29 Haziran 2016 Çarşamba, 08:45
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

BİLGE ADAM VE BİLGİN MÜSVEDDELERİ

BİLGE ADAM VE BİLGİN MÜSVEDDELERİ Bilge insan, aynı zamanda basiretli insandır. Neyi görmezden gelmek gerektiğini bilen ferasetli kimselere de bilge insan denir. Her  sözü her yerde söylemek doğru olmadığı gibi, bazı şeyleri de görmemek, duymamak, bilmemek, insanların ayıp ve kusurlarını araştırıp yaymamak inancımızın gereğidir. Erdemli insanlar aynı zamanda bilge insanlardır. Bilgelik bütün erdemlerin anasıdır. Temelinde […]

BİLGE ADAM VE BİLGİN MÜSVEDDELERİ

Bilge insan, aynı zamanda basiretli insandır. Neyi görmezden gelmek gerektiğini bilen ferasetli kimselere de bilge insan denir.

Her  sözü her yerde söylemek doğru olmadığı gibi, bazı şeyleri de görmemek, duymamak, bilmemek, insanların ayıp ve kusurlarını araştırıp yaymamak inancımızın gereğidir.

Erdemli insanlar aynı zamanda bilge insanlardır. Bilgelik bütün erdemlerin anasıdır. Temelinde erdem olmayan hiçbir niyet ve fiil insanı huzura kavuşturmaz.

Soru ve cevap bilgiden doğar ve bilge insanlar sorulara cevap verirler. Bilgi sahibi olmayan insanların soru sorma ve sorulan sorulara cevap verme marifet ve başarısı söz konusu olmaz.

Ağaç yaş iken eğilir. Bilgi ve birikim gençlik çağlarında elde edilir. Genç yaşta bilgi ve kültür sahibi olan insanlar, yaşlandıklarında bilgi ağaçlarının meyvelerinden faydalanırlar.

Genç beyinler, taze ve saf dimağlar bilgi ve kültürü daha kolay ve rahat elde ederler. Genç yaşlarda elde edilen bilgi ve birikim taşa kazılan yazı gibidir. Kolay kolay silinmez.

Bilgin insanlar yenilgi kavramını tanımazlar. Her ne sebeple olursa olsun bir defa yerine bin defa yenilseler dahi yine de yenebilmenin, galip gelmenin yollarını araştırmaktan vazgeçmezler.

Yenile yenile başpehlivanlığı elde eden adam gibi, bilgi ve kültür yolunda yenilgiye uğrayan hiçbir bilim adamı, yenilgiyi kabullenmez ve onun için her yenilgi büyük zaferlerin müjdecisidir.

Bilgisizce ve bilinçsizce yapılan ibadet makbul değildir. Bilinçsizce çok yapılan ibadet, bilinçli ve manasını anlayarak yapılan az ibadet kadar değerli değildir.

Bilgin insanların kaleminden süzülen mürekkebin şehitlerin kanlarıyla eşdeğer olduğunu beyan eden bir inancın mensuplarıyız.

Toplumda gerçek bilge insanlara ihtiyacımız var. Basında , medyada, TV  ekranlarında  bilgelik artistliği yapan boş davul gibi ses çıkaran bilgin müsveddelerine pek ihtiyacımız yok.

Bu ümmetin gerçek alimlerinin, sahabe-i kiram kadar faziletli olduklarını ve her alimin ümmet için birer yıldızı olduğunu beyan eden bir peygamberin ümmetiyiz.

Dini ve dindarı töhmet altında bırakan, sünnet düşmanı, hokkabaz , burnu kaf dağında  dolaşan ve ümmet arasına nifak tohumlarını saçan bedbaht bilginlerden Allaha sığınırız.

Son zamanlarda ekranlara çıkmanın moda olduğu, hiçbir şeyi bilmediklerini dahi bilmeyen ve bilgin geçinen cahil güruhun inancımıza verdikleri zararı, zücaciye dükkanına giren fil’ler vermediler.

İlginç olan şey ise her kes Hak namına konuştuğunu söylüyor. Hak ve doğru bir tane olduğuna göre bu yığınların iddia ettikleri malayaniyatı hangi kefeye koyacağız.…

Nutka gelmiş öte dursun hocalar bir yandan / Sahneden sahneye koşmakta bütün şakirdan

Kör çıban neşterin altnda nasıl patlarsa / Hep ağızlar deşilip, kimde ne cevher varsa.

Saçıyor ortaya, ister temiz ister kirli, / Kalmıyor kimseciğin muzmeri artık gizli.

Dalkavuk devri değil, eski kasaid yerine, / Üdebanız ana-avrat sövüyor birbirine.

Türlü adlarla çıkan nâmütenahi gazete, / Ayrılık tohumunu bol bol atıyor memlekte

İt yetiştirmek için toprağı gayet münbit, / Bularak fuhş ekiyor salma geziyor bir sürü it.

(Süleymaniye Kürsüsü’nden    M. A. Ersoy)

 

 

 

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: