Son Dakika
22 Ekim 2017 Pazar
15 Haziran 2016 Çarşamba, 09:14
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

BENCİLLİK DOSTLUĞUN ZEHİRİDİR

BENCİLLİK DOSTLUĞUN ZEHİRİDİR Bencil insanlar, toplumun kanayan ve kangren haline gelmiş  müzmin yaralarıdır. Ne zaman kurtulacağız, kim kurtaracak bizi bu dertten? Gün geçtikçe toplumun bünyesini saran bu maskara insanların topluma verdikleri zarar, acı ve ızdırabın haddi hududu yok. İnsanların ruhlarından öncelikle söküp atacakları yalnız iki şey vardır: Bencillik ve imkânsızlık. Bencillik duygusu toplumun iskeletini kasıp […]

BENCİLLİK DOSTLUĞUN ZEHİRİDİR

Bencil insanlar, toplumun kanayan ve kangren haline gelmiş  müzmin yaralarıdır. Ne zaman kurtulacağız, kim kurtaracak bizi bu dertten?

Gün geçtikçe toplumun bünyesini saran bu maskara insanların topluma verdikleri zarar, acı ve ızdırabın haddi hududu yok.

İnsanların ruhlarından öncelikle söküp atacakları yalnız iki şey vardır: Bencillik ve imkânsızlık. Bencillik duygusu toplumun iskeletini kasıp kavurmaktadır. İmkânsızlıklar zamanla aşılır.

Ruh dünyaları bencillik ten sıyrılmayan insanların toplum yararına yapacakları bir şeyleri yoktur. Onlar at gözlüğü takan ve yalnız kendi pencerelerinden çevreye sınırlı bakan at gözlüklülerdir.

Mutluluk insanı bencil yapmamalı. Mutlu insanlar, kendileriyle ve çevresindeki insanlarla barışık olan, hayatı sorunlardan arındıran çözüm insanı olanlardır. Çözüm aramayan insanlar, sorunun birer parçasıdırlar.

Bencil insanların mutlu olması düşünülemez zaten. Geçici heveslerle ruh dünyalarını oyalayan, kendi kendilerini kandıran, despot insanlar,netice olarak mutsuz insanlardır.

Bencil insan her yerde yalnızdır. Yığın yığın insanların yaşadıkları toplumların içindeki bencil insanların kendilerinden başka  dostları, arkadaşları, akranları yoktur.

Dost bulmak isteyenler, dost kalmak isteyenler, bencil duygularının esir ve mahkumu olmaktan kendilerini kurtarmalıdırlar. Çünkü dostluğun ve arkadaşlığın tek engeli bencilliktir.

Dostluğun zehiri bencilliktir. Altın tabaklarda da sunulsa, bencilliğin zehir olduğu, ve içilmemesi gerektiği arkadaşlarımız ve dostlarımız tarafından anlaşılır.

Toplumla uyum sağlamayan insanlar hep bencil insanlardır. İnsanlar bencilliklerinden vazgeçtikleri ölçüde topluma uyum sağlar.

Bencil insan, dış görünüm itibariyle mutlu bir tablo sergilese bile, hiçbir zaman gerek ruhsal açıdan gerek bedensel olarak her zaman kendini kötü ve karamsar hisseder.

En güzel insanlar bile yeryüzünde gösterdikleri gurur ve bencillikleri sayesinde dünyanın en çirkin ve yüzüne bakılmayacak insanı olurlar.

Gurur ve bencilik güzelliğin en büyük  düşmanıdır. Aynalara düşman olanlar da hep gurur ve  bencillik abidesi olanlardır. Aynalara bir defa olsun bakmak istemezler.

Bencil makam sevdalıları, makamın; bencil mal sevdalısı da elde ettiği mal ve servetin kölesi olur. Mal ve makam kölesi olanların toplum nezdindeki itibarları da kölelik itibarıdır.Toplumdaki yalakalar müstesna!…

Almayı bilen insanlar vermeyi de bilmelidir. Yemek yiyen, yedirmesini de bilmelidir. Bencil insanlar almayı çok iyi bilirler, ancak vermeyi akıllarına getirmezler.

Her bal tutan parmağını yalamaz. Bencil insanların uydurdukları bu sefil uygulama ile bencillik tavan yaptı millet arasında…

Başkalarının sırtından geçinen avanak tipler, bencilliğin zirvesindeki dalkavuklardır. Başkalarının emeklerini, alın terlerini  görmemezlikten gelerek, kendilerini ileri saflara yerleştirenler toplumun despotlarıdır.

Kendi bencilliklerini her zaman ve her ortamda sahaya sürmeyi beceren uyanıklardır ki, bu gün en ehliyetli insanlar hizmetlerin geri saflarında, en ehliyetsiz ve liyakatsiz kişiler de önemli mevkileri işgal etmektedirler.

“İşler ehline ve liyakatli kişilere verilmeyince kıyameti bekle” (Hz. Muhammed)

 

 

 

 

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: