Son Dakika
18 Ağustos 2017 Cuma
13 Kasım 2014 Perşembe, 00:10
Naif Karabatak
Naif Karabatak [email protected] Tüm Yazılar

Bana kulak ver, devir AK Partiyi

Bana kulak ver, devir AK Partiyi   2015’te yapılacak seçim için şimdiden sıkı hazırlıklar yapılıyor. Bu hazırlığı yapanların kimisi mevcut partiler, kimisi de yeni oluşanlar. Hepsinin tek hedefi AK Partiyi devirmek ama taktik hataları var. Beni dinlerler mi bilmem ama yine de bazı tavsiyelerde bulunayım, bazı taktikler vereyim… CHP’nin tek hedefinin iktidar olmak, dolayısıyla da […]

Bana kulak ver, devir AK Partiyi

 

2015’te yapılacak seçim için şimdiden sıkı hazırlıklar yapılıyor. Bu hazırlığı yapanların kimisi mevcut partiler, kimisi de yeni oluşanlar. Hepsinin tek hedefi AK Partiyi devirmek ama taktik hataları var.

Beni dinlerler mi bilmem ama yine de bazı tavsiyelerde bulunayım, bazı taktikler vereyim…

CHP’nin tek hedefinin iktidar olmak, dolayısıyla da AK Partiyi iktidardan uzaklaştırmak olduğunu düşünenler yanılıyor.

O nedenle tavsiyem ve vereceğim taktikler, CHP için değil.

Bunu baştan söyleyip, geçeyim…

MHP ve HDP’nin de iktidar olma düşüncesinde olmadığını düşünenlerden olduğumdan, yine tavsiyem MHP ve HDP’ye değil.

***

İktidar olmakla, AK Partiyi devirmek arasında ince bir çizgi var ve hep bu çizgi atlanıyor.

Kuşkusuz, bütün siyasi partilerin esas amacı iktidar olmak olmalıdır.

En azından diğer partilerden farklı olarak ekonomi, sağlık, eğitim gibi alanlarda ve hayatın her alanında düşündüklerini uygulama şansı, ancak iktidar olmakla mümkündür.

Ve siyasi partilere gönül veren insanlar, “farklılıklarının” ortaya konulmasını isterler. Bunun yolunun da iktidara gelerek, dosta düşmana karşı kendilerini ispat ederek göstermeyi arzularlar.

Demokratikleşmede, özgürlüklerde, adalet anlayışında, yatırımlarda, dış dünyayla ilişkilerde, kendi halkıyla olan yakınlıkta, o partinin, diğer partilerden nasıl farklı olduğunu göstermenin tek yolu iktidardır.

Bekâra karı boşamak kolay” sözü gibi, muhalefetteyken, bütçeyi düşünmeden, hassas dengeleri hesaba katmadan, dış ülkelerin tepkilerini önemsemeden atıp tutmak çok kolaydır.

Ancak, iktidar olan resmin tamamını görme şansı yakaladığı için “çekinceleri”, yapacaklarından önce gelir ve bu da iktidar olan partinin “muktedir olma” mücadelesine kalkışmasına neden olur.

Hele bir de “iktidara ortak” derin veya aleni yapılanmalar varsa muktedir olma çabası kendisini daha çok gösterir ve en kötüsü “haklı mücadelesinde” yara alarak çıkar.

***

2015 seçimleri için, 30 Mart’ta denenen ama başarılı olmayan, 10 Ağustos’ta bir kez daha denenen ve yine başarılı olmayan “itifak”ın dışında, çok geniş kapsamlı bir arayış var.

İdris Bal’ın başını çektiği yeni parti denemesi, kurulmasının üzerinden henüz bir tam gün geçmeden fire vermesi, bir başka İdris’i, İdris Naim Şahin’i gündeme getirdi.

Taklacı bakan olarak nam salan İdris Naim Şahin, yeni parti hazırlığında ve amacı iktidar olmak değil, AK Partiyi devirmek…

Sadece iki İdris değil, Ali Bardakoğlu, Kemal Derviş, Ersin Özince ve Mansur Yavaş’ın da arayış içinde olduğu veya adlarının öne sürüldüğü kulislerde konuşuluyor.

Bunların da amacı iktidar olmak değil, AK Partiyi devirmek.

Bütün siyasi partilerin “iktidar olma” amacının olmaması, hatta yeni kurulacak olanların da esas amacının iktidara gelerek, her konuda farklı düşüncelerini hayata geçirme derdinde olmamaları, siyaset açısından bir handikaptır.

Eski ve yeni kurulacak partilerin tamamının amacı, AK Partiyi devirmek olunca, ortaya garip bir tablo çıkıyor.

İktidar olmak isteyen yok; henüz programlarıyla, kadrolarıyla, plan ve projeleriyle bir hazırlıkları söz konusu değil.

Tek hazırlık, “AK Partiyi devirmek” için görüşme trafiği…

Bir ittifak arayışı var…

2015 seçimlerinde AK Partinin oyunu yüzde elliden alıp, yüzde 30’lara düşürmek…

Böylece yüzde 70’lik bir oyla veya daha iyi niyetli bir tahminle yüzde ellinin üzerinde bir oy alarak, bütün partiler, bütün oluşumlar ve bütün derin veya derin olmayan yapılanmaların birleşimiyle AK Partiyi iktidardan uzaklaştırmak…

Ortada iktidara dair bir hesap olmadığı için “Hele AK Parti gitsin, sonra düşünürüz” gibi müthiş bir hedef ya da proje kalıyor ki, milletin asıl yemediği de bu…

AK Partiyi devirmeye çalışanların atladığı da bu…

Hele bir gitsin, bakarız” dedikleri, 12 yıldır, yüzde 50 civarında oy alan bir parti.

Ülkede 2 kişiden birisinin oyunu alan tek parti.

Her kargaşada, her kaos da, her antidemokratik girişimde halkın sahiplendiği bir parti.

Böyle bir partiye alternatif olmak, “hele gitsin” demekle olmaz.

Bunun, hem siyaset açısından, hem de taktik açısından son derece yanlış olduğu gibi çocukça bir anlayıştır da…

AK Partiyi devirme hedefi, iktidar olma hedefinin önüne geçince ortada bir güven sorunu meydana geliyor.

İşte burada vereceğim en ince taktik, hedefinizi iyi seçmeniz…

Bu millete hizmet etmek, birinci hedef olmalı…

Milleti bir birine düşürmeden, adı konulmamış savaşları sürdürmeden, her gün acılara yeni acı katmadan, mezarlıkları şehit cenazeleriyle doldurmadan barış ve huzur ortamı sağlamanız gerekiyor.

Sonra özgürlükleri genişletmek, yoksulluğu tümden bitirmek…

Eğitimde, sağlıkta ve ulaşımda bugünden çok daha ileriye gitmek…

Yatırımlarda da bugünden çok daha ileriye gitmeyi hedeflemek…

Köprüye karşı çıkmadan, çılgın projeleri bir yana atmadan, israf bahanesinin arkasına sığınmadan, saraylar yapmaya korkmadan, mevcuda yeterli demeden yapılması gerekenleri tek tek hayata geçirmek gerek…

Ama o zaman da “AK Partinin devrilmesine ne gerek var, zaten yapıyorlar” diyen yüzde ellilik bir kesim var…

Bu ittifakın iktidar amacı gütmemesi, -eksiklik ve hatalarına rağmen- AK Partiyi iktidarda tutmaya devam edecek…

 

Tweetimden seçmeler

ABD, askerinin başına çuval geçiren TGB üyelerine tepki göstermiş. Ayıp etmiş. O gençleri, ülkenin başına çorap örsün diye kışkırtan kimdi?

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: