Son Dakika
22 Ekim 2017 Pazar
26 Mart 2015 Perşembe, 09:28
Hikmet Kızıl
Hikmet Kızıl [email protected] Tüm Yazılar

Bir Denklanşörlük Adamlarız Hepimiz!

Bir Denklanşörlük Adamlarız Hepimiz!   Marlboro kutularındaki birinci sigaraları gibiyiz, acıyız, zift tadında yaşamlarımız var. Ambalajımız içimizden daha temiz daha gösterişli, daha afili duruyor. Vitrini güzel içi boş mağazalar gibiyiz… Issız çöllerde abdesti teyemmüme tutturan bahtsız bedevilerin köyündeniz hepimiz… Ruhu eprimiş, gösterişli, modern mekanların sonradan görme sosyeteleriyiz… İlmimiz son okuduğumuz kitabın arka kapağından ibaret, Dergilerimiz […]

Bir Denklanşörlük Adamlarız Hepimiz!

 

Marlboro kutularındaki birinci sigaraları gibiyiz, acıyız, zift tadında yaşamlarımız var.

Ambalajımız içimizden daha temiz daha gösterişli, daha afili duruyor.

Vitrini güzel içi boş mağazalar gibiyiz…

Issız çöllerde abdesti teyemmüme tutturan bahtsız bedevilerin köyündeniz hepimiz…

Ruhu eprimiş, gösterişli, modern mekanların sonradan görme sosyeteleriyiz…

İlmimiz son okuduğumuz kitabın arka kapağından ibaret,

Dergilerimiz duruyor masalarda, hiçbirinin sayfalarını açma zahmetinde dahi bulunmuyoruz…

Okumadığımız ilimlerin alimleriyiz, duvarlara astığımız diplomaların cahilleriyiz, ne kadar çok diplomamız ne kadar çok sertifikamız varsa o kadar cahiliz aslında…

Meydanlarda bağırmaktır en büyük ideolojimiz, ellerimizde megafonlar hamasi söylemlerle en yakışıklı pozlarımızı vermekteyiz.

En ön safta görünmek için arkadaşımızın takvasını bile sorgulamaktayız.

Bir deklanşörlük adamlarız hepimiz..

Meydanlarda yüksek çıkıyor sesimiz:

“ zulme karşı direneceğiz”

Sloganlarımızın bile tarihi geçeli yıllar yıllar oldu.

Uzmanı olduğumuz hayatların acemisiyiz, kurşun askerler gibi yerimizde sayıyoruz, bunun adına “istikrar,” bunun adına “muhafazakarlık” diyoruz…

Muhafaza etmemiz gereken en halis duygularımızı muhafaza edemeyenlerin adına “muhafazakar” denmesi ne kadar gülünç…

İlginç zamanların adamları,

Tuhaf zamanların kadınlarıyız…

Antin kuntin fıkıh bilgileri veren sosyetik saray mollalarının müdavimi, haftada bir pastalar börekler eşliğinde verilen tefsir derslerinin vicdan rahatlatan gediklileriyiz.

Cam silmek dışında bir iş için kullanmadığımız,  bizim gibi düşünen gazetelerin aboneleriyiz bizler…

“Kişisel gelişim” dininin müritleriyle kardeşçe yaşayıp, birlikte ALLAHIN ipini sımsıkı tutmamız gerekirken, o ipi tutan arkadaşlarımızı tekmelerimizle aşağılara göndermekten haz alan yaratıklarız sadece…

“Kişisel gelişiyorum o halde varım”  Aklımız, “şeytanın orospusu” ve biz o şeytana hizmet eden gönüllü mankurt, fahişelerden ibaretiz…

Buna rağmen “ altlarından ırmaklar akan” cennetler düşlemekteyiz… Evet bu düşlerimiz hep “düş” kalmak zorunda çünkü biz abdesti olmayan yaşamların teyemmümleriyiz…

Bir deklanşörlük adamlarız hepimiz..

Meydanlarda yüksek çıkıyor sesimiz:

“ zulme karşı direneceğiz”

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: