Ergül
Üzeyir Ergül [email protected] Tüm Yazılar

Bir İstanbul Kaçamağı

         Bir İstanbul Kaçamağı Bölüm Memleketin sıcağından uzakta bir İstanbul kaçamağı yaşamak istiyorum. Marmara denizinin pekte sessiz olmayan maviliğinde kendimle başbaşa kalmayı amaçlyorum. Birkaç saat sürecek kısa bir yolculuk bu. Boğazın yoğun gemi trafiğine aldırış etmeden ve hiçbir geminin gözüme ilişmesine frsat vermeden sadece denizle yolculuk yapmak istiyorum. Ve gemide oturacağm yerimi ona göre belirliyorum. […]

         Bir İstanbul Kaçamağı

  1. Bölüm

Memleketin sıcağından uzakta bir İstanbul kaçamağı yaşamak istiyorum. Marmara denizinin pekte sessiz olmayan maviliğinde kendimle başbaşa kalmayı amaçlyorum. Birkaç saat sürecek kısa bir yolculuk bu.

Boğazın yoğun gemi trafiğine aldırış etmeden ve hiçbir geminin gözüme ilişmesine frsat vermeden sadece denizle yolculuk yapmak istiyorum. Ve gemide oturacağm yerimi ona göre belirliyorum.

Denizin serin yelini yüzümde hissdiyorum. Yazın kavurucu sıcağını bir süreliğine uzağımda brakıyorum.

Denizin maviliğine dalıp gitmeden yakınımda olup bitenlere anlamlar yüklemeğe başlyorum. Şehrin stresle dolu koşturmas içinde kişilerin kendileri ile başbaşa kaldıklar bir zaman diliminde birbirimizle ortak zamanı ve mekanı kullanmaya başlyoruz.

Yanımda oturan bayan çantasndan kitabını çıkarıyor. Sayfalar arasında bir  önceki kendine ayrırdığı zamandan kalma sayfasını bulmaya çalışıyor.

Karşımda oturan ve belliki martılara simit atılmasının özleminiyaşamış ortaca yaşlı kadın elinde simiti ile bekliyor.

Biraz uzağımda duran gençler ise tıpkı ben gibi kendileri ile başbaşa kalmanın randevusuna yetişmiş gibiler.

Ve yolculuğumuz başlıyor.

Yorulmak bilmeyen zamanın akışı ve hep biryerlere yetişmek için acale eden saatin kadranları tükenmişiği oynuyor bu sefer.

İlk elden denizin maviliği içinde kaybolmak istiyorum. Geminin hareket saati gelinceye dek kısa bir mola vermek istiyorum ayıklığıma…

Vapurun iskeleden ayrılış sireni dalıp gitmişliğimi bitirmeye yetiyor. Hareket saatimiz geldi. Uzaklaşyoruz iskeleden.

Denizin maviliğine martlar eşlik etmeye başlyor. Ve karşımda elinde simiti ile bekleyen ortaca yaşlı kadın simiti denize atarak martıların arkadaşlğını mutlu bir şekilde devam ettirmeye çalışıyor.

Yanıbaşımda oturan kişilerin sessizliği birden kalabalklaşveriyor. Ve ben yeniden koyuluyorum denizin maviliğini seyretmeye.

İskeleyle birtlikte uzaklaşyorum yaknımdan, olup biten herşeyden. Kaçabildiğim kadar kaçmak istiyorum toprak üstünde yaşanmş ne varsa.

Beni bekleyen düşlerimle zaman geçirmek istiyorum.

Hiç kimseye hiç birşey olmamış gibi akıp giden zamanda payma düşen bir şey var mı bunu yaşayarak bilmek istiyorum.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: