Son Dakika
20 Ekim 2017 Cuma
15 Aralık 2014 Pazartesi, 11:05

Bazen…   Bazen hırs kör eder insanı, En yakınındakini göremez. Beraber oturduğu, çayını içtiği, sohbet ettiği kişi ile olan yaşamışlığı bir anda silip atar. Üstünü çizer yaşadığı tüm güzellikleri. Bir kibrit çöpünü benzine atar gibi bir harekette yakar. Dostunun nasihatini ve önerilerini hakaret kabul eder. Oysa dostluk iki hecelik bir kelime değil ve insan dostluğu, […]

Bazen…

 

Bazen hırs kör eder insanı,

En yakınındakini göremez. Beraber oturduğu, çayını içtiği, sohbet ettiği kişi ile olan yaşamışlığı bir anda silip atar. Üstünü çizer yaşadığı tüm güzellikleri. Bir kibrit çöpünü benzine atar gibi bir harekette yakar.

Dostunun nasihatini ve önerilerini hakaret kabul eder. Oysa dostluk iki hecelik bir kelime değil ve insan dostluğu, arkadaşlığı, ağırbaşlılığı koruduğu sürece varlığına anlam kazandırır.

Hırs, insanı “her şey benden geçer”e götürür. Her şey benden geçer sözünü bugüne kadar haddini bilen hiç kimse kullanmamıştır. Çünkü haddini bilen insan başka hususları göz önüne alarak hareket eder. Başka hususlar denilen şeyin bakılıp geçilecek bir nesne olmadığını bilir.

Başka hususlar, insani ilişkilerin en mühimlerinden olan fedakârlıktır. Başka hususlar, insana güven vermenin oluşturduğu emin bir toplumdur. Başka hususlar, arkadan iş çevirmemek, her eyleme ahlaki kurallar çerçevesinde yaklaşmaktır.

 

Bazen ümitsizlik bitirir insanı,

Uğraşırsın, didinirsin, gayret edersin bir gıdımlık yol alamazsın. Her attığın adım, duvara çarpıp geri dönen top gibi sana döner. Takatin kalmaz, bir şey yapmak istemezsin. Her şeyi kendi haline bırakırsın. Bu topraklardan, bu milletten bir şey çıkmaz, dersin.

Oysa tam o anda aklını başına alman, yaptığın işleri gözden geçirmen gerek. Belki de defalarca yanlış yolu yürüyerek doğruya ulaşmayı çalışıyorsun. Dünya anlamsız gelebilir. Taşlar yanlış döşenmiş olabilir. Yeniden ayağını basacağın yerleri hesaplayıp sağlıklı sonuçlara ulaşman lazım.

 

Bazen çaresizlik boynunu büker insanın,

Beş para etmez insanlardan medet umarsın, kendilerine hayrı dokunmayan birilerinden yarana merhem beklersin. Piyasa bu kadar darmadağınken ve insanlar mağduriyetin doruklarındayken gözlerinde merhamete dair bir bakış kalmayanlardan bir elin verdiğini diğer elin haberdar olmaması nasihatlerini alırsın. Ona rağmen taş bağladığın midene sıcak bir aş akar mı hesabını yaparsın.

 

Bazen omurgasızlık bitirir insanı,

El pençe yaratılanların divanında durmayı maharet sanırsın, eğilip bükülmeye bir keramet yüklersin. Hiç kendin olamayacağını bilirsin ve kendi  olmak isteyenleri için rahat etmediği halde yargılarsın.

 

Ey insan,

Çaresizlik değilse de hırs, ümitsizlik ve omurgasızlık seni sen yapmaz. “ emrolunduğun gibi dosdoğru ol”

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: