22 Haziran 2016 Çarşamba, 08:45
Üzeyir Ergül
Üzeyir Ergül [email protected] Tüm Yazılar

Aşırı Sıcaklar ve Orman Yangınları…

Aşırı Sıcaklar ve Orman Yangınları… Bu yazıyı kaleme almamın sebebi, ilimizin sırtını yasladığı Karadağ Mesire Alanı ormanının her geçen gün insana daha fazla tutsak olması ve tutsaklıktan kaynaklı her an yanıp kül olacağına olan korkumdan kaynaklı. Ramazan ayının ilk 15 günü serin ve kısmen yağışlı geçti. İnanlar için büyük bir şanstı bu. Yaz mevsiminde serin […]

Aşırı Sıcaklar ve Orman Yangınları…

Bu yazıyı kaleme almamın sebebi, ilimizin sırtını yasladığı Karadağ Mesire Alanı ormanının her geçen gün insana daha fazla tutsak olması ve tutsaklıktan kaynaklı her an yanıp kül olacağına olan korkumdan kaynaklı.

Ramazan ayının ilk 15 günü serin ve kısmen yağışlı geçti. İnanlar için büyük bir şanstı bu. Yaz mevsiminde serin havada oruç tutmak çoğu insan için sürpriz olmuştur. Kavurucu sıcaklarla başlamasıyla birlikte oruçta bir o kadar zorlayacaktır tutanları.

Kavurucu sıcaklar yaşamımızı büyük ölçüde etkiliyor.  Serin yer bulanlar buldukları yerlere, bulamayanlarda gün içerisinde aşırı sıcaklar geçene kadar evlerinde kalmayı tercih edecekler. Kamu kurumlarında çalışan bazı personellerde valiliğin alacağı kararlarla idareli izinli sayılabilecekler. Nitekim İzmir’de pazartesi günü böyle oldu da.

İnsan yaşamını bu denli etkileyen sıcakların telafisi zor sonuçları da oluveriyor. Hele ki insandan kaynaklanan bazı felaketlerin telafisi neredeyse çok zor…

Orman yangınları sıcaklarla birlikte bizleri korkutan en büyük felaket sanırım. Geçen hafta Antalya ve Bodrum çevrelerinde meydana gelen yangınlar ülke olarak nedenli riskli bir coğrafyada yaşadığımızı kanıtlamaya yetmektedir.

İlimiz Adıyaman ormanlık alan bakımından pek zengin sayılmaz. Bu nedenle bizler il olarak daha çok dikkatli olmalıyız. Az olanın kıymeti daha iyi bilinmelidir.

Ormanlık alanların az olması bir avantaj olarak ta görülmemelidir.  Daha fazla ağaç ekilerek orman sayımızı artırmalıyız.

Yazımızın başında da belirttiğim gibi, yazıyı kaleme almama sebep olan Karadağ mesire alanı ormanıyla ilgili. Daha önceki köşe yazılarımda imar izni verilen Karadağ ormanlık alanı bölgesinin her geçen gün daha çok riskli hale geldiğini belirtmiştim. Orman içlerine kadar yapılan betorname yapılar şehrin siluetini değiştirmekle kalmamış, bu betorname yapılar içerisinde yaşayan insanların anlık dalgınlıklarından kaynaklı felaketlerinde ortaya çıkabileceği riskleri de beraberinde getirmiştir.

İlimiz yöneticilerinden isteğimiz yangınlar meydana gelmeden gerekli önlemlerin alınması, denetlemelerin sıklaştırılması.

Orman yangınlarına sebep olacak olan faktörlerin kamuoyu ile paylaştırılması.

Araç gereç sayısının artırılması ve hazırolda bekletilmesi…

İnsanların piknik alanı olarak kullandıkları yerlerin denetimi de aynı şekilde artırılmalıdır. Gerek yurttaş gerekse de il yöneticileri olarak hepimiz üzerimize düşeni yapmalıyız.

Unutamamalıyız ki ortaya çıkaracağımız ihmaller bizden değil, gelecek kuşaklardan çalacağımız yarınlarımızın emaneti olacaktır.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: