Son Dakika
24 Ekim 2017 Salı
25 Temmuz 2016 Pazartesi, 09:00
Doğan Durgun
Doğan Durgun [email protected] Tüm Yazılar

Bir ABD tasarımı: Fethullah Gülen

Bir ABD tasarımı: Fethullah Gülen   Darbeci çete, darbeyi gerçekleştirmeyeceğini biliyordu. Darbe metnini içlerinden birinin okumayı göze alamamasının nedeni de buydu. Amaç, Erdoğan ve Öcalan’ı öldürtüp, ülkeyi Ruanda’ya çevirmek ve adeta ‘benden sonra tufan’ı gerçekleştirmekti. Ülkeyi ahtapot gibi saran bu ekibin başındaki Fethullah Gülen’i biz yıllar önce deşifre etmiştik. Her iktidarla iyi geçinen bu yapıdan […]

Bir ABD tasarımı: Fethullah Gülen

 

Darbeci çete, darbeyi gerçekleştirmeyeceğini biliyordu. Darbe metnini içlerinden birinin okumayı göze alamamasının nedeni de buydu. Amaç, Erdoğan ve Öcalan’ı öldürtüp, ülkeyi Ruanda’ya çevirmek ve adeta ‘benden sonra tufan’ı gerçekleştirmekti. Ülkeyi ahtapot gibi saran bu ekibin başındaki Fethullah Gülen’i biz yıllar önce deşifre etmiştik. Her iktidarla iyi geçinen bu yapıdan tehditler almıştık. 10 yıl önce yazdığım bir Fethullah Gülen portresini yeniden paylaşma (kısaltarak) zamanı…

Herkesin bildiği gerçeği yineleyelim. Türkiye’de siyaset, son yirmi yılda bir şekilde Fethullah Gülen’in merkez-çevre ilişkisinde sürüyor. Sadece siyaset mi? Bürokrasi, emniyet, üniversite ve medya da bu anaforun içinde (Bugüne not: Orduyu ihmal etmişim). Öyle bir anafor ki; yaklaşanı, ilişki kuranı sarıp sarmalayan, içine çeken ve orda dönüştürüp, melezleştiren bir güç. Konu Gülen olunca, çok farklı açılardan irdelemek kaçınılmaz oluyor… Asıl sorun şu: Fethullah Gülen’e rağmen bir Fethullahçılık var gibi bir algı mevcut. Bu yaklaşım, bize doğru bir zemin kazandırmaktan yoksun. Fethullahçılık, ismini aldığı kişinin etrafında gelişen bir yeni tasarım. Dipnotlardan giderek, ortaya bir resim çıkarmaya çalışalım.

İlk şubesi 2. Dünya savaşı sonrasında 1956 yılında İstanbul’da kurulan Komünizmle Mücadele Derneklerinin amacı: ‘Milli bünyemizi meydana getiren ve kuvvetlendiren, millet olarak yaşamamızı sağlayan unsurları takviye ederek komünizmle fikir yoluyla mücadele etmek ve bu gayeye ulaşabilmek için tarihe, vatana ve Allah’a bağlılığı kökleştirmektir’ şeklinde belirtilmişti. Soğuk savaş döneminde kurulan, CIA bağlantılı bu derneğin asıl amacı, gelişen toplumsal muhalefeti her ne şekilde olursa olsun bastırmaktı. Birçok eylemin yanında, 6 Filo’ya karşı yapılan mitinge saldıran ve tarihe ‘Kanlı Pazar’ olarak geçen olayın tertipçileri de bunlardı. Bu derneğin Erzurum şubesinin kurucuları arasında tanıdık bir isme rastlarız. Bu isim Fethullah Gülen’den başkası değildir. Dinlerin Evangelistlere yakın bir hizaya çekilmesi için, yeni tasarım olarak kodlanan sürecin en önemli adımlarından biri ‘dinler arası diyalog’dur. Amaç, Amerikan karşıtlığını içinde barındıran İslami muhalefeti yok etmek, bütün dinleri kapitalist restorasyonun hizmetine sokmak. Vatikan’ın gayri resmi sözcülüğünü yaptığı bu girişim son zamanlarda ciddi bir taban bulmakta. Türkiye’de dinler arası diyalog’un mimarı, herkesin bildiği gibi Fethullah Gülen’dir. Dinler arası diyalog yoluyla, Müslüman ülkelerin Müslümanlık dozajını belirlemek ana amaçlardan biri. ABD tarzı bir İslam hedeflenen.

Uzun süre Kürt kelimesini ağzına almayan Fethullahçıların son dönem Kürt sorununa ilgileri de gözden kaçmıyor. PKK’nin tasfiye edilmesi, Barzani ile sıcak ilişkiler kurulması, Irak Kürdistan’ındaki petrolün ABD’nin emrine amade edilmesi için çabalayan bir Abant Platformu’muz var. Bunun için Gülen’e bağlı medya aracılığı ile Kürt sorunuyla ilgili her gün onlarca asparagas haber düzenleniyor. Televizyonlarında, beyinlere zehir şırınga ediliyor. Aynı televizyon ve gazeteler, Irak’taki işgalci ABD için haberlerinde hiçbir zaman ‘işgalci’ sözcüğünü kullanmamaya dikkat ediyor. Her şeyi İslam için yaptığını söyleyen bir çevre, Müslüman bir ülkenin işgal edilmesine ‘işgal’ demiyor.

Fethullah Gülen okulları olarak bilinen okullara bakalım şimdi. Dünyanın birçok yerinde kurulan bu okullar hangi ilişkiler çerçevesinde kurulabiliyor? CIA’nın cirit attığı bu ülkelerde, ABD istemese, bir derslik bile açamazlar. Nitekim Rusya bu okulları, CIA bağlantılı olduğu gerekçesi ile kapattı. Birçok ülkede açılan bu okulların amacı, sömürge ülkelerine ABD’nin istediği tarzda yöneticiler yetiştirmektir. Eskiden, ABD’de askeri eğitim alanlar ülkelerine gittiklerinde darbe yaparlardı. Şimdi iş kılıfına daha uygun hale getiriliyor. Ayrıca bu okulların olduğu ülkelere, THY’nin sefer koymayı düşündüğü sızıyor etrafa.

Müslümanlar için şeytan denilen ABD’de yaşayan biri Fethullah Gülen. Pensilvanya Eyaletindeki bir çiftliğin içindeki villalarda yaşıyor. FBI ajanları bu çiftliğin korumasını yapıyor. Hukuki nedenlerle Türkiye’ye gelemiyor, doğrudur. Peki, bir İslam âliminin İran, Katar, Suriye’de yaşaması daha doğru değil mi? Sağlık sorunları yaşayan diğer İslam âlimlerinin hepsi ABD’de mi yaşıyor? 23.07.1997 tarihinde Yeniyüzyıl Gazetesi’nden Nevval Sevindi’ye verdiği mülakatta şöyle diyordu Gülen: ‘Dünyanın hali hazırdaki durumuyla, şu çerçevesiyle, Amerika’da şu andaki konum ve gücüyle bütün dünyaya kumanda edebilir… Amerika, hala bu dünya gemisinin dümeninde oturan bir milletin adıdır.’

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: