Son Dakika
23 Ağustos 2017 Çarşamba
02 Ağustos 2016 Salı, 08:37

Editör’den…   Bebekler yaşasın, mutlulukla…   Bir taraftan 15 Temmuz’da FETÖ/PDY terör örgütüne mensup bir grup askerin darbe kalkışmasının izleri silinmeye çalışılırken, bir taraftan bu örgüte mensup olanlar yargılanıyor, görevden uzaklaştırılıyor. Diğer taraftan ise bir daha darbe sözünün bu ülkede geçmemesi için yasal düzenlemeler yapılıyor… Ama bir taraftan da hayat devam ediyor… Bir ilin veya […]

Editör’den…

 

Bebekler yaşasın, mutlulukla…

 

Bir taraftan 15 Temmuz’da FETÖ/PDY terör örgütüne mensup bir grup askerin darbe kalkışmasının izleri silinmeye çalışılırken, bir taraftan bu örgüte mensup olanlar yargılanıyor, görevden uzaklaştırılıyor. Diğer taraftan ise bir daha darbe sözünün bu ülkede geçmemesi için yasal düzenlemeler yapılıyor…

Ama bir taraftan da hayat devam ediyor…

Bir ilin veya bir ülkenin gelişmişliğinin en önemli kriterlerinden birinin de “bebek ölümleri” olduğu muhakkaktır.

Adıyaman, ne yazık ki, bebek ölümlerinde iç açıcı bir yerde değil.

2015 yılında 155 çocuğumuz henüz bir yaşını bile doldurmadan hayata veda etmiş.

TUİK istatistiklerine göre, Adıyaman’da gerçekleşen ölümlerin yüzde 6,5’ini sıfır yaşındaki bebekler oluşturmuş.

Adıyaman’ın bebek ölüm hızı binde 11,6 olarak tespit edilmiş.

Bu oran, tüm iller içinde bebek ölümünün en çok gerçekleştiği 22’inci sırayı gösteriyor.

81 il içerisinde, bebek ölüm sıralamasında 22’inci sırada olmak, bebeklerimize verdiğimiz değeri, veremediğimiz sağlık hizmetini gösteriyor.

Belki de bunun ekonomik boyutu var, belki sosyal boyutu, belki de kültürel boyutu.

Kuşkusuz bebek ölümlerinin sağlığın dışında da çok nedenleri var ama nedenler ne olursa olsun, bir yerde bir aksaklık var, o muhakkak.

Bir yılda 155 bebeğimiz, öyle veya böyle nedenlerle hayatını kaybediyor. Aileler evlatsız kalıyor.

Sağlıksız koşullar, maddi imkansızlıklar ve bütün bunların yanında yeni doğan bebeklere verilen eksik hizmetler…

Bütün bunların araştırılması, tedbir alınması ve bir sonraki yıl bu oranın çok daha az, minimize bir seviyede kalması en büyük dileğimizdir.

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: